
Esas No: 2021/17209
Karar No: 2022/3169
Karar Tarihi: 22.02.2022
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17209 Esas 2022/3169 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından verilen bir hüküm temyiz edilmiştir. Çocuk müdafisinin suç kastı olmadığına ve şaka amaçlı gerçekleştirilen fiilin suçu oluşturmayacağına karar verilmiştir. Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve cezanın haksız yere tayin edildiğine hükmedilmiştir. Temyiz itirazları reddedilmiştir. Kanun maddeleri olarak 5271 sayılı CMK'nın 302/1. ve 5271 sayılı Kanunun 304/2. maddeleri uyarınca kararın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesi ve dosyanın Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin, sübuta, suç kastı bulunmadığına, şaka amaçlı gerçekleştirilen fiilin atılı suçu oluşturmayacağına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, haksız yere ceza tayin edildiğine, katılan ... vekilinin, suça sürüklenen çocuk hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve indirim uygulanmaksızın ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılan ... vekilinin, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun eylemini cinsel saikle işlediğine, herhangi bir indirim uygulanamayacağına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2022 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
İlk Derece Mahkemesinin olayı kabulüne göre; mağdure ... ve SSÇ ...’in aynı okulda okudukları, mağdurenin olay günü arkadaşları olan ve tanık olarak dinlenen ..., ..., ... ile okula ait spor salonunda basketbol oynadıkları, basketbol oynayanlar arasında SSÇ ...'ın da olduğu, tarafların bir süre basketbol oynamaya devam ettikleri, daha sonra SSÇ’nin ve dava dışı olan tanık ...'ın mağdureyi spor salonunda bulunan temizlik odasına doğru şaka amacıyla iterek götürdükleri, kapıyı tutmak suretiyle kapattıkları ancak kilitlemedikleri, bu şekilde mağdureyi şaka amacı ile bir kaç dakika temizlik odasında tuttukları, daha sonra mağdurenin temizlik odasından kendi imkanları ile çıktığı, bu odadan çıktığı esnada okulun bitiş zilinin çalmış olması sebebiyle arkadaşlarının spor salonunda olmadığını farkettiği, ancak SSÇ’nin spor salonunda olduğunu gördüğü ve kendisine yapılan tatsız şakadan dolayı SSÇ’ye kızdığı, spor salonunda hırkasını aramaya başladığı esnada SSÇ'nin mağdureyi arkadan tutmak suretiyle sarıldığı, spor salonunda bulunan minderlere atmaya çalıştığı, mağdurenin buna engel olmaya çalıştığı, daha sonra SSÇ'nin mağdurenin giysilerinin üzerinden mağdurenin sol göğsünü sıktığı, vajinasını ellediği, bunun üzerine mağdurenin SSÇ’yi iteklediği ve elinden kurtulduğu olayda SSÇ’nin olay dışı tanık olarak dinlenen ... ile birlikte şaka amacıyla mağdureyi itekleyerek temizlik odasına götürüp kapıyı kapattıkları olayda her ne kadar SSÇ hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmışsa da mahkemenin doğru bir şekilde beraat kararına göre eylemin SSÇ’nin şaka amacı ile suç işleme kastı olmadan işlediği hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığı bu hususu mağdure ve tanıkların da kabul ettiği bu haliyle SSÇ’nin müsnet suçu kasıtla işlemediği, SSÇ’nin mağdureye yönelik temizlik odasından kendi imkanları ile dışarı çıktıktan sonra gerçekleştirdiği eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve bu esnada da herhangi bir hürriyetten yoksun kılma eyleminin bulunmadığı, SSÇ’nin mağdureyi tutmasının kendisine yönelik gerçekleştirdiği sarkıntılık eylemi ile sınırlı olarak işlenmiş olması karşısında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesince SSÇ'nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine ilişkin kararın kasıt yokluğu nedeniyle oluşmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.22.02.2022
Muhalif Üye
...
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.