12. Ceza Dairesi 2013/25606 E. , 2014/172 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : KYB - 2013/324683
Mahkemesi : Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 09.02.2010
Numarası : 2009/1333 - 2010/72
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçlarından sanık A.. K.."un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 89/1, 179/2-3, 62/1 (iki kez), 50/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 500 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, taksirle yaralama suçundan verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının aynı Kanun"un 50/1-f maddesi gereğince anılan cezanın yarısı kadar kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair, Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/02/2010 tarihli ve 2009/1333 esas, 2010/72 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın olay tarihinde, kullandığı motosikletin gaz telinin takılı kalması sonucu hızını düşüremediği ve bu şekilde direksiyon hakimiyetini kaybederek önce mağdur Hasan Bayhan"a çarptığı, ardından müşteki Fayık Bayhan"ın demir doğrama dükkanına girerek maddi zarara neden olduğundan bahisle trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/12/2007 tarihli ve 2007/17304 esas, 2007/16116 sayılı ilâmı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/06/2007 tarihli ve 2007/5515 esas, 2007/4897 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırabileceği, taksirle yaralama suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılamayacağı, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kasıtlı işlenen suçlardan olduğu ve bu suçun oluşabilmesi için, aracın kasıtlı olarak kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesinin gerekmesine göre, sanığın, kullandığı motosikletin gaz telinin takılı kalması sonucu hızını düşüremediği ve bu şekilde direksiyon hakimiyetini kaybederek önce mağdur Hasan Bayhan"a çarptığı, ardından müşteki Fayık Bayhan"ın demir doğrama dükkanına girdiği olayda, eylemin taksirle meydana gelmiş karşısında, sanığın unsurları oluşmayan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 13.09.2013 gün ve 94660652-105-44-6394-2013/14338/57319 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2013 gün ve 2013/324683 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; geçerli bir sürücü belgesi olmayan sanığın, olay tarihinde yönetimindeki tescilsiz motosikletin gaz telinin takılı kalması nedeniyle hazını düşüremediği, direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında bulunan dükkana girip burada bir kişinin yaralanmasına ve dükkanda maddi hasara yol açtığından bahisle trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, TCK"nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, aynı Kanunun 179/2. maddesinde ise, alkol veya uyuşturucu madde etkisi olmaksızın kasıtlı olarak, kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde araç ve sevk ve idare edilmesi suçunun düzenlendiği, dosya kapsamına göre, alkollü olduğu iddia edilmeyen sanığın, savunmasının aksine, suç kastı ile hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı düşüncelerle mahkumiyetine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/02/2010 tarihli ve 2009/1333 esas, 2010/72 sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, CMK"nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre işlem yapılarak “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın, unsurları olmayan suçtan CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE" karar verilmesine, diğer hususların aynen bırakılıp infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.