
Esas No: 2015/5100
Karar No: 2015/5100
Karar Tarihi: 23/1/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
ABDULBAKİ BİNGÖL VE İSA BİNGÖL BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2015/5100) |
|
Karar Tarihi: 23/1/2019 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Engin
YILDIRIM |
Üyeler |
: |
Recep
KÖMÜRCÜ |
|
|
Muammer
TOPAL |
|
|
M. Emin KUZ |
|
|
Rıdvan GÜLEÇ |
Raportör |
: |
Hüseyin
MECEK |
Başvurucular |
: |
1. Abdulbaki
BİNGÖL |
|
|
2. İsa
BİNGÖL |
Vekili |
: |
Av. Mahmut
KAÇAN |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, yakalama sırasında kötü muamele yasağının ihlal
edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/3/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve
esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına
(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda
bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve ekindeki belgelerle Ulusal Yargı Ağır Bilişi
Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:
A. Genel Bilgiler
9. 1971 doğumlu başvurucu Abdulbaki Bingöl, diğer başvurucu İsa
Bingöl"ün oğludur. Başvurucular, Çaldıran ilçesi Soğuksu köyünde ikamet
etmektedir.
10. 13/8/2013 tarihinde saat 22.00’de tanzim edilen tutanakta
yer alan bilgilere göre kimliği belirsiz yirmi atlının sınırdan geçerek
kaçakçılık yapacağı yönünde sınır koruma piyade birliğinden gelen ihbar üzerine
Çaldıran İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı askerler şüphelileri yakalamak için
göreve çıkmıştır.
11. Saat 23.35’te düzenlenen Olay Yeri Görgü ve Tespit
Tutanağına göre başvurucu Abdulbaki Bingöl, kolluk görevlilerine direnmiş ve
hakaret etmiştir.
12. Başvurucu Abdulbaki Bingöl 14/8/2013 tarihinde saat 01.00’de
gözaltına alınmıştır.
13. Başvurucu Abdulbaki Bingöl hakkında görevi yaptırmamak için
direnme ve hakaret suçlarından adli kolluğun hazırladığı fezleke Çaldıran
Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) gönderilmiştir. Savcılık 2013/485 sayılı
dosya üzerinden soruşturma başlatmıştır.
B. Başvurucu Abdulbaki
Bingöl Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Yapılan
Soruşturma
14. 13/8/2013 tarihinde saat 23.35’te kolluk tarafından
düzenlenen tutanakta yer alan bilgilere göre köye atlıların giriş yaptığı
görülünce jandarma devriye aracıyla köye gidilmiş, kimliği belirsiz atlıların
yakalanmasına çalışıldığı sırada Abdulbaki Bingöl65… plakalı araçla jandarmanın
yolunu kapatarak kaçakçıların yakalanmasına engel olmuştur. Bunun üzerine Araç
Komutanı J. Asb. A.Ö. tarafından kimlik bilgileri istenen başvurucu Abdulbaki
Bingöl “Sen kim oluyorsun kimliğimi sana
vereceğim, bu saatte köyde ne arıyorsunuz, ekmek parası da mı kazanmayalım, ben
kaçakçıyım” diye bağırmıştır. Araç şoförüne kimliğini beyan etmesi
gerektiği, ana yolda atların gelişini beklerlerken önlerinden sekiz kez geçtiği
başvurucuya söylenmesine rağmen kimliğini beyan etmemesi ve araçla hareket
etmeye çalışması üzerine kendisine üç defa dur ihtarı yapılmış fakat başvurucu
kaçmıştır. Araç takip edilerek şahsın evinin önüne gelindiğinde kalabalık bir
grubun beklediği görülmüştür. Daha sonra Abdulbaki Bingöl, yanındaki
kalabalıkla devriye aracının etrafını sarmış; J. Asb. A.Ö. araç sürücüsünün
kimliğini beyan etmesini istediğinde “Sen
kim oluyorsun da benden kimliğimi istiyorsun, daha önceden de benim malımı
yakaladın daha ne istiyorsun be o… çocuğu, seni sinkaf ederim, benden kimlik
alacak adam daha yoktur” diyerek sözü edilen kolluk görevlisinin
koluna vurup onu yaralamış, yakasından çekmiş, kolundan tutarak araçtan
indirmeye çalışmış, görevini yapmasına engel olmuş ve hakaret etmiştir. Kalabalığın
çoğalması ve bazı kişilerin yerden taş alması üzerine daha emniyetli olan
Soğuksu köyü girişinde takviye kuvvet beklenmiştir. Destek kuvvet beklenirken
köyde bulunan zırhlı araç bir grup köylü tarafından taşlanmıştır. Olay sonrası
takviye kuvvet olarak J. Uzm. Çvş. B.E.Ş. gelmiştir. Devriye kuvvetlerinin
yanına çağrılan şüpheli “Beni
götüremezsiniz, ben bir şey yapmadım, sadece kaçakçıyım” demiş,
devriye aracına bindirildiği sırada J. Uzm. Çvş. B.E.Ş.ye dirsek atmış, J. Er M.T.nin boğazını sıkmış, küfürlü cümlelerle devriye
ekiplerine mukavemette bulunmuştur.
15. Çaldıran Devlet Hastanesi 14/8/2013 tarihinde yaralı kolluk
görevlileri hakkında rapor tanzim etmiştir. Raporda;
i. J. Uzm. Çvş. B.E.Ş.nin karın
ağrısı, bulantı ve kusma şikâyetiyle geldiği, sağ alt kadranda hiperemi (kanlanma)
oluştuğu belirtilmektedir.
ii. J. Asb. A.Ö.nün
sağ omuz ve sağ kolunda hiperemi bulunmaktadır.
iii. J. Er M.T.nin boynunda 6 cm
tırnak izi mevcuttur.
16. Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı
hakaret suçlarından Cumhuriyet savcısının kararıyla saat 01.00’de gözaltına
alınan başvurucu, saat 15.00’te gözaltından çıkarılmıştır.
17. Başvurucu Abdulbaki Bingöl, Çaldıran Sulh Ceza Hâkimliğinin
14/8/2013 tarihli kararıyla, atılı suçlardan adli kontrol altına alınmıştır.
Başvurucu, savunmasında suçlamaları kabul etmemiştir.
18. Savcılık 15/8/2013 tarihinde başvurucu Abdulbaki Bingöl’ün
anılan suçlardan cezalandırılması istemiyle Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesine
(Mahkeme) kamu davası açmıştır. İddianamede J. Asb. Çvş. A.Ö., J. Uzm. Çvş.
B.E.Ş. ve J. Er M.T. müşteki olarak gösterilmiştir.
19. Mahkeme 11/4/2017 tarihinde (bireysel başvuruda
bulunulduktan sonra) başvurucu Abdulbaki Bingöl’ün her iki suçtan mahkûmiyetine
ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Kararda, olayın
Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağında belirtildiği şekilde gerçekleştiği kabul
edilmiştir.
20. Bu karar 11/1/2018 tarihinde itiraz edilmeksizin
kesinleşmiştir.
C. Başvurucu Abdulbaki
Güngör’ün Yaralanması Konusunda Kolluk Görevlileri Hakkında Yapılan 2013/488
Sayılı Soruşturma
21. Başvurucu İsa Bingöl’ün şüpheli J. Erler N.Ş., M.T., M.A. ve
Y.İ. ile J. Asb. A.Ö. hakkında verdiği 15/8/2013 tarihli şikâyet dilekçesi
üzerine 2013/488 sayılı soruşturma başlatılmıştır. Oto Yedek Parçacısı İ.A. ve
Tamirci M.F.Y., şikâyet dilekçesinde tanık olarak gösterilmiştir.
22. Çaldıran Devlet Hastanesince nezarethaneye giriş için
14/8/2013 tarihinde saat 13.38"de düzenlenen raporda başvurucu Abdulbaki
Güngör’de darp ve cebir izi bulunmadığı belirtilmiştir.
23. Diğer başvurucunun darp iddiası ve adli raporu
bulunmamaktadır.
24. Başvurucu İsa Bingöl 27/2/2014 tarihinde kollukta şu beyanda
bulunmuştur:
“Ben
13.08 2013 tarihinde saat 22 00 sıralarında oğlum Abdulbaki ile birlikte
Çaldıran merkez ilçesinde motor tamircisi [M.F.Y.] isimli kişinin yanında idik. Daha sonra Soğuksu
köyüne oğlum Abdulbaki ile birlikte [65…] plakalı aracı ile köye girdik. Köye girdimizde jandarmalar bizi
durdurdu. Kimlik sordu daha sonra komutan hiçbir şey söylemeden oğlum
Abdulbaki’yi atın arabaya dedi ve jandarmalar oğlumu benim yanımda alıp
götürdüler, neden götürdüklerin bilmiyorum. Daha sonra karakola geldim yüzbaşı
ile görüştüm. Olayda benim oğlum Abdulbaki’nin görevli memura direndiğini
söyledi, daha sonra oğlum Abdulbaki’yi Muradiye ilçesindeki nezarete aldılar ve
14.08.2013 tarihinde serbest bıraktılar…”
25. Şüpheliler (beş şüpheli) hakkında yapılan 2013/488 sayılı
soruşturma 24/6/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla
sonuçlanmıştır. Karar başlığında yalnız İsa Bingöl müşteki olarak
gösterilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Müştekinin
suç tarihinde Çaldıran İlçesi Soğuksu köyünde jandarma devriyeleri tarafından
oğlu Abdulbaki Bingöl"ün göz altına alınıp darp edildiğini söylemesi üzerine
Başsavcılığımız tarafından soruşturma başlatılmış ise de yapılan soruşturma
neticesinde o saatte olay yerinde devriye görevindeki bütün kolluk görevlilerin
ifadeleri alınmış olup, hem mağdurun [adli muayene] raporunda herhangi bir darp ve cebir izine
rastlanılmadığı, hem de tarafların ifadeleri doğrultusunda böyle bir suçun
işlendiğine dair müştekinin soyut ifadeleri dışında bunu destekler nitelikte
hiçbir delil bulunmadığı, bunun yanında olayın mağdurunun müştekinin beyanını
destekler mahiyette ifade dahi vermediği anlaşıldığından;
Şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer
olmadığına, karardan bir suretin müşteki ve şüphelilere tebliğine, ifadesi
alınmayan mağdura tebliğe yer olmadığına [karar
verilmiştir.]”
26. Bu karar Temmuz 2014’te başvurucu İsa Bingöl’e tebliğ
edilmiştir. Tebligat fotokopisi okunaklı olmadığından hangi gün tebliğ edildiği
tespit edilememiştir. Karara itiraz edildiği yönünde başvuru formu ekinde ve
UYAP kayıtlarında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
D. Başvurucu Abdulbaki
Güngör’ün Yaralanması Konusunda Yapılan 2014/322 Sayılı İkinci Soruşturma
27. J. Asb. A.Ö. hakkında, ne şekilde soruşturmaya kaydedildiği
UYAP kayıtlarından ve Savcılıktan istenen bilgilerden anlaşılamayan ikinci bir
soruşturma daha yürütülmüştür. İncelenen başvurunun konusunu 2014/322 sayılı bu
soruşturma oluşturmaktadır. 2013/322 sayılı soruşturmada şüpheli olan diğer
dört kolluk görevlisinin bu soruşturmaya dâhil edilmediği anlaşılmıştır.
28. 2013/488 sayılı soruşturma dosyasının bir suretinden başka
hiçbir belgenin kayıtlı olmadığı bu soruşturma, 26/11/2014 tarihinde
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmıştır. Başvurucu İsa Bingöl
dosyada müşteki olarak gösterilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“Müşteki
İsa Bingöl"ün 14.08.2013 tarihli şikayet dilekçesinde 13.08.2013 tarihinde
akşam saat 21:00-22:00 arasında Çaldıran ilçesinden köylerine dönerken
evlerinin önünde Jandarma tarafından araçlarının durdurularak aracı süren oğlu
Abdulbaki Bingöl"ü Jandarmanın alarak sebepsiz yere Muradiye ilçesine
götürdükleri ve oğlu Abdulbaki Bingöl"e darp ve cebir uygulandığından bahisle
şikayetçi olması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmış
ise de yapılan soruşturma neticesinde alınan tanık, şüpheli beyanları ve tüm
tahkikat evrakına göre Abdulbaki Bingöl isimli şahsın 13.08.2013 günü saat
20:00 sıralarında Soğuksu Piyade karakolundan 20 adet kaçak sigara taşıyan atlı
bir grubun soğuksu köyüne geleceği ihbarı alınması üzerine Çaldıran İlçe
Jandarma Komutanlığı görevlilerinin saat 20:20 "de Soğuksu köyüne gittiği,
Soğuksu köyü içinde geçen Çaldıran Doğubayazıt karayolu kenarında beklerken [65…] plakalı araç İlçe Jandarma Görevlilerinin önünden
sekiz kez geçmiş yine görevlilerin atlıları köy içinde kovlarken Abdulbaki
Bingöl"ün evinin 50 metre kadar mesafede aracı yola yan bir şekilde çevirerek
görevlilerin yolunu kesip atlıların kaçmasını engelledikleri için Cumhuriyet
Savcısının [F.D.] talimatı
üzerine Abdulbaki Bingöl isimli şahıs gözaltına alınmış olup, Çaldıran İlçesindegözaltında bulundurulabilecek herhangi bir
nezarethane olmadığından şahsın Muradiye İlçesine götürüldüğü, yine Şahsın
alınan doktor raporlarındadarp cebir izine
rastlanmadığı, böyleceyasal görevini yapmakta olan
şüphelinin üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından;
Şüpheli hakkında kamu adına KOVUŞTURMAYA YER
OLMADIĞINA,
Kararın müştekiye ve şüpheliye ayrı ayrı
tebliğine [karar verilmiştir.]
…”
29. Bu karara başvurucular vekili tarafından yapılan itiraz,
Erciş Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/1/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
30. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86.
maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Kasten
yaralama
Madde 86- …
(2) (Ek
fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama
fiilinin kişi üzerindekietkisinin basitbirtıbbîmüdahaleyle
giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3)
Kasten yaralama suçunun;
…
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle,
…
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
31. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun
karar tarihinde yürürlükte olan hâliyle 172. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Kovuşturmaya
yer olmadığına dair karar
Madde 172 - (1)
Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için
yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının
bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar,
suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye
bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2)
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana
çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
…”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
32. Mahkemenin 23/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
33. Başvurucular; başvurucu Abdulbaki Bingöl’ün kötü muameleye
maruz kaldığı olayda Çaldıran İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı askerler
hakkında aynı birim tarafından soruşturma işlemlerinin yaptırılması ve savcının
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda (KYOK) eylemi basit yaralama suçu
olarak vasıflandırmasının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesini zedelediğini,
yakalamanın savcıya haber verilmeden yapıldığını, Abdulbaki Bingöl’ün
Çaldıran’da yakalanmasına karşın Muradiye ilçesinde nezarethaneye alındığını,
yakalamadan sonra nezarethaneye giriş raporunun on altı saat sonra alındığını,
yapılan bu muayenenin de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği
İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı, Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların
Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi İçin El Kılavuzu"na
(İstanbul Protokolü) uygun olmadığını, işkence iddiasından sonra ise hiçbir
adli muayene yaptırılmadığını, Savcılık tarafından hiçbir esaslı işlem
yapılmadığını ve delil toplanmadığını, olayın mağduru olmasına karşın Abdulbaki
Bingöl’ün bu sıfatla ifadesinin alınmadığını, tanık araştırması ve keşif
yapılmadığını, altı jandarma görevlisi olmasına karşın yalnız biri hakkında
karar verildiğini, gerek KYOK gerekse buna yapılan itiraz üzerine verilen
kararların gerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa"nın 17. ve 36. maddesinde güvence
altına alınan kötü muamele yasağı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini
ileri sürmüşlerdir.
34. Bakanlık görüşünde olayın özeti yapılmış, kovuşturmaya yer
olmadığı kararının gerekçesine ve kötü muamele yasağını ilgilendiren Anayasa
Mahkemesi içtihatlarına yer verilmiştir.
B. Değerlendirme
35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı
fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun
yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,
26/3/2013, § 16).
36. Başvurucuların kötü muamele iddiası hakkında Savcılıkça iki
kez soruşturma yapılmıştır. Bunlardan ilki olan 2013/488 sayılı soruşturma,
24/6/2014 tarihinde KYOK ile sonuçlanmıştır. Anılan karar, mağdur (başvurucu)
Abdulbaki Güngör’ün raporunda herhangi bir darp-cebir izi ve başvurucuların
ifadelerini destekler mahiyette bir delilin bulunmamasına dayandırılmıştır.
Başvurucu İsa Göngör’e tebliğ edilen bu karar itiraz
edilmeksizin kesinleşmiştir. Anılan karar diğer başvurucu Abdulbaki Güngör’e
tebliğ edilmemiş ise de başvurucunun bizzat kendisinin yaralandığını ileri
sürdüğü olayda şikâyetin -reşit olmasına rağmen- babası olan diğer başvurucu
tarafından yapılması, babasına yapılan tebligattan haberdar olmamasının mümkün
olmadığı da nazara alınmalıdır.
37. 2013/488 sayılı ilk soruşturmanın KYOK ile sonuçlanmasından
sonra Savcılık tarafından aynı konuda yapılan -ve ne şekilde başlandığı UYAP
kayıtlarından ve başvuru formu ekindeki belgelerden anlaşılamayan- 2014/322
sayılı ikinci soruşturma da, 26/11/2014’te KYOK ile
neticelenmiştir. Bu karara karşı başvurucular vekili tarafından yapılan itiraz
Erciş Sulh Ceza Hâkimliğince 26/1/2015 tarihinde reddedilmiştir.
38. Daha önce başvurulduğu ve reddedildiği için başarılı
olunmayacağı belli olan başvuru yoluna, yeni bir delil ileri sürmeksizin tekrar
başvurulması sonucu verilen karar üzerine yapılan bireysel başvurunun Anayasa
Mahkemesinin süre ve zaman bakımından yetkisi üzerinde bir etkisi
bulunmamaktadır (bkz. İbrahim Oğuz Yapar,
B. No: 2012/829, 5/3/2013, § 32; Seyithan
Akgül, B. No: 2013/5869, 7/1/2016, § 35; Ramazan Akpınar, B. No: 2014/13349, 4/4/2018, § 23).
39. Başvuru konusu olayda Çaldıran Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından verilen 26/11/2014 tarihli kararda, aynı olaya ilişkin olarak
önceden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve bu aşamadan sonra yeni
bir delilin meydana çıkmaması, Savcılık tarafından önceki soruşturma suretinin
dosyaya eklenmesi dışında farklı bir işlemin yapılmamasından dolayı ikinci
soruşturmada başarılı olunamayacağı bellidir. Nitekim ikinci soruşturma da
kolluğun sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirmesiyle neticelenmiştir.
40. Bu durumda somut olayda başvurucuların olaya ilişkin
2013/488 sayılı soruşturmada verilen 24/6/2014 tarihli kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararın Temmuz 2014 tarihinde tebliğ edildiği (tebligat parçası
okunaksız olduğundan Temmuz ayının hangi gününde tebliğ edildiği tespit
edilememiştir), bu karara karşı Anayasa Mahkemesine otuz günlük süre içinde
bireysel başvuruda bulunulduğunu gösteren bir bilgi ya da belge sunulmadığı,
2014/322 numaralı soruşturma sonucunda verilen 26/11/2014 tarihli kararın
başvuru süresine etkisi olmadığı da nazara alındığında başvurunun süre aşımı
nedeniyle kabul edilemez olduğu sonucuna varılmaktadır.
41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik
koşulları yönünden incelenmeksizin süre
aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçeyle;
A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ
OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 23/1/2019
tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.