Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/19967
Karar No: 2016/3375
Karar Tarihi: 08.03.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/19967 Esas 2016/3375 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı baba ile boşanan davacı anne arasındaki müşterek çocukları için 250 TL olarak hükmedilen iştirak nafakası, daha sonra yapılan artışlarla birlikte 400 TL'ye çıkarılmış ancak davacı anne, çocuğun ihtiyaçlarının artması nedeniyle nafakanın 1000 TL'ye çıkarılması için dava açmıştır. Mahkeme 475 TL'lik artış kararı vermiştir. Ancak Yargıtay, takdir edilen artış miktarının az olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gereklidir. Kararda belirtilen kanun maddeleri: HUMK.nun 428.maddesi.
3. Hukuk Dairesi         2015/19967 E.  ,  2016/3375 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların müşterek çocukları 2000 doğumlu İlayda için boşanma neticesinde hükmedilen 250 TL"lik iştirak nafakasının 2009 yılında yapılan artış ile aylık 400 TL"ye yükseltildiğini,müşterek çocuğun ...sınıfta eğitim gördüğünü, eğitim, servis, dershane vb.masrafları olduğunu, davalının emekli subay olup aylık 2.500-3.000 TL emekli maaşı olduğunu, OYAK"tan da yüklü miktarda emeklilik tazminatı aldığını, halihazırda ise kahvehane işlettiğini belirterek, aylık 400 TL"lik iştirak nafakasının aylık 1.000 TL"ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; aylık 2.223 TL maaşı olduğunu, evli olup dört yaşında bir çocuğu daha bulunduğunu, üzerine kayıtlı bir dairesi olduğunu, ilgili kahvehaneyi kardeşinin işlettiğini, halihazırda çalışmadığı ve emekli maaşı dışında geliri olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, tarafların müşterek çocuğu 2000 doğumlu İlayda için hükmedilen aylık 400 TL"lik iştirak nafakasının 75 TL artırılarak aylık 475 TL iştirak nafakasının davanın açıldığı tarihten başlayarak aydan aya davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Kural olarak, nafaka miktarında yeniden belirleme yapılabilmesi için belli bir sürenin geçmesi aranmaz. Nafaka miktarında artırım yapılabilmesi için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerekli kılması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden somut olayda; tarafların 2005 yılında boşandıkları, 2000 doğumlu müşterek çocuk İlayda"nın velayetinin davacı anneye verildiği, müşterek çocuk lehine aylık 250 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davacının 2008 yılında açtığı nafaka artırım davası neticesinde 08.09.2009 tarihinde kesinleşen karar ile 250 TL"lik iştirak nafakasının aylık 400 TL"ye yükseltildiği, davacının memur olup, aylık 2.400 TL geliri bulunduğu ve ailesinin yanında yaşadığı, davalının ise emekli asker olup aylık 1.815,58 TL
net emekli maaşı olduğu, OYAK"tan da 03.05.2013 tarihinde 24.638,99 TL ödeme aldığı, üzerine kayıtlı bulunan evde eşi ve çocuğu ile ikamet ettiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere; en son nafakanın artırıldığı dava tarihi (18.07.2008) ile eldeki artırım davasının açıldığı (15.04.2015) tarih arasında geçen yaklaşık 7 yıllık sürede, müşterek çocuğun büyüdüğü, ihtiyaçlarının arttığı, paranın satın alma gücünün azaldığı bir gerçektir.
Ancak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, en son artırımın yapıldığı tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasında geçen süre nazara alındığında mahkemece takdir edilen artırım miktarı azdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak aynı zamanda nafaka yükümlüsü davalı babayı ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi