16. Hukuk Dairesi 2018/1623 E. , 2020/5873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacılardan çekişmeli taşınmazın murislerinden taksim, bağış veya satış gibi yollardan biriyle intikal edip etmediğinin sorulup belirlenmesi, aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunun anlaşılması halinde işin esasına girilerek, davalı Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 2000 yılına kadar zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması"" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bir kısmı üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği, bir kısım bölümlerinin ise farklı taşınmazlar içerisinde kaldığı ve bu parseller yönünden açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamında, çekişmeli taşınmazda, davalı Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 2000 yılına kadar zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılması hususlarına işaret edilmesine rağmen, dava konusu taşınmaz bölümleri fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda denetime elverişli şekilde tam olarak gösterilmemiş, krokide yargılama sırasında imar uygulaması sonucu oluşan parseller gösterilmiş, 1985 tarihli hava fotoğrafını inceleyen harita mühendisi bilirkişileri raporunda, harflendirmek suretiyle gösterdikleri kısımlar dışında belirtilen tarihteki hava fotoğrafında herhangi bir kullanımın olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen belirtilen bölümlerin dava konusu taşınmaz içerisinde kalıp kalmadığı açıklattırılmamış, taşınmaz bölümlerinin niteliğini belirlemekten uzak ziraatçi bilirkişi raporu ile tanık ve yerel bilirkişilerin soyut beyanları hükme esas alınmış; böylelikle bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümlerini gösteren, davalı Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 2000 yılından 20-25 yıl öncesine ait zaman dilimine ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına konulduktan sonra, taşınmaz bölümleri başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki keşfe katılan bilirkişilerden farklı üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğu, taşınmaz bölümleri üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliğini, kullanım durumunu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar-ihya edilip edilmediğini önceki tarihli ziraatçi bilirkişi kurulu raporunu da irdeler şekilde tarımsal niteliğini açıklayan, taşınmaz bölümlerinin komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve maddi verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisleri kuruluna yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ile dosya arasında bulunan hava fotoğrafı üzerinde stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak, taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz bölümlerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli, fen bilirkişisinden ise, keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlenmesi istenilmeli ve böylelikle dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar yararına davalı Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılıp incelenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.