Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2020/1015
Karar No: 2021/186
Karar Tarihi: 03.02.2021

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/1015 Esas 2021/186 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/1015
Karar No : 2021/186

TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALILAR):
1-… Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- Çanakkale …
VEKİLİ : Av. …
II-DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL: … Kömür ve İnşaat A.Ş
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası ... Şubesi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çanakkale İli, Çan İlçesi, … Köyü, … Mevkii, …, …, … ila … parsel sayılı taşınmazlar ile … Mevkii …, …, … ila … parsel sayılı taşınmazlar üzerinde "Termik Enerji Santrali" kurulması amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılması kapsamında anılan taşınmazların tarım dışı amaçla kullanılmasına izin verilmesine ilişkin Çanakkale Valiliği Toprak Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın uygun görülmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının (Tarım ve Orman Bakanlığı) ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle, konuya ilişkin mevzuat, mahallinde yaptırılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ve ek rapor ile söz konusu sahada … Kömür ve İnşaat A.Ş. tarafından açılıp işletilmesi planlanan "Çan-2 Termik Santrali (340 MWe/330MWe/770 MWt), Kül Depolama Sahası, Yeraltı Suyu Kullanma Sahası ve İsale Hattı" projesi hakkında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamacağı, ancak söz konusu arazilerin, alternatif alan bulunmaması ve ilgili Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla başkaca amaçlarla kullanılabilmesinin mümkün olduğu,
Proje sahası içinde kalan toprak yapısının ilgili kurumlarca etüt edildiği, bu yerin kuru mutlak tarım alanı ve kuru özel ürün arazisi olarak tespitinin yapıldığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (kararda sehven Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu yazıldığı görülmüştür) tarafından Çan-2 Termik Santral Üretim Tesisinin gerçekleştirilmesi hakkında kamu yararı kararı verildiği,
Mahkemelerince mahallinde yaptırılan keşif incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile ek raporda; mezkur yerin tarımsal toprak niteliğini haiz olmasına karşın, alternatif yer seçimlerine konu olabilecek diğer alanların da aynı özelliği taşıdığının 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasında (kararda sehven çevre düzeni planı yazıldığı görülmüştür) işlenmiş olduğu hususunun belirtildiği,
Bu nedenle, söz konusu taşınmazların, tarımsal amaç dışında toprak kullanımına elverecek şekilde kullanım amacının değiştirilmesine teknik ve hukuki bir engel bulunmadığı görüldüğünden dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, bu Kanun uyarınca çıkarılan ve dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzük hükümleri ile 5403 sayılı Kanun'un genel gerekçesine yer verilerek;
Kural olarak mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, aksi kullanımlar için ise, üç temel koşulun bulunduğu, bu koşulların, anılan nitelikteki tarım arazilerinin 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılan ve kamu yararına yönelik hizmet ve yatırımların gerektirdiği alanlardan olması, alternatif alan bulunmaması ve ilgili Toprak Koruma Kurulunun bu yöndeki bir istemi uygun görmesinden ibaret olduğu, bu koşulların gerçekleşmediği durumlarda Valilikçe veya Bakanlıkça tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı faaliyetlere ayrılmasına izin verilemeyeceği,
Bu kapsamda, 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer verilen "Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar" kapsamında değerlendirilerek alınan dava konusu Toprak Koruma Kurulu kararının, "konu" unsuru bakımından hukuka uygunluk koşullarının kapsamının değerlendirilmesi gerektiği,
5403 sayılı Kanun'da; salt "bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış" olması koşulu getirilmiş olmakla birlikte; "Kamu yararı kararının" Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzük'ün 4. maddesinde "açıkça yetki verilen birimler" tarafından da alınabilen bir karar olarak tanımlandığı, anılan hükümde geçen "açıkça yetki verilen birimler" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onyedinci Dairesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/6020, K:2015/6202 sayılı kararı ile dava konusu düzenlemenin iptaline karar verildiği, dolayısıyla, bir plan veya yatırımın konusu projenin gerektirdiği tarım alanlarının 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için "kamu yararı" kararının, ancak ilgili bakanlık tarafından alınabileceğinin tartışmasız olduğu,
Dava konusu proje kapsamında Çanakkale Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce görevlendirilen iki ziraat mühendisi tarafından hazırlanan ... tarih ve... sayılı Etüt Raporunda özetle; toplam proje alanının 56,8562 hektar olduğu, arazinin kendi içinde gösterdiği yapısal farklılıklar nedeniyle iki ayrı sonda alanı belirlendiği, 1. sonda alanında 48,5998 hektar alanın "Kuru Marjinal Tarım (KTA)" arazisi, 2. sonda alanında 8,2564 hektar alanın ise "Kuru Mutlak Tarım (KMT)" arazisi olduğu, taşınmazların tamamının işlemeli tarıma uygunluğu, sulanabilirliği, verimliliği yolunda değerlendirmeler yapıldığı, arazinin Kuru Mutlak Tarım alanlarının tarımsal potansiyelinin yüksek olduğu, istenilen amaç ile kullanılmasının tarımsal bütünlüğü bozmayacağı, gerekli önlemlerin alınması için Toprak Koruma Projesinin hazırlanması gereğine değinildiği, yakın çevrede alternatif alan değerlendirmesi bakımından "kül döküm sahasının" tamamen marjinal tarım alanlarından oluştuğu, bu nedenle alternatif alan tespit edilmediği, "santral sahasının" ise "mutlak ve marjinal tarım" alanlarından oluştuğu, mutlak tarım alanlarının marjinal tarım alanlarının içerisinde yer aldığı, buralardan (KMT) ayrılması olanağının bulunmadığı, tarımsal açıdan santral sahasının kuzeyinde ve/veya batısında yer alan marjinal alanlar ile tespit harici alanlar ve orman görünümlü alanların santral sahasına alternatif olabileceği değerlendirmelerine yer verildiği,
Anılan rapor gözönünde bulundurularak Toprak Koruma Kurulunun ... tarihli toplantısında proje alanındaki tarımsal alanların bu amaç dışında kullanılması isteminin reddine karar verildiği,
Müdahil Şirketin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına itirazda bulunması üzerine anılan Bakanlık tarafından görevlendirilen iki ziraat mühendisi tarafından hazırlanan ... tarihli Proje Etüt Raporunda ise özetle; 8,2564 hektar arazinin "Kuru Özel Ürün (KOT)" arazisi, 48,5998 hektar arazinin ise "Kuru Marjinal Tarım (KTA)" arazisi olduğu değerlendirilerek, sonuç ve öneriler kısmında; araziden yöre ortalamasında ürün alınamayacağı, tarım dışı kullanılmasının tarımsal bütünlüğü bozmayacağı, arazinin toprak sınıfı olarak etrafındaki arazilerden tarımsal potansiyeli daha düşük araziler olmaması nedeniyle bölgede alternatif alan araştırması yapılmadığı değerlendirmelerine yer verildiği,
Anılan Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile proje alanında 8,2564 hektar "Kuru Özel Ürün Arazisi"ne ilişkin kısmın tarım dışı amaçla kullanılmasının uygun görülmediği, 48,5998 hektar kuru marjinal tarım arazisine ilişkin kısmın ise tarım dışı amaçla kullanılmasının uygun görüldüğü hususunun Çanakale İl Müdürlüğüne bildirildiği,
Anılan etüt raporu ve Bakanlık görüşü üzerine Toprak Koruma Kurulunun... tarihli toplantısında; Bakanlık tarafından hazırlanan etüt raporundaki 8,2564 hektarlık alan bakımından alternatif alanın bulunmadığı, tarımdışı kullanımın tarımsal bütünlüğü bozmayacağı yönündeki değerlendirmelere değinilerek; proje için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verildiği, EPDK Kamulaştırma Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile de proje hakkında kamu yararı kararının alındığı belirtilmek suretiyle proje alanının tarımdışı kullanılması isteminin kabulüne karar verildiği,
Uyuşmazlıkta, Çan-2 Termik Santrali Projesinin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunduğuna yönelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca alınmış herhangi bir kamu yararı kararının bulunmadığı, konuyla ilgili yalnızca EPDK Kamulaştırma Daire Başkanlığınca kamulaştırma konusunda alınmış bir kamu yararı kararının bulunduğu, ayrıca İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporlarda, dava konusu tarımsal nitelikli alanların çevresinde alternatif alanlar bulunduğu yönünde değerlendirmelere yer verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce hazırlanan ilk etüt raporu ile bilirkişi raporlarında dava konusu tarımsal nitelikli alanların çevresinde alternatif alanların bulunduğu ifade edilmesine rağmen, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından görevlendirilen ziraat mühendislerince hazırlanan ve alternatif alan araştırmasının yapılmadığı kendi içinde belirtilen ikinci etüt raporuna dayalı olarak dava konusu alanın tarım dışı kullanımına izin verildiği, 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan alternatif alan bulunmaması koşulunun gereğinin davalı idarelerce yerine getirilmediği, ayrıca salt EPDK Kamulaştırma Dairesi Başkanlığınca kamulaştırma konusunda alınmış kamu yararı kararının varlığıyla yetinildiği, ilgili bakanlıkça, proje hakkında, amacına ve yöntemine uygun olarak alınmış bir kamu yararı kararının bulunmadığı, bu nedenle proje sahasında bulunan taşınmazların tarım dışı amaçla kullanılmasına izin veren dava konusu işlemlerin "yöntem" ve "konu" yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak,
İstinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/09/2019 tarih ve E:2018/3706, K:2019/5427 sayılı kararıyla;
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarihli Etüt Raporunda; müracaata konu arazilerin 48,5998 hektarının (%83) Kuru Marjinal Tarım Arazisi, 8,2564 hektarının (%17) ise Kuru Özel Ürün Arazisi (KOT) olduğu, itiraza konu arazilerin, toprak sınıfı olarak etrafındaki arazilerden tarımsal potansiyeli daha düşük araziler olmaması nedeniyle alternatif alan araştırması yapılmadığı ve istenilen amaçla kullanılmaları durumunda tarımsal bütünlüğün bozulmayacağı hususları belirtilerek, 48,5998 hektarlık Kuru Marjinal Tarım (KTA) alanının istenilen amaç doğrultusunda kullanılmasının uygun görüldüğü, Kuru Özel Ürün (KOT) alanı olarak belirlenen 8,2564 hektarlık alan hakkında da alternatif alan bulunmadığının ve istenilen amaçla kullanılması durumunda tarımsal bütünlüğün bozulmayacağının ifade edildiği,
İlk derece mahkemesi tarafından 02/06/2016 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise özetle; keşif tarihinde dava konusu proje alanında doğal topoğrafik yapının bozulduğu ve projeye ait inşaatın devam ettiği, dolayısıyla davaya konu proje sahası içerisinde (varsa) farklı toprak ve arazi karakterlerine sahip alanların sınırlarının belirlenemediği, proje sahası içinde topoğrafik yapısı ve horizon dizilimi bozulmamış çok az miktarda alanın, AKK (Arazi Kullanım Kabiliyeti) sınıflamasına göre, işlemeli tarım kültürüne uygun son sınıf olan IV. sınıf tarımsal amaçlar için kullanılabilecek arazilerden, Kuru Marjinal Tarım Arazileri niteliğinde olduğunun tespit edildiği,
İlk derece mahkemesine sunulan 25/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda; 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasında yapılan incelemede, dava konusu arazilerin (proje sahası ve kül depolama sahası) kuzeyinde, ...Köyü'ne doğru olan kısımda yer alan arazilerin, (AKK değerlendirmesine göre) dava konusu arazilerle aynı özelliği taşıdığının tespit edildiği, bu nedenle bu arazilerin herhangi bir endüstriyel faaliyet için uygun olabileceği nihai kararının Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün değerlendirmesi sonucu verilmiş olmasının uygun olduğu görüşüne yer verilmişse de, Mahkemece alınan 10/07/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; söz konusu belirlemenin 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasına göre yapıldığı, inşaat faaliyetlerinin devam etmesi ve doğal yapının bozulmuş olması nedeniyle sağlıklı veri elde edilemediği tespitlerinin de yer aldığı,
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ...tarihli Etüt Raporunda; dava konusu alanın etrafında, tarımsal potansiyeli bu alandan daha düşük alan bulunmadığı gerekçesiyle alternatif alan araştırması yapılmadığının anlaşıldığı,
Dava konusu alana ilişkin olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarih ve ...sayılı kararla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 21/01/2015 tarihli yazısında "Çan 2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası" hakkında Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı verildiği belirtilerek Çan-2 Termik Santalinin kurulmasında kamu yararı bulunduğuna karar verildiği,
Anılan kamu yararı kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzük'te, (Danıştay Onyedinci Dairesinin 22/12/2015 tarih, E:2015/6020, K:2015/6202 sayılı kararı üzerine 04/06/2018 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlükten kaldırılmıştır.) kamu yararı kararının; "Bakanlıklarca yatırım programına alınmış yatırımlar ile insan, toplum ve çevre ilişkilerinde dengeyi bozucu nitelikte olmayan, ekonomik, ekolojik ve toplumsal kayıplar bakımından toplum aleyhine sonuçlar doğurmayan, kişiler ve toplum yararı birlikte gözetilerek ilgili bakanlık veya açıkça yetki verilen birimler tarafından alınan kararı,... ifade eder" şeklinde tanımlandığı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında mer'i mevzuat çerçevesinde söz konusu kamu yararı kararı verilmesi hususunun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yetki ve sorumluluğunda olduğunun belirtildiği,
Öte yandan, "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen ...tarih ve ...sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 17/10/2018 tarih ve E:2017/4450, K:2018/6190 sayılı kararıyla onandığı,
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığa konu proje sahası içinde kalan toprak yapısının ilgili kurumlarca etüt edildiği, bu yerin kuru mutlak tarım alanı ve kuru özel ürün arazisi olarak tespitinin yapıldığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (kararda sehven Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu yazıldığı görülmüştür) tarafından Çan-2 Termik Santral Üretim Tesisinin gerçekleştirilmesi hakkında kamu yararı kararı verildiği, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunda, mezkur yerlerin tarımsal toprak niteliğini haiz olmalarına karşın, alternatif yer seçimlerine konu olabilecek diğer alanların da tarımsal vasfının bu yerlerden daha düşük olmadığının 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasında (kararda sehven çevre düzeni planı yazıldığı görülmüştür) işlenmiş olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusunun kabulü, … İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararın kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler ve müdahil tarafından, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuata uygun bir şekilde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından Çan-2 Termik Santral Üretim Tesisinin gerçekleştirilmesi hakkında kamu yararı kararının verildiği, bu kamu yararı kararının sadece dava konusu işlemlerin dayanağı olmayıp tümden projenin dayanağı niteliğinde olduğu, Bölge İdare Mahkemesince kamu yararı kararını alması gereken ilgili bakanlık olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında EPDK'nın söz konusu kamu yararı kararını alma konusunda yetkili olduğu yönünde görüş verdiği, alternatif alan değerlendirmesinin yapılmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğu, etüt raporunda etraftaki araziler ile santral projesinin isabet ettiği arazilerin aynı nitelikte tarım arazileri olduğu belirtilerek alternatif alan bulunmadığının ortaya konulduğu ve Toprak Koruma Kurulunca bu husus değerlendirilmek suretiyle karar verildiği, ilk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarında alternatif alan bulunduğuna yönelik açık ve somut bir tespitin bulunmadığı, santral projesinin isabet ettiği arazilere kayıtsız ve şartsız bir şekilde tarım dışı amaçla kullanma izninin verilmediği, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla bu iznin verildiği, Bölge İdare Mahkemesince proje hakkında yerindelik denetimi yapıldığı, bilirkişi raporunun hatalı yorumlandığı, 2018 yılında geçici kabulü yapılarak işletmeye alınan santralin faaliyetlerini sürdürmesinde üstün kamu yararının bulunduğu, Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının Danıştay Dairesi kararında yer verilen gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : ...Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, davalı idarelerce hazırlanan etüt raporları ile ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında "Kuru Marjinal Tarım Arazisi" olarak belirlenen alan yönünden bozulması, ilk etüt raporunda "Kuru Mutlak Tarım Arazisi", itiraz üzerine düzenlenen ikinci etüt raporunda "Kuru Özel Ürün Arazisi" olarak belirlenen alan yönünden ise gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile, Çan Kömür ve İnşaat Anonim Şirketine (müdahil Şirket), Çanakkale İli, Çan İlçesinde kurulması planlanan Çan-2 Termik Santralı üretim tesisinin yapımına başlanabilmesi için gerekli onay, izin, ruhsat ve benzerlerinin alınabilmesini teminen önlisans verilmiştir.
Müdahil Şirketin, kurulması planlanan termik santral ve kül depolama sahası proje alanında hazırlanacak imar planları için ilgili kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması talebiyle Çanakkale İl Özel İdaresine yaptığı başvuru üzerine başlatılan süreç kapsamında, Çanakkale Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından görevlendirilen iki ziraat mühendisi tarafından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı etüt raporunda özetle; projenin isabet ettiği taşınmazların tamamının işlemeli tarıma müsait olduğu, toplam 56,8562 hektarlık alanın 48,5998 hektarlık kısmının "Kuru Marjinal Tarım Arazilerinden", 8,2564 hektarlık kısmının ise "Kuru Mutlak Tarım Arazilerinden" oluştuğu, kül döküm sahasının tamamen "Kuru Marjinal Tarım Arazilerinden" oluştuğu, bu nedenle bu alana alternatif bir alanın tespit edilemediği, santral sahasının ise mutlak ve marjinal tarım arazilerinin içerisinde yer aldığı, bu alanı birbirinden ayırma şansının bulunmadığı, tarımsal açıdan santral sahasının kuzeyinde ve batısında yer alan marjinal tarım alanları, tespit harici alanlar ve orman görünümlü alanların santral sahasına alternatif olabileceğinin düşünüldüğü, ancak alternatif alan konusunun Toprak Koruma Kurulunca değerlendirilmesi gerektiği ve anılan Kurulun uygun görmesi durumunda tarım dışı kullanım izni verilebileceği yönünde görüş ve tespitlere yer verilmiştir.
Anılan etüt raporunu değerlendiren Çanakkale Toprak Koruma Kurulunun ... tarihinde yapılan toplantısında alınan ... sayılı kararda, konum itibarıyla proje sahasındaki taşınmazların ayrılma şanslarının bulunmadığı, alanın istenilen amaçla kullanılması durumunda tarımsal bütünlüğün bozulmayacağı, ayrıca alanın yakın çevresinde ihtiyaç miktarı arazinin tamamının kuru marjinal tarım arazilerinden karşılanabileceği bir alanın bulunmadığı değerlendirmelerinde bulunulmasına rağmen, oyçokluğu ile, tarım dışı kullanım talebinin reddine karar verilmiştir.
Müdahil Şirketin, proje sahasındaki taşınmazların tamamının kuru marjinal tarım arazisi olduğu yönündeki itirazı üzerine, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından görevlendirilen ziraat mühendislerince alanda yeni bir arazi etüt çalışması yapılarak ... tarihli etüt raporu hazırlanmıştır.
Anılan bu ikinci etüt raporunda; 48,5998 hektarlık alan ilk raporda olduğu gibi "Kuru Marjinal Tarım Arazisi" olarak, ilk raporda "Kuru Mutlak Tarım Arazisi" olarak belirlenen 8,2564 hektarlık alan ise "Kuru Özel Ürün Arazisi" olarak tespit edilmiş, alanın tarım dışı kullanılmasının çevre tarım arazilerindeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozmayacağı ifade edilerek, itiraza konu olan arazinin toprak sınıfı olarak etrafındaki arazilerden tarımsal potansiyeli daha düşük araziler olmaması nedeniyle bölgede alternatif alan araştırmasının yapılmadığı belirtilmiştir.
İkinci etüt raporundaki tespitlere binaen konuyu ikinci kez gündemine alan Çanakkale Toprak Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, EPDK tarafından proje hakkında kamu yararı kararı alındığı, özel ürün arazisi olarak belirlenen 8,2564 hektarlık alanın alternatifinin bulunmadığının ve tarımsal bütünlüğün bozulmayacağının etüt raporunda ifade edildiği gerekçeleriyle, oyçokluğuyla, toplam 56,8562 hektarlık alanın tarım dışı kullanımına izin verilmiş, bu karar çevre tarım arazilerine ve yörede yapılan tarımsal faaliyetlere zarar vermeyecek tedbirlerin alınması, hazırlattırılacak olan toprak koruma projesine uyulması şartıyla, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (Tarım ve Orman Bakanlığı) Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ...sayılı işlemiyle uygun görülmüştür.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; "Mutlak tarım arazisi: Bitkisel üretimde; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin kombinasyonu yöre ortalamasında ürün alınabilmesi için sınırlayıcı olmayan, topografik sınırlamaları yok veya çok az olan; ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, hâlihazır tarımsal üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli olan araziler...", "Özel ürün arazisi: Mutlak tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamaları nedeniyle yöreye adapte olmuş bitki türlerinin tamamının tarımının yapılamadığı ancak özel bitkisel ürünlerin yetiştiriciliği ile su ürünleri yetiştiriciliğinin ve avcılığının yapılabildiği, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan araziler...", "Marjinal tarım arazisi: Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın yapıldığı araziler..." olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Tarım Arazilerinin Amaç Dışı Kullanımı" başlıklı 13. maddesinde; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
(...)
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
(....) için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
(.....)
Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları tüzükle düzenlenir." hükümleri yer almıştır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkartılan ve dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; "Kamu yararı kararı: Bakanlıklarca yatırım programına alınmış yatırımlar ile insan, toplum ve çevre ilişkilerinde dengeyi bozucu nitelikte olmayan, ekonomik, ekolojik ve toplumsal kayıplar bakımından toplum aleyhine sonuçlar doğurmayan, kişiler ve toplum yararı birlikte gözetilerek ilgili bakanlık veya açıkça yetki verilen birimler tarafından alınan karar" olarak tanımlanmıştır.
Kamu yararı kararı tanımında geçen "...veya açıkça yetki verilen birimler" ibaresinin, Danıştay Onyedinci Dairesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/6020, K:2015/6202 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş, anılan Daire kararı, Kurulumuz nezdinde temyiz ve karar düzeltme kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Aynı Tüzüğün 8. maddesinde; "Her ölçekteki imar ve çevre düzeni planlarının yapılması ve değiştirilmesinde tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı faaliyetlere ayrılmasına kurulun uygun görüşü alınarak Bakanlık veya valiliklerce izin verilebilir." hükmü yer almış, 9. maddesinde ise; "(1) Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri, sulu tarım arazileri alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla; (...) d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar, (...) için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. (....) (3) Etüt raporunda belirtilen alternatif alanların; etüt raporu, teknik, ekolojik ve ekonomik kriterler ile tarım dışı amaçla arazi kullanım talebini yapanın yazılı görüşü dikkate alınarak kurul tarafından alternatif olup olamayacağı değerlendirilerek karara bağlanır. (....)" hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle "Kamulaştırma" başlığını taşıyan 19. maddesinde; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir." düzenlemesi yer almaktayken, anılan madde, 25/11/2020 tarih ve 7257 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile başlığıyla birlikte değiştirilmiştir.
Değişiklik sonrası "Taşınmaz temini işlemleri" başlığını alan 19. maddenin yeni halinde; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir..." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlamak ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk, görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektedir.
Anılan Kanun'un 13. maddesinde; mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı kurala bağlanmıştır. Ancak aynı maddede, sayma suretiyle belirtilen bazı amaçlar çerçevesinde, alternatif alan bulunmaması ve ilgili Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla, bu nitelikteki arazilerin, tarımsal üretim amacı dışında kullanılmasına müsaade edilmiştir. Nitekim, "Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar" da bu istisnai düzenlemelerden biri olarak öngörülmüştür.
Yine aynı maddede, mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazileri dışında kalan, marjinal tarım arazileri gibi tarım arazilerinin, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edileceği de hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemede; mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazilerinin tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilmesinin tek şartı toprak koruma projelerine uyulması olarak belirlenmiştir. Başka bir deyişle, bu nitelikteki tarım arazilerinin tarım dışı kullanıma ilişkin tahsis taleplerinin değerlendirilebilmesi, alternatif alan bulunmaması, 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasında sayma suretiyle belirtilen amaçlara matuf olma ve ilgili Toprak Koruma Kurulunca uygun görülme şartlarına tabi kılınmamıştır.
Dolayısıyla, uyuşmazlığın, "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" kapsamındaki toplam 56,8562 hektarlık alanın, arazi vasfı farklı olarak belirlenen, 48,5998 hektarlık kısım ve 8,2564 hektarlık kısım yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
"Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" kapsamındaki toplam 56,8562 hektarlık alanın, 48,5998 hektarlık kısmı yönünden yapılan incelemede;
Gerek Çanakkale Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından görevlendirilen iki ziraat mühendisi tarafından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı etüt raporunda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından görevlendirilen ziraat mühendislerince hazırlanan ... tarihli etüt raporunda gerekse de ilk derece mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapor ve ek raporda, söz konusu 48,5998 hektarlık kısmın arazi vasfının, "Kuru Marjinal Tarım Arazisi" olarak belirlendiği ve proje sahasının bu kısmının arazi vasfı konusunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; "Kuru Marjinal Tarım Arazileri"nin toprak koruma projelerine uyulması kaydıyla tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilmeleri mümkündür.
Bu nedenle, dava konusu işlemlerin, "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" kapsamında kalan ve "Kuru Marjinal Tarım Arazisi" olduğu tespit edilen 48,5998 hektarlık alana, çevre tarım arazilerine ve yörede yapılan tarımsal faaliyetlere zarar vermeyecek tedbirlerin alınması, hazırlattırılacak olan toprak koruma projesine uyulması şartıyla tarım dışı kullanım izni verilmesine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
"Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" kapsamındaki toplam 56,8562 hektarlık alanın, 8,2564 hektarlık kısmına gelince;
Anılan kısmın arazi vasfının, ... tarih ve... sayılı etüt raporunda "Kuru Mutlak Tarım Arazisi", ... tarihli etüt raporunda "Kuru Özel Ürün Arazisi" olarak tespit edildiği, ilk derece mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapor ve ek raporda ise keşif tarihinde santral projesi inşaatının başlatılmasına dayalı olarak toprak yapısının bozulması nedeniyle arazi vasfının net olarak tespit edilemediği, tespit yapılabilmesi için ayrıntılı toprak etüdü yapılması gerektiği, ancak dava konusu alandaki arazi varlığı hakkında bir değerlendirme yapılabilmesi ihtiyacından dolayı 1980'li yıllarda hazırlanan 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasının yeni teknoloji programıyla incelendiği ve bu haritaya göre 8,2564 hektarlık kısmın işlemeli tarım kültürüne uygun 2. sınıf, bir başka deyişle "Mutlak Tarım Arazisi" niteliğinde olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinde; hem mutlak tarım arazilerinin hem de özel ürün arazilerinin, amaç dışı kullanım taleplerinin karşılanabilmesi, alternatif alan bulunmaması ve aynı Kanun maddesinde sayma suretiyle belirtilen özel durumlardan birinin bulunması şartlarına tabi kılındığından, uyuşmazlığın bu kısmının, söz konusu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.
Alternatif alan değerlendirmesi bakımından;
5403 sayılı Kanun uyarınca alternatif alan değerlendirmesi yapılırken, etüt raporu, teknik, ekolojik ve ekonomik kriterler ile tarım dışı amaçla arazi kullanım talebini yapanın yazılı görüşü dikkate alınarak kurul tarafından alternatif olup olamayacağı hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
... tarih ve ...sayılı etüt raporunda; "Kül Depolama Sahası"nın tamamının "Kuru Marjinal Tarım Arazileri"nden oluştuğu, toplam 33,2232 hektar büyüklüğündeki "Santral Sahası"nın ise "Kuru Marjinal Tarım Arazileri" ve "Kuru Mutlak Tarım Arazileri"nden oluştuğu tespitinde bulunularak, tarımsal açıdan santral sahasının kuzeyinde ve batısında yer alan marjinal tarım alanları, tespit harici alanlar ve orman görünümlü alanların santral sahasına alternatif olabileceğinin düşünüldüğü yönünde görüş bildirilmiş ise de; aynı etüt raporunda, mutlak ve marjinal tarım arazilerinden oluşan bu alanı birbirinden ayırma şansının olmadığı da ifade edilmiştir.
05/03/2015 tarihli etüt raporunda ise; dava konusu alanın etrafında, tarımsal potansiyeli bu alandan daha düşük alan bulunmadığı gerekçesiyle alternatif alan araştırması yapılmadığı belirtilmek suretiyle, civar taşınmazların tarımsal vasfının benzer nitelikte olduğu ifade edilmiştir. Anılan raporda, her ne kadar "alternatif alan araştırması yapılmadığı" yönünde bir ifadeye yer verilmiş ise de; dava konusu proje sahasının isabet ettiği taşınmazlar ile civar taşınmazların, arazi vasfının benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapılması, alternatif alan bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapıldığına ve alternatif alan bulunmadığı sonucuna varıldığına işaret etmektedir.
İlk derece mahkemesi tarafından alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasında yapılan incelemede, dava konusu arazilerin kuzeyinde, Karlı Köyü'ne doğru olan kısımda yer alan arazilerin, dava konusu arazilerle aynı özelliği taşıdığının tespit edildiği, bu nedenle bu arazilerin herhangi bir endüstriyel faaliyet için uygun olabileceği nihai kararının Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün değerlendirmesi sonucu verilmiş olmasının uygun olduğu görüşüne yer verilmişse de, Mahkemece alınan ... tarihli ek raporda; söz konusu belirlemenin 1/100.000 ölçekli Çanakkale İl Arazi Varlığı Haritasına göre yapıldığı, inşai faaliyetlerin devam etmesi ve doğal yapının bozulmuş olması nedeniyle sağlıklı veri elde edilemediği tespitlerine yer verilmiştir.
Anılan etüt raporları ile bilirkişi raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinden, toplam 33,2232 hektar büyüklüğündeki santral sahasının içinde kaldığı anlaşılan 8,2564 hektarlık kısma alternatif olabilecek civar taşınmazların da arazi vasfının benzer nitelikte olduğu ve ayrıca marjinal tarım arazileri ile çevrili bu kısmın santral sahasından ayrılma imkanının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, uyuşmazlıkta, 8,2564 hektarlık alanın, tarım dışı amaçla kullanım talebinin uygun görülebilmesi için gerekli alternatif alan bulunmaması koşulunu sağladığı sonucuna varılmıştır.
5403 sayılı Kanun'da düzenlenen özel durumlar yönünden;
Davalı idareler tarafından, "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi"nin, 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen, "Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar" kapsamında değerlendirildiği ve dava konusu işlemlerin bu hükme dayanılarak tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca 330 MWe toplam kurulu gücü ile Ağustos 2018'de geçici kabulü yapılan Çan-2 Termik Santralinin, Çanakkale İli, Çan İlçesi, ... Köyü'nde bulunan maden sahasına yakın bir alanda kurulduğu, 17/08/2018 tarihi itibarıyla, tesiste toplam çalışan sayısının taşeron işçiler dahil 761 kişi olduğu ve tesisin tam kapasite çalışmaya başlaması halinde bu sayının 1500ü bulacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mevcut kaynakların değerlendirilebileceği enerji tesislerinin yetersizliği nedeniyle, enerjide dışa bağımlı olan Ülkemizin enerji açığı değerlendirildiğinde, Devlet adına lisans verilmek suretiyle yapılan davaya konu enerji yatırımında, yatırımın yöre halkına sağlayacağı istihdam olanakları da göz önünde bulundurulduğunda, kamu yararı bulunduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta da, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle "Kamulaştırma" başlığını taşıyan 19. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kamulaştırma Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" ile ilgili "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verildiği belirtilerek, Çan-2 Termik Santalinin kurulmasında kamu yararı bulunduğuna karar verildiği, müdahil Şirketin başvurusu üzerine düzenlenen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında ise "mer'i mevzuat çerçevesinde söz konusu kamu yararı kararı verilmesi hususu Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yetki ve sorumluluğunda olduğu"nun belirtildiği görülmektedir.
Her ne kadar, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan kamu yararı kararı tanımında geçen "...veya açıkça yetki verilen birimler" ibaresinin, Danıştay Onyedinci Dairesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/6020, K:2015/6202 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş ise de; "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kamulaştırma Dairesi Başkanlığınca alınan kamu yararı kararının, Danıştay Onyedinci Dairesinin anılan iptal kararından önce alındığı, söz konusu kamu yararı kararına karşı iptal davası açıldığına ve iptal edildiğine yönelik bir iddianın da ileri sürülmediği ve ayrıca 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi çerçevesinde, kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar kapsamında, mutlak tarım arazileri ile özel ürün arazilerinin amaç dışı kulanım taleplerine izin verme konusunda yetkili kılınan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca (Tarım ve Orman Bakanlığı), uyuşmazlık konusu tarım arazilerinin amaç dışı kullanım talebine, "kamu yararı" hususu talebin bir unsuru olarak incelenerek, projenin isabet ettiği uyuşmazlık konusu alanın, tarım arazisi olarak kullanılmasının mı yoksa termik santral sahası olarak kullanılmasının mı kamu yararına olacağı konusunda nihai bir değerlendirme yapılmak suretiyle izin verildiği anlaşılmaktadır.
Nitekim, dava konusu işlemler tesis edildikten sonra, 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesi, 25/11/2020 tarih ve 7257 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile başlığıyla birlikte değiştirilmiş ve elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin her türlü taşınmaz temini işlemleri konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun tam yetkili olduğu hususu açıkça düzenlenmiştir.
Öte yandan, "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın Danıştay Ondördüncü Dairesinin 17/10/2018 tarih ve E:2017/4450, K:2018/6190 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.
Bütün bu anlatılanlar çerçevesinde, "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi"nin, mer'i mevzuata göre yetkili idarece kamu yararı kararı alınmış yatırımlar kapsamında olduğu ve 5403 sayılı Kanun'da düzenlenen şartları taşıdığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin, kamu yararı kararına dayanan ve alternatif alanı bulunmadığı anlaşılan, santral sahasındaki 8,2564 hektarlık alanın, tarım dışı amaçla kullanılmasına izin verilmesine yönelik kısımlarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idareler ve davalı idareler yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne;
2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareler yanında müdahile iadesine,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. 03/02/2021 tarihinde, kesin olarak, 48,5998 hektarlık alan yönünden oybirliği ile, 8,2564 hektarlık alan yönünden oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesinde; mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı kurala bağlanmıştır. Ancak aynı maddede, sayma suretiyle belirtilen bazı amaçlar çerçevesinde, alternatif alan bulunmaması ve ilgili Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla, bu nitelikteki arazilerin, tarımsal üretim amacı dışında kullanılmasına müsaade edilmiştir. Nitekim, "Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar" da bu istisnai düzenlemelerden biri olarak öngörülmüştür.
Öte yandan, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle "Kamulaştırma" başlığını taşıyan 19. maddesinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna (EPDK) tanınan kamu yararı kararı verme yetkisinin, yalnızca, elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan, kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma taleplerine yönelik olduğu, 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında tarım dışı kullanım taleplerine konu plan ve yatırımları kapsamadığı açıktır.
Uyuşmazlıkta, EPDK Kamulaştırma Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile "Çan-2 Termik Santrali ve Kül Depolama Sahası Projesi" hakkında kamu yararı kararı alındığı belirtilmek suretiyle, proje sahasında bulunan taşınmazların tarım dışı kullanımının uygun olduğuna karar verilmiş ise de; anılan projenin ilgilisi olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca, söz konusu projenin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunduğuna yönelik alınmış bir kararın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin, santral sahasındaki 8,2564 hektarlık alanın, tarım dışı amaçla kullanılmasına izin verilmesine yönelik kısımlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, santral sahasındaki 8,2564 hektarlık alanın alternatifinin bulunmadığına yönelik Kurulumuz kararında yer verilen gerekçelere katılmakla birlikte, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ısrar kararının, santral sahasındaki 8,2564 hektarlık alan yönünden, yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, Kurulumuz kararının bu kısmına katılmıyoruz.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi