8. Hukuk Dairesi 2012/6772 E. , 2012/10985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Marmaris 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.04.2011 gün ve 509/185 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde, vekil edeninin davalılar ile birlikte ...Tarım mirasçısı olduğunu, muristen intikal eden 36 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu müvekkiline bırakıldığını ve buna ilişkin 11.05.2007 tarihli belgenin düzenlendiğini açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, murisin terekesinin taksim edilmediğini, aynı yönde açılan bir kısım davalar ile terekenin taksim edilmediğinin ispatlandığını, mirasçıların taşınmazların taksimi hususunda görüşmekle birlikte davacının diğer mirasçılara tapuda devir borcunu yerine getirmediğini ve bu nedenle anlaşmanın sağlanamadığını, davacının tutunduğu belgenin, miras taksim sözleşmesi niteliğinde olmadığını, belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... 15.02.2011 tarihli yargılama oturumunda, belgedeki imzanın kendilerine ait olduğunu ancak bu sözleşme ile yalnızca davacıya evinin bulunduğu yerin verildiğini; davalı ... 19.04.2011 tarihli yargılama oturumunda sunulan belgeyi hiç görmediğini, davacıya sadece yaptığı ev ve işyerini kiraya verebilmesi için belge imzaladığını açıklamıştır. Davalılar vekili yazılı savunmasında, ortak mirasbırakanın terekesinin taksim edilmediğinin taraflar arasında görülen diğer davalar sonucunda ispatlandığını, taraflar arasında taksime ilişkin görüşmeler yapılmakla birlikte davacının diğer mirasçılara tapuda devir borcunu yerine getirmediğinden anlaşmanın sağlanamadığını, davacının tutunduğu belgenin sonradan hazırlandığını veya imzaların taklit
edildiği ya da belgenin değiştirildiğini düşündüklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dayandığı taksim sözleşmesinde, davacının imzasının bulunmaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu, bu nedenle diğer mirasçıların imzalarının incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılmak mümkün değildir. Şöyle ki, dosya arasındaki Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.06.2009 tarih ve 2009/326 Esas, 2009/484 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre, ...Tarım 13.12.1987 tarihinde vefat ederek geriye mirasçı olarak eşi ... ve çocuklarını bırakmıştır. ..."ın 23.04.2006 tarihinde, murisin oğlu ve aynı zamanda davalı ..."in eşi ..."ın 25.01.1997 tarihinde vefatıyla davacı ve davalılar mirasçı olarak kalmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesine ekli olarak sunduğu 11.05.2007 tarihli "belge" başlıklı fotokopide, davaya konu 36 parsel sayılı taşınmazın "kardeşler arasındaki mal paylaşımında davacıya intikal ettiği" açıklanmaktadır. Düzenlenme tarihi itibariyle murisin tüm mirasçılarının ad ve soyadları ile imza ve parmak izlerinin bulunduğu belgenin iki aza ve köy muhtarınca tasdik edildiği görülmüştür. Saptanan bu somut olgular karşısında, mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak hüküm kurulması gerekirken, davacı tarafından sunulan belgenin aleyhine delil olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18.40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.