Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2017/7324
Karar No: 2021/1126
Karar Tarihi: 03.02.2021

Danıştay 6. Daire 2017/7324 Esas 2021/1126 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2017/7324
Karar No : 2021/1126

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU :
03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8.fıkrasında yer alan "normal merdivenler dışındaki" ibaresinin, geçici 3.maddesindeki "01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile" kısmının ve 71.maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenlemede m2 hesabına dahil edilmeyecek mekanlar sayılırken “normal merdivenler dışındaki “ ibaresi ile merdivenler m2 hesabına dahil edildiği, yapı ruhsat müracaatının 01.10.2017 tarihinden önce kabul edilmediği için merdivenlerin m2 hesabına dâhil edilerek oluşturulacak yeni planların istendiği, böylece yapının 3+1 daireden 2+1 daireye düşürüldüğü, bunun hak mahrumiyetine neden olduğu, bu maddenin binaların taban yüzeyini daralttığı için aynı Yönetmeliğin 5.maddesinin 6.fıkrasına aykırı olduğu, zira o maddede geniş binaların depreme daha dayanıklı olduğunun hedeflendiği, böylece 2 madde arasında anlam çelişkisi bulunduğu, bir tarafta depreme daha dayanıklı geniş tabanlı binalara ön açılırken, diğer tarafta "dışındaki" ibaresiyle binaları daraltmanın çelişki oluşturduğu; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin geçici 3.maddesinde geçen “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvuruları 01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile şeklinde olup aynı Yönetmeliğin 71.maddesi de “bu Yönetmeliğin geçici 3.maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeler 01.10.2017 tarihinde yürürlüğe girer.“ dediğine göre 01.10.2017 tarihine kadar eski Yönetmelik hükümlerine göre yapı ruhsatı müracaat hakkı verilmesi gerektiği, hâlbuki geçici 3.maddede geçen “01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile" ibaresinin 71.maddede verilen müracaat hakkını “sonuçlandırmak" şartına bağlayarak kısıtlama getirildiği, 71.maddedeki genel hükmün geçici 3.maddeyle sınırlandırmak suretiyle çelişki oluşturulduğu, geçici 3.maddedeki “01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile" ibaresi ile belediye memurlarının keyfi uygulamalarına neden olacağı, bir kısım belediyelerde memurların 30.09.2017 tarihine kadar müracaatları kabul ettikleri, bir gecede sonuçlandırmış gibi işlem yaptıkları, bir kısım belediyelerin memurlarının keyfi hareket ederek 1-2 ay önceden yapı ruhsat müracaatlarını reddettikleri, bu maddenin belediyeler arası eşitsiz uygulamalara kapı açtığı, bu nedenle iptali gerektiği, anılan düzenlemenin “01.10.2017 tarihine kadar yapılan müracaatlar kabul edilir." şeklinde olması gerektiği, zira sonuçlandırma işleminin her belediye için farklı zaman aldığı, memurların çokluğuna göre başvurunun sonuçlandırma süresinin değişebileceği, bir Yönetmelik maddesinin böyle farklılıklara sebebiyet verecek şekilde çıkarılarak kaosa neden olmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği savunulmaktadır.

DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu yönetmelik hükümleri ile davacının kişisel bir hakkı doğrudan etkilenmediği, davacının bu davayı açmakta kişisel ve güncel bir menfaati bulunmadığı gibi, dava konusu yönetmelik hükümlerinin yetki şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden de hukuka uygun olduğu, belediye görevlilerinin olası keyfi davranışlarının bu düzenlemelerin iptali gerekçesi olamayacağı, İmar Kanununun 22. maddesi uyarınca yapı sahibi ya da kanuni vekilince yapılan yapı ruhsatı başvurusunun idarelerce incelenerek eksik veya yanlış bulunmaması halinde en geç 30 gün içerisinde yapı ruhsatı düzenlenmek suretiyle sonuçlandırılması gerektiği, Kanun ile belirlenen azami süre içerisinde talebin sonuçlandırılması gerektiği aksi halde bu hükme uyulmaması nedeniyle doğabilecek mağduriyetler konusunda her türlü sorumluluğun ruhsat verme görevi bulunan idarelerde olduğu, bu itibarla, ilgili belediyenin uygulamalarına istinaden Yönetmeliğin geçici 3.maddesinin iptalinin istenemeyeceği; Yönetmeliğin 5. maddesinin sekizinci fıkrasındaki "normal merdivenler dışındaki" düzenlemeye ilişkin olarak, öncelikle bir parselde yapılacak inşaat alanının plan ile verilen emsal ile belirlendiği, Yönetmelik ile, verilen bu emsalden herhangi bir kısıtlamaya gidilmediği gibi verilen emsalin üzerinde ilave olarak en fazla %30 oranında bir inşaat yapılmasına imkan sağlandığı, 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümleri ile emsal ilişkin olarak önceki Yönetmeliklerle getirilen emsal dışı ve suistimale açık alanların %30 ile sınırlandırılarak disipline edildiği, suistimale açık uygulamaların önüne geçilmesinin amaçlandığı, %30 emsal harici alan içinde normal merdiven, baca, şaft, hava bacası, asansör boşluğu hesaplanmak suretiyle belirlendiği, bununla birlikte, yapı yüksekliği (21.50) m.'nin üzerindeki konutlarda Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğe göre normal merdiven dışında yangın merdiveni gerektiğinden ve bu merdivenin taban alanında ve yapılan hesaplamalar sonucunda % 30 emsal hesabı dahilinde kalmasının projelendirme aşamasında sıkıntı olacağı belirlendiğinden, zorunlu olan yapılması gereken asgari ölçülerdeki 2. merdivenin (yangın merdiveni) taban alanına ve % 30 hesaba dahil edilmemesinin hükme bağlandığı, yapılan değişiklikler ile, yürürlükteki mevzuatta yer almayan pek çok alanın emsal hesabına dahil edilmediği, planla öngörülen emsallerin bir alanının kalmadığı ve gizli yoğunluk artışı getirildiği, bütün idari işlemlerin ortak ve mutlak amacının kamu yararı olduğu, bireyin özel çıkarlarının kamu yararının üzerinde tutulamayacağı, yapılan düzenlemenin kamu yararı amacına uygun olduğu, önceki yönetmeliğin sağladığı hakların daha fazla olduğu iddiasıyla söz konusu düzenlemelerin iptalinin istenemeyeceği, binanın deprem karşısındaki dayanımının taban alanı ile ilgili olmayıp mevzuata uygun tasarlanması ve yine mevzuata uygun şekilde inşa edilmesine bağlı olduğu; Yönetmeliğin geçici 3. maddesindeki "01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydı ile" ibaresinin ve yürürlük maddesinin iptali istemiyle ilgili olarak, gerek Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinden önceki yönetmeliklerden gerekse Büyükşehir Belediye Yönetmeliklerinden yararlanma hususu ilk olarak 01/06/2013 tarihinde olası mağduriyetleri önlemek amacıyla düzenlendiği ve muhtelif talihlerde 5 kez uzatıldığı, ancak, bu şekilde birden fazla mevzuatın uygulanmasının yan yana parsellerde bile farklı yapılaşmalara yol açtığından ve uygulamada karışıklığa neden olduğundan, vatandaşın tercihine göre mülga eski yönetmelikler de dâhil birden fazla Yönetmeliğin tercih edilebilmesi uygulamasına son verilmesi ve tüm ülkede tek bir uygulamaya geçilmesinin adaleti ve yeknesaklığı sağlamak adına bir gereklilik haline geldiği, eski Yönetmeliklere işe başlanmış işlemlerin tamamlanabilmesi ve olası mağduriyetlerin önlenmesinde kamu yararı bulunduğu gözetilerek yürürlüğü yaklaşık 3 ay sonraki 01/10/2017 tarihi olarak belirlendiği, ayrıca, yine Yönetmelikte yer alan geçici 3. madde ile muhtemel mağduriyetleri önlemek amacı ile 22/05/2014 tarihinden önce yapı ruhsatı almaya yönelik geçerli bir belgeye sahip olunması halinde maddenin yürürlüğe girdiği 03/07/2017 talihinden önce veya sonra yapılan başvuruların 01/10/2017 tarihine kadar sonuçlandınlması kaydıyla tercih edilen Yönetmeliğin tamamına göre işlem yapılması imkanı tanındığı, esasen 3. maddenin birinci fıkrasının sağladığı imkandan yararlanmak için 22/05/2014 tarihinden önce yapılması gereken işlemlerden olan yıkım ruhsatı başvurusunun bu tarihten çok sonra "15/08/2017 tarihinde" yapıldığından; kendisine uygulanamayacak olan geçici 3. maddenin birinci fıkrasındaki "01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydı ile" ibaresinin ve "dava konusu taşınmazı 21/07/2017 tarihinde satın almış olması karşısında" bu maddenin yönetmeliğin yayım tarihi olan 03/07/2017 tarihinde yürürlüğe gireceğine ilişkin 71. maddenin iptalini talep etmekte davacının hukuken korunmayı gerektiren kişisel ve güncel bir menfaati de bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ :
Dava konusu yönetmelik hükümlerinde, yapı içerisindeki bazı kullanımların kat alan kat sayısı (emsal) hesabı dışında tutulduğu açıktır. İmar mevzuatında, uygulama imar planlarında, "yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal"i belirleneceği belirtilmiş olup yapı içerisindeki belli kullanımların emsal hesabı dışında tutulması yapı yoğunluğunun denetimini zorlaştıracağı gibi buna cevaz veren bir mevzuat hükmü de bulunmamaktadır.
Bu durumda, yapı içerisindeki tüm kullanımların emsal hesabında değerlendirilmesi gerektiğinden, normal merdivenin emsal harici tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1/10/2017 tarihinden itibaren getirilen yeni düzenlemeler nedeniyle önceki mevzuata göre başlanmış işlemlere ilişkin olarak imar hakları zarar görebilecek kişileri korumak amacıyla getirilen "Mevcut yapı ruhsatı başvuruları" başlıklı geçici 3.maddenin 1. fıkrasında, 22/5/2014 tarihinden önce yapı ruhsatı almaya yönelik olarak işlemlere başlanılmış olan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvurularının, 1/10/2017 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydıyla, başvuru sahibinin talebine bağlı olarak, ilgili işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 30/5/2013 tarihi ve sonrasında yürürlükte olan hükümlerine göre neticelendirileceği ancak, bu maddenin hiçbir şekilde bu Yönetmelik hükümlerinin karma kullanımı ve yapının planla belirlenen kat adedini artırmak amacıyla uygulanamayacağı ve bu amaçla yapı ruhsatı düzenlenemeyeceği belirtilerek 03/07/2017 tarihinden önce veya sonra yapılacak yapı ruhsatı başvurularının 01/10/2017 tarihine kadar sonuçlandırılması kaydıyla önceki ya da sonraki yönetmelik hükümlerinden faydalanma imkanı getirilmesinin yapı ruhsatı için başvuranların lehine olduğundan bu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, İmar Kanunun 22.maddesine göre, yapı ruhsatı başvurularının en geç 30 gün içinde sonuçlandırılacağı belirtilerek davacının ifade ettiği başvuruların sonuçlandırılmasında idarenin keyfi davranabileceği iddiasına da itibar edilmemiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Yönetmeliğin dava konusu geçici 3.maddesinin 1.fıkrasında yer alan ifade ile 71.maddesinde belirlenen yürürlük tarihlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI … DÜŞÜNCESİ :
Dava, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8.fıkrasında yer alan "normal merdivenler dışındaki" ibaresinin, geçici 3.maddesindeki "01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile" kısmının ve 71.maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 124. maddesi; yönetmeliklerin, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri tarafından, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceklerini öngörmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının Adapazarı, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan evin yıkım ruhsatı için 15.08.2017 tarihinde Adapazarı Belediyesine başvurduğu, Adapazarı Belediyesinin 12.09.2017 tarihli yıkım kararı üzerine yapılan yapı ruhsatı başvurusunun Adapazarı Belediye Başkanlığınca 01.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olmadığı, normal merdivenin TAKS'a dahil edildiği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8.fıkrasında yer alan "normal merdivenler dışındaki" ibaresinin, geçici 3.maddesindeki "01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile" kısmının ve 71.maddesinin iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8.fıkrasında, "22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamaz. Ancak; 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveninin asgari ölçülerdeki alanı, konferans, spor, sinema ve tiyatro salonları gibi özellik arz eden umumi yapılarda düzenlenmesi zorunlu olan boşlukları ile binaların bodrum katlarında yapılan;
a) Zorunlu otopark alanlarının 2 katı,
b) Sığınak, asansör boşlukları, bacalar, şaftlar, ışıklıklar, ısı ve tesisat merkezi, su deposu, enerji odası, kömürlükler ve kapıcı dairelerinin ilgili mevzuat, standart ya da bu Yönetmeliğe göre hesap edilen asgari alanları,
c) Konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 50’sini aşmayan depo amaçlı eklentiler,
ç) Ortak alan niteliğindeki mescit ve müştemilatın konutlarda 100 m2’si, konut dışı yapılarda 200 m2’si,
d) Bütün cepheleri tamamen gömülü olmak ve ortak alan niteliğinde olmak kaydıyla; otopark alanları ve 22 nci maddede belirtilen tamamen gömülü ortak alanlar,
bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." hükmü getirilmiş, 30.09.2017 günlü, 30196 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası "(8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamaz. Ancak; 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m² si, son katın üzerindeki ortak alan teras çatılar, yapının ihtiyacı için bahçede yapılan açık otoparklar, konferans, spor, sinema ve tiyatro salonları gibi özellik arz eden umumi yapılarda düzenlenmesi zorunlu olan boşluklar, alışveriş merkezlerinde yapılan atrium boşluklarının her katta asgari ölçülerdeki alanı...bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir.” şeklinde değiştirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde; bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 3. maddesinde; herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı, 20.maddesinde; kuruluş ve kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan veya kendilerine tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleriyle verilmiş bulunan arazi, arsa veya parsellerde yapılacak yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Kural olarak imar parseli üzerinde inşa edilen yapı kütlesinin tamamı, emsal hesabına dahil edilmesi gereken alanlar olup, bu şekilde öngörülen yapı ve nüfus yoğunluğunun, hedeflenen sınırlar içerisinde adil ve dengeli bir biçimde kalması sağlanabilecektir. Öte yandan, yapıların niteliğine göre, doğrudan kapalı kullanım alanı olarak değerlendirilemeyecek, ancak sağlıklı yaşam alanlarının teşekkülü için barındırması gereken bazı parçalarının istisnai olarak emsal dışında tutulması mümkündür. Ancak, emsal harici tutulacak alanların bu istisnai halinin gözetilerek, dar kapsamda tutulması, bu suretle yapı ve nüfus yoğunlukları ile bu yoğunluğa hizmet etmek üzere ayrılan teknik ve sosyal alt yapı alanları arasında bulunması gereken dengenin korunması gerekmektedir.
İncelenen davada, dava konusu Yönetmelikle emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamayacağı kuralı getirilerek emsal dışı alanların %30 ile sınırlandırıldığı, yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m² si, son katın üzerindeki ortak alan teras çatılar, yapının ihtiyacı için bahçede yapılan açık otoparklar emsal kapsamında kabul edilerek teknik ve sosyal altyapıya getirmiş olduğu yükle orantılı olarak, normal merdivenin emsal harici tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu Yönetmeliğin 71. Maddesinde belirlenen yürürlük tarihlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi; dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1/10/2017 tarihinden itibaren getirilen yeni düzenlemeler nedeniyle önceki mevzuata göre başlanmış işlemlere ilişkin olarak imar hakları zarar görebilecek kişileri korumak amacıyla getirilen "Mevcut yapı ruhsatı başvuruları" başlıklı geçici 3. Maddenin 1. fıkrasında, 22/5/2014 tarihinden önce yapı ruhsatı almaya yönelik olarak işlemlere başlanılmış olan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvurularının, 1/10/2017 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydıyla, başvuru sahibinin talebine bağlı olarak, ilgili işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 30/5/2013 tarihi ve sonrasında yürürlükte olan hükümlerine göre neticelendirileceği, ancak, bu maddenin hiçbir şekilde bu Yönetmelik hükümlerinin karma kullanımı ve yapının planla belirlenen kat adedini artırmak amacıyla uygulanamayacağı ve bu amaçla yapı ruhsatı düzenlenemeyeceği yolundaki düzenlemede de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan davacıya ait evin yıkım ruhsatı için 15.08.2017 tarihinde Adapazarı Belediye Başkanlığına yapılan başvuru nedeniyle 12.09.2017 tarihli yıkım kararı üzerine yapılan yapı ruhsatı başvurusunun Adapazarı Belediye Başkanlığınca 01.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olmadığı, normal merdivenin taban alan katsayısına (TAKS) dahil olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8.fıkrasında yer alan "normal merdivenler dışındaki" ibaresinin, geçici 3.maddesindeki "01.10.2017 tarihine kadar sonuçlandırmak kaydı ile" kısmının ve 71.maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 1.maddesinde de, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir." hükmüne, 3.maddesinde de; herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı, 20.maddesinde ise; kuruluş ve kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan veya kendilerine tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleriyle verilmiş bulunan arazi, arsa veya parsellerde yapılacak yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca Kanunun 22.maddesinde de, belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verileceği hüküm altına alınmıştır.
03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 8.fıkrasında, "22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamaz. Ancak; 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveninin asgari ölçülerdeki alanı, konferans, spor, sinema ve tiyatro salonları gibi özellik arz eden umumi yapılarda düzenlenmesi zorunlu olan boşluklar ile binaların bodrum katlarında yapılan;
a) Zorunlu otopark alanlarının 2 katı,
b) Sığınak, asansör boşlukları, bacalar, şaftlar, ışıklıklar, ısı ve tesisat merkezi, su deposu, enerji odası, kömürlükler ve kapıcı dairelerinin ilgili mevzuat, standart ya da bu Yönetmeliğe göre hesap edilen asgari alanları,
c) Konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 50’sini aşmayan depo amaçlı eklentiler,
ç) Ortak alan niteliğindeki mescit ve müştemilatın konutlarda 100 m2’si, konut dışı yapılarda 200 m2’si,
d) Bütün cepheleri tamamen gömülü olmak ve ortak alan niteliğinde olmak kaydıyla; otopark alanları ve 22 nci maddede belirtilen tamamen gömülü ortak alanlar,
bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemesi yer almaktadır.
Yönetmeliğin geçici 3.maddesinin 1.fıkrasında da, " 22/5/2014 tarihinden önce yapı ruhsatı almaya yönelik olarak işlemlere başlanılmış olan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvuruları, 1/10/2017 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydıyla, başvuru sahibinin talebine bağlı olarak, ilgili işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 30/5/2013 tarihi ve sonrasında yürürlükte olan hükümlerine göre neticelendirilir. Ancak, bu madde hiçbir şekilde bu Yönetmelik hükümlerinin karma kullanımı ve yapının planla belirlenen kat adedini artırmak amacıyla uygulanamaz ve bu amaçla yapı ruhsatı düzenlenemez." düzenlemesine, 71.maddesinde ise, "Bu Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeleri 1/10/2017 tarihinde yürürlüğe girer.
" düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kural olarak imar parseli üzerinde inşa edilen yapı kütlesinin tamamı, emsal hesabına dahil edilmesi gereken alanlar olup bu şekilde öngörülen yapı ve nüfus yoğunluğunun, hedeflenen sınırlar içerisinde adil ve dengeli bir biçimde kalması sağlanabilecektir. Öte yandan, yapıların niteliğine göre, doğrudan kapalı kullanım alanı olarak değerlendirilemeyecek, ancak sağlıklı yaşam alanlarının teşekkülü için barındırması gereken bazı yapı kütlesinin istisnai olarak emsal dışında tutulması mümkündür. Ancak, emsal harici tutulacak alanların bu istisnai halinin gözetilerek, dar kapsamda tutulması, bu suretle yapı ve nüfus yoğunlukları ile bu yoğunluğa hizmet etmek üzere ayrılan teknik ve sosyal alt yapı alanları arasında bulunması gereken dengenin korunması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Yönetmelikle emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamayacağı kuralı getirilerek emsal dışı alanların %30 ile sınırlandırılarak emsal harici alanların denetlenebilir hale getirilmesi sağlanmıştır. Kaldı ki, yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m² si, yapının ihtiyacı için bahçede yapılan açık otoparklar gibi bazı yapı kütleleri % 30'luk hesaba dahi dahil edilmeksizin emsal harici tutulmuştur. Uyuşmazlığa konu "normal merdivenler dışındaki" ibaresi ile normal merdivenlerin % 30'luk emsal harici alan hesabına dahil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1/10/2017 tarihinden itibaren getirilen yeni düzenlemeler nedeniyle önceki mevzuata göre başlanmış işlemlere ilişkin olarak imar hakları zarar görebilecek kişileri korumak amacıyla getirilen "Mevcut yapı ruhsatı başvuruları" başlıklı geçici 3.maddenin 1. fıkrasında, 22/5/2014 tarihinden önce yapı ruhsatı almaya yönelik olarak işlemlere başlanılmış olan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvurularının, 1/10/2017 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydıyla, başvuru sahibinin talebine bağlı olarak, ilgili işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 30/5/2013 tarihi ve sonrasında yürürlükte olan hükümlerine göre neticelendirileceği ancak, bu maddenin hiçbir şekilde bu Yönetmelik hükümlerinin karma kullanımı ve yapının planla belirlenen kat adedini artırmak amacıyla uygulanamayacağı ve bu amaçla yapı ruhsatı düzenlenemeyeceği belirtilerek 03/07/2017 tarihinden önce veya sonra yapılacak yapı ruhsatı başvurularının 01/10/2017 tarihine kadar sonuçlandırılması kaydıyla önceki ya da sonraki yönetmelik hükümlerinden faydalanma imkanı getirilmesinin yapı ruhsatı için başvuranların lehine olduğundan bu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, İmar Kanunun 22.maddesine göre, yapı ruhsatı başvurularının en geç 30 gün içinde sonuçlandırılması gerektiğinden davacının, başvuruların sonuçlandırılmasında idarenin keyfi davranabileceği iddiasına da itibar edilmemiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Yönetmeliğin dava konusu geçici 3.maddesinin 1.fıkrasında yer alan ifade ile 71.maddesinde belirlenen yürürlük tarihlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi