Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2019/106
Karar No: 2020/44

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/106 Esas 2020/44 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2019/106 E.  ,  2020/44 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 221-462


    Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, sanıklar ... ve ... hakkında ise görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince 15.01.2013 tarih ve 427-3 sayı ile sanıkların beraatine ilişkin verilen hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 09.04.2018 tarih ve 2062-2416 sayı ile;
    "...b- Avukat olan sanıklar ... ve ..."nun katılanların davalı ve vekilinin, ..."ın davacısı olduğu Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esasına kayden görülen alacak davası sırasında katılanların tapu kayıtları itibarıyla malik oldukları açıkça bilindiği hâlde, katılanlar tarafından vekil tayin edilen sanık ... ... tarafından davacıya verilen 500.000 TL bedelli senedi tanzim etmek ve davacının oğlu sanık ..."a da 450.000,00 TL ödeme yapılmasını gerçekleştirilmek maksadıyla davacının davasından feragat etmesini sağladıkları, tevkilen vekili oldukları katılanlar aleyhlerine olacak şekilde, feragat nedeniyle davanın reddine dair Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 30.01.2008 tarihli ve 2006/333 esas, 2008/9 karar sayılı kararın verilmesine sebebiyet vermek suretiyle belirtilen eylemleri işledikleri sanıkların savunmaları ve dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinin sabit olduğunun kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükümlerinin tatbiki yerine yazılı şekilde beraatleri yönünde hükümlerin tesisi,
    c- Sanık ..."ın baştan beri katılanlara ait kamulaştırma bedelini alabilmek maksadıyla, sanık ... ..."un İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı"ndan çek mukabili aldığı kamulaştırma bedelinden 450.000 TL"yi Halk Bankası Rıhtım Şubesinde bulunan hesabına yatırılmasını sağlamak suretiyle haksız menfaat elde ettiği dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat hükmünün tesisi," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi ise 03.10.2018 tarih ve 221-462 sayı ile bozmaya direnerek sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ... ve ... hakkında ise görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükümleri vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2019 tarihli ve 88118 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle dosyanın gönderildiği Yargıtay 15. Ceza Dairesince 18.02.2019 tarih ve 289-827 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi nedeniyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık ... ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar Emin İmer, Ayla Doğan, ... ve ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümleri Özel Dairece onanmak, sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları mercisince itirazın reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş ve sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın ölümü nedeniyle düşme kararı verilmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
    1- Sanık ..."a atılı nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ... ve ...’ya atılı görevi kötüye kullanma suçlarının yasal unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olup ayrıca,
    2- Sanıklar ... ve ..."nun eylemlerinin daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bakımından eksik araştırma ile karar verilip verilmediğinin; eksik araştırma ile karar verilmediği sonucuna ulaşılması hâlinde bu suçlara ilişkin dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin,
    3- Sanık ... hakkında ise Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca, Yerel Mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının,
    Değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Arnavut uyruklu olan ..., ... ve ... tarafından Üsküdar"da bulunan ve kendilerine miras kalan taşınmaz ile ilgili işlemleri yapmak üzere Arnavutluk Cumhuriyeti Tiran Noterler Odasınca düzenlenen 15.08.2009 tarihli ve 5534-1260 sayılı vekaletname ile katılan ... ..."nın yetkilendirildiği ve katılan ... ..."nın da Beyoğlu 10. Noterliğinin 06.01.2010 tarihli ve 536 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Av. ..."i vekil tayin ettiği,
    Av. ..."in 06.01.2010 havale tarihli dilekçesi ile; İstanbul Büyükşehir Belediyesinde müdür olarak çalışan sanık ..."ın 2003 yılı içinde Arnavutluk"a gidip ..., ...ve Arsino"dan aldığı vekaletname ile adı geçenlere ait olan ve Üsküdar"da bulunan taşınmazın kamulaştırılması kararı alınmasını sağlayıp çıkar elde ettiğini, Halkbankası Kadıköy Rıhtım Şubesindeki hesabına 450.000 TL yatırıldığını, birlikte hareket ettiği inceleme dışı sanık ... ..."dan 1.000.000 TL istediğini, bunun sebebinin elde edilen menfaatin paylaşılması olduğunu, sanık ..."in ayrıca Türkiye"deki işlemler için gerekli olduğunu söyleyip ..., ...ve Arsino"dan taşınmazın değeri ile ilgili aldığı 17.07.2003 tarihli noter dairesi bildirisine babası olan inceleme dışı sanık ..."ın ismini araziyi alan taraf olarak eklediğini ve bu belgeye dayanarak avukat olan sanık ... vasıtasıyla dava açtığını, sanık ..."ın sahte olan bu belgeyi "Aslı gibidir" seklinde tasdik ederek mahkemeye sunduğunu, avukat olan diğer sanık ..."in, inceleme dışı sanık ..."un sahte vekaletnamelerle kamulaştırma bedelinin 1.300.000 TL"sini çekmesine aracılık ettiğini ve sanık ..."in Halkbankası Kadıköy Rıhtım Şubesindeki hesabına 200.000 TL yatırıldığını, ayrıca Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2006/333 Esas sayılı davada ..., ...ve Arsino"nun menfaatini koruması gerekirken sanık ... ile inceleme dışı sanıklar ...ve ... arasındaki menfaat pazarlığına aracılık edip inceleme dışı sanık ..."a 500.000 TL tutarındaki senedi bizzat düzenleyerek verdiğini, bu nedenle inceleme dışı sanık ..."ın davasından feragat etmesini sağladığını belirterek ..., ...ve Arsino vekili katılan ... ... adına şikâyetçi olduğu,
    Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca Av. ..."in şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında;
    İstanbul Barosu Başkanlığına hitaben 11.01.2010 tarihli yazı ile; sanıklar... ve ..."inn 2004 yılından itibaren baroya kayıtlı avukat olup olmadıkları, kayıtlı avukat iseler açık kimlik ve adres bilgileri ile sicil numaralarının,
    İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu Başkanlığına hitaben 08.01.2010 tarihli yazı ile; Üsküdar ilçesi, Toygarhamza mahallesi, Çavuşdere sokakta bulunan 52 pafta, 236 ada, 82 parsel sayılı taşınmazda 17/20 hisseye ait kayyımlık dosyasında mevcut ibraz edilen vekaletler ve dilekçeler dahil tüm belgelerin,
    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına hitaben 08.01.2010 tarihli yazı ile; suça konu taşınmazın kamulaştırma dosyasında mevcut tüm belge suretlerinin ve kamulaştırma bedeline yönelik ödemeler ile vekaletname suretlerinin,
    Halkbankası Kadıköy Rıhtım Şubesine hitaben 11.01.2010 tarihli yazı ile; sanıklar Güven ve ... ile inceleme dışı sanık ... adına şube nezdinde açılmış hesap bulunup bulunmadığının bildirilmesi ile adı geçenlere ait hesapların 01.01.2008 tarihinden itibaren tüm cari hesap dökümlerinin, hesaplara yönelik olarak verilmiş tüm yazılı talimatların veya şube aracılığıyla yapılan tüm havale ve EFT"lerin alıcı ad soyad ve hesap numaralarının,
    Vakıfbank Nuruosmaniye Şubesine hitaben 11.01.2010 tarihli yazı ile; şube nezdindeki 18035101 nolu hesaba İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yatırılan kamulaştırma bedellerinin hangi tarihte ve ne miktarlarda yatırıldığının ve bu hesaptaki paranın kim veya kimlerin talimatıyla hangi hesaba aktarıldığının bildirilmesi ile şubeye verilmiş yazılı talimatların suretinin,
    Vakıfbank Kadıköy Çarşı Şubesine hitaben 11.01.2010 tarihli yazı ile; ... isimli şahıs tarafından açılmış 00158007286499078 nolu hesap veya bu şahıs tarafından şubede kendi adına veya vekaleten başka şahıslar adına açılmış hesaplara ait 01.01.2006 tarihinden itibaren tüm cari hesap dökümlerinin, ... tarafından ... adına açılan 1011884, ... adına açılan 1011883 ve ... adına açılan 1011885 hesaplara 16.02.2007 tarihinde yatırılan paralara ait cari hesap dökümlerinin, ... tarafından açılmış hesaplarda mevcut paraların transfer edildiği hesapların cari hesap dökümlerinin, bu hesaplara ait müşteri dosyalarına ibraz edilen tüm vekalet ve talimat evrak suretlerinin,
    Gönderilmesinin, ayrıca;
    Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben 08.01.2010 tarihli yazı ile; 12.09.2002 tarihli ve 2002/28-638 sayılı karara ilişkin dosyanın,
    Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben 08.01.2010 tarihli yazı ile; 31.01.2006 tarihli ve 2005/14 Esas, 2006/64 Karar sayılı karara ilişkin dosyanın,
    Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben 19.01.2010 tarihli yazı ile; 2006/325 esas sayılı dosyaya ait karar suretinin ve dava dosyası temyiz aşamasında dönmüş ise dosya aslının,
    İncelenip iade edilmek üzere gönderilmesinin ve;
    Adli emanet memurluğuna hitaben 11.01.2010 tarihli yazı ile; mühürlü zarf içerisinde bulunan 2010/358 soruşturma sayılı bir adet klasör içindeki belge asıllarının emanet kasasında saklanmasının,
    İstenildiği,
    Üsküdar Cumhuriyet Başsacılığınca, sanık ... ile inceleme dışı sanık ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmî belgede sahtecilik suçlarından düzenlenen 11.11.2010 tarihli ve 9171-765 sayılı iddianamenin deliller kısmında; vekaletname, beyanname ve sözleşme asılları, banka hesap durum listeleri, tercüme suretleri, Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/28, Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/14, Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 Esas numaralı dava dosyaları, İstanbul Defterdarlığı Kayyımlık Bürosu evrak suretleri, mahkeme karar örnekleri ile adli emanet kasasında mevcut belge asıllarının delil olarak gösterildiği,
    Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince 09.06.2011 tarih ve 159-207 sayı ile; sanıklar... ve ..."in İstanbul Barosu"na kayıtlı avukat olarak görev yaptıkları ve haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ile resmî belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılan sanık ..., inceleme dışı sanıklar ...ve ... ile birlikte hareket ettikleri, bu kapsamda sanık ..."ın, ...ve Maria"ya miras yoluyla intikal eden taşınmazla ilgili menfaat temin etmek isteyen sanık ..."in adı geçenlerden almış olduğu ve taşınmazın 650.000 Dolar karşılığında satışına rıza gösterdiklerine dair 17.07.2003 tarihli noter belgesine gerçeğe aykırı bir şekilde babası olan inceleme dışı sanık ..."ı "Araziyi satın alan taraf" olarak eklemek suretiyle sahtecilik yaptığını bildiği hâlde söz konusu sahte noter belgesi ve tercümesini "Aslı gibidir" diye onaylayıp inceleme dışı sanık ..."ın vekili sıfatıyla taşınmazın 650.000 Dolar karşılığında müvekkiline devir ve temlik edildiğinden bahisle taşınmazla ilgili tüm hak ve alacakların müvekkiline ait olduğunun tespiti ile taşınmazın kamulaştırma bedeli olan 12.400.000 TL"nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesi istemiyle davalı Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas sayılı dosyası ile ...ve ...aleyhine alacak davası açtığı, bilahere ...ve ...tarafından vekil tayin edilen inceleme dışı sanık ..."un 01.02.2008 vade tarihli ve 500.000 TL bedelli senedi müvekkili inceleme dışı sanık ..."a vermesi ve sanık ..."e de 450.000 TL ödeme yapması karşılığında davadan feragat edilerek davanın reddine dair 30.01.2008 tarihli ve 2008/9 sayılı kararın verilmesini sağladığı; sanık ..."in de aynı taşınmazın kamulaştırma bedelini uhdesine geçirmek isteyen inceleme dışı sanık ..."un ...ve ...tarafından vekil tayin edildiğine dair 26.03.2007 tarihli vekaletnamenin gerçeğe aykırı şekilde Türkçe"ye tercüme edildiğini ve üzerine başka bir vekaletnamenin apostil şerhinin yapıştırıldığını bildiği halde, bu sahte vekaletname ve tercümesine istinaden Üsküdar 2. Noterliğinde düzenlettirdiği 27.09.2007 tarihli ve 24879 yevmiye sayılı vekaletname ile ...ve Maria"nın vekilliğini üstlendiği, inceleme dışı sanık ..."un bahsi geçen sahte vekaletname ile taşınmazın kamulaştırma bedeli olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Giderler Müdürlüğü"nden 1.300.000 TL ile ...ve ...adına Vakıflar Bankası Kadıköy Çarşı Şubesine yatırılan 3.200.000 TL"yi tahsil etmesini sağlayıp bunun karşılığında inceleme dışı sanık ..."tan 200.000 TL aldığı, ayrıca inceleme dışı sanık ..."ın davacısı olduğu alacak davası sırasında, inceleme dışı sanık ... tarafından inceleme dışı sanık ..."a verilen 500.000 TL bedelli senedi tanzim etmek ve sanık ..."e de 450.000 TL ödeme yapmak suretiyle inceleme dışı sanık ..."ın davasından feragat etmesini sağlayıp ...ve Maria"nın aleyhine olacak şekilde feragat nedeniyle davanın reddine dair kararın verilmesine sebebiyet verdiği iddialarıyla sanıklar... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davası açıldığı,
    Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2011 tarihli ve 247-450 sayılı kararı ile; sanıklar... ve ... hakkındaki kamu davasının sanık ... ve inceleme dışı sanıklar ...ve ... hakkında açılmış olan kamu davası ile birleştirildiği,
    Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/427 esas sayılı dosyasının 25.09.2012 tarihli duruşmasında; Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 Esas sayılı dosyasının incelendiği ve "..."ın vekili Av. ... aracılığı ile 21.12.2006 tarihinde Arnavutluk uyruklu 3 kişi ile ... ve... aleyhine Tiran Noterliğince düzenlenen 17.07.2003 tarihli sözleşme ile 650.000 Dolar karşılığı Üsküdar Toygarhamza mahallesi, 52 pafta, 236 ada, 82 parsel sayılı taşınmazın satımından dolayı kamulaştırılan taşınmaz bedelinin ödenmesi için dava açtığı, davacının 04.01.2008 tarihinde vermiş olduğu feragat dilekçesi nedeni ile mahkemece 30.01.2008 tarihinde 2008/9 karar ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verdiği, harç ve vekalet ücreti yönünden temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığının 16.12.2008 tarih, 2008/7510-14852 esas ve karar sayılı ilamı ile kararın onandığı ve kesinleştiği" hususlarına yer verildiği,
    Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2013 tarihli ve 427-3 sayılı kararı ile; suça konu taşınmazın 17/20 pay sahiplerinin gaip oldukları gerekçesi ile Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/28-637 sayılı ilamı ile İstanbul Defterdarının kayyum olarak tayin edildiği, mirasçılar vekili olarak Av. ..."un açtığı davada Üsküdar 2. Aile Mahkemesinin 2003/1013 esas ve 2004/11 sayılı kararı ile kayyum tayinine ilişkin kararın kaldırıldığı, taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 18.03.2004 tarihli ve 386 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına ve pazarlık sureti ile satın alınmasına karar verildiği, bu karar uyarınca 05.07.2006 tarihinde kayyuma ait hisseye 12.400.000 TL verilerek satılması konusunda anlaşmaya varıldığı ve taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına tapuya tescil olunduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından birinci ve ikinci taksit tutarı olan 6.400.000 TL"nin kayyum hesabına yatırıldığı, sonrasında kayyumluk kararının kaldırılmasına ilişkin Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/14 esas ve 2006/64 karar sayılı kararını ibraz eden ..."ın dilekçesi üzerine paranın bu kişinin Vakıfbank Kadıköy Çarşı Şubesindeki hesabına aktarıldığının sabit olduğunun kabul edildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    İnceleme dışı sanık ... ... soruşturma evresinde; sanık ..."i hemşehrisi olması nedeniyle tanıdığını, sanık ..."in Üsküdar"daki gayrımenkulü mal sahiplerinin satmak istediklerini, satışı sağladığı takdirde paranın yarısını alacağını söylediğini, tapu müdürlüğü ve belediyeden araştırma yaptığını, sonrasında avukat ..."u sanık ..."e önerdiğini, sanık ..."in bu avukata vekalet vererek yasal prosedürü başlattığını, bir süre sonra ... isimli şahsın ... ile görüşüp sanık ..."i azlettirdiğini ve aldığı vekaletname ile belediyedeki kamulaştırma işlemlerini yaparak araziyi 12.400.000 TL karşılığında belediyeye verdiğini, bu aşamalardan sonra sanık ..."in kendisine kamulaştırma bedelinden para almak için dava açtığını söyleyip birlikte hareket etmeyi teklif ettiğini, birlikte Arnavutluk"a gittiklerini ve ... ile görüştüklerini, döndükten sonra kendisinin tekrar Arnavutluk"a gittiğini ve ... ile birkaç gün beraber kaldığını, gayrımenkulün kamulaştırma bedelinin arttırılması ve kamulaştırma bedelini çekmek üzere vekaletname vereceğini söylediğini, bir süre sonra ..."un kargo ile Arnavutça ve Türkçe vekaletname gönderdiğini, bu vekaletname ile kayyum bürosuna ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine gittiğini, noter onayı gerektiği söylenince İstanbul 14. Noterliğinde tercüme yaptırdığını ve bu vekaletnameye istinaden Kadıköy Vakıfbank Şubesinde bulunan ve arazi sahiplerinin adına yaptırılmış olan 3.200.000 TL"yi çekerek kendi adına olan Akbank Üsküdar Şubesindeki hesaba, oradan da bir başka banka şubesine aktardığını, daha sonra parça parça çektiği paraları dolara çevirip 3-4 kez Arnavutluk"a giderek ..."a elden verdiğini, vekaletnamede sahtecilik yapmadığını, kamulaştırma bedelinin arttırılması için çalışma yapacağı sırada azledildiğini, ancak azledilmeden önce sanık ... ve inceleme dışı sanık ..."ın açtığı davadan haberdar olduğunu ve avukat olan sanık ..."e vekaletname verdiğini, davada sanık ... ve inceleme dışı sanık ..."a 500.000 TL tutarında bir borç senedi verdiğini, sanık ..."n de senedin arkasına davanın sonucunun bekleneceği şerhini yazdığını, senedi aldıktan sonra inceleme dışı sanık ..."ın davadan feragat ettiğini,
    Kovuşturma evresinde farklı olarak; yaklaşık 6 sene önce iş adamı olan bir arkadaşını ziyaret için Arnavutluk"a gittiğinde ... isimli kişi ile tanıştığını, ..."un kendisine Üsküdar"da miras kalan taşınmazın kamulaştırma bedelinin alınması konusunda daha önce Türkiye"de birkaç kişiye vekalet verdiğini, sonuç alamadığını söyleyip yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, kabul etmesi üzerine kargo ile 3 adet belgeyi gönderdiğini, belgeleri İstanbul 14. Noterliğinde tercüme ettirdiğini, sanık ..."e vekaletname verdiğini, olayların bundan sonra gerçekleştiğini,
    İnceleme dışı sanık ...; sanık ..."in oğlu olduğunu, inceleme dışı sanık ..."u da tanıdığını, Samandıra"da işlettiği çay bahçesine adını hatırlamadığı Arnavutluk vatandaşı bir şahsın tercümanıyla birlikte geldiğini ve arazisini satmak istediğini söylediğini, Üsküdar"da bulunan araziyi gidip gördüğünü, arazi 10 dönümden fazla olduğu için tamamını almaya ekonomik gücünün yetmeyeceğini, yarısını alabileceğini söylediğini ve kapora verdiğini, aralarındaki bu sözlü anlaşma çerçevesinde şahsa iki-üç parça hâlinde 260.000 Dolar ödediğini, ödemeye dair makbuz aldığını ancak makbuzu bulamadığını, ... aleyhine açtığı davada avukatı olan sanık ..."ın inceleme dışı sanık ... ile anlaşması üzerine davadan feragat ettiğini ve feragat nedeniyle ..."tan 500.000 TL tutarında bir senet aldığını, sanık ..."in ..."tan 450.000 TL"yi ne suretle aldığını bilmediğini, kendisinin Arnavutluk"a hiç gitmediğini, Tiran Noterliğince düzenlenmiş 17.07.2003 tarihli satış yetkisi veren vekaletnamenin altına "Araziyi satın alan taraf ..." ibaresini kendisinin yazmadığını ve imza da atmadığını, sanık ..."ın mahkemeye bu belgeyi ne şekilde ibraz ettiğini bilmediğini, araziyi 650.000 Dolara almadığını, sadece arazinin yarısı için 260.000 Dolar ödeme yaptığını, araziyi daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kamulaştırdığını,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık ...; 2002-2003 yılında Marmara Üniversitesi"nde yabancı dil eğitim alırken tanıştığı Arnavutluk"tan gelen bir kişinin Üsküdar"da arkabalarının eskilerden kalan bir arazilerinin olduğunu söylediğini, sonrasında Arnavutluk"a giderek arazi sahibi ... ile yüz yüze görüştüğünü, ..."un arazi ile ilgili sorunlarını halletmek istediğini öğrenince yardımcı olabileceğini söyleyerek tapudaki işlemler ile gerektiğinde satış yapmak gibi yetkileri içeren bir vekaletname aldığını, veraset ilamı alınması, kayyımlığın kaldırılması, icra takibinin kaldırılması gibi işlemleri yaptığını, ancak daha sonra azledildiğini ve ... isimli bir şahsa vekalet verildiğini, ayrıca ..."un vekalet verdiği bir başka kişinin de gayrimenkulü babası olan inceleme dışı sanık ..."a 650.000 Dolara sattığını, kendisinin bu satıştan ve satışla ilgili vekaletnameyi kimin düzenlediğinden haberinin olmadığını, bu tarihlerde inceleme dışı sanık ... ile tanıştığını, ..."un inceleme dışı sanık ..."a da vekaletname vermesi üzerine inceleme dışı sanık ..."ın inceleme dışı sanık Yusu"tan 500.000 TL istediğini,
    Sanık ...; 30 yıldır avukatlık yaptığını ve gayrimenkul hukuku ile uğraştığını, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde görevli bir kişinin davasına bakması nedeniyle sanık ... ile tanıştığını, sanık ..."in, Marmaray projesinin yapıldığı bir taşınmaza ilişkin olarak Arnavutluk asıllı bir kişinin bilgisi dahilinde bir dava getirdiğini, babası ile ilgili yapılan bir sözleşmeden bahsederek, 12.000.000 TL karşılığında taşınmazın kamulaştırıldığını, kayyumdan çıkartılan bu taşınmazın üzerlerine geçirildiğini ve kendisinin alacaklı olduğunu, taşınmaz sahipleri ile anlaştığını söylediğini, bunun üzerine Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/333 esas sayılı dosyasında alacak davası açtığını, davanın açılmasına ilişkin olan tüm orjinal belgeleri sanık ... ve babası olan inceleme dışı sanık ..."ın getirdiğini, getirilen belgeleri daha önceki kötü tecrübeleri sebebi ile yazıhanede kamera kayıtları ile kaydettiğini, gerektiğinde mahkemeye ibraz edebileceğini, 12.000.000 TL kamulaştırma tutarının 6.000.000 TL"sinin tahsil edilmiş olduğunu, dava harçlarını sanık ..."in ödediğini, kendisinin sanık ..."in başka davalarına da baktığını, getirilen belgelerin otantik belgeler olduğunu, asıllarıyla ile ilgili birşey bilmesinin mümkün olmadığını, daha sonra inceleme dışı sanık ... aleyhine 500.000 TL bedelinde bir senetle ilgili icra takibi yaptığını, tüm bu davalarla ilgili olarak 36.000 TL aldığını,
    Sanık ...; inceleme dışı sanık ... tarafından Üsküdar 2. Noterliğinin 27.09.2007 tarihli ve 24879 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edildiğini, dayanak vekaletnamenin gerçeğe aykırı tercüme edildiğini veya apostil şerhinin değiştirildiğini bilmediğini, Arnavutluk vatandaşlarından alınan vekaletin içeriğini bilmesinin mümkün olmadığını, sanık ..."ın Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın 31.10.2007 tarihli duruşmasına ve ondan sonraki duruşmalarına vekil sıfatı ile katıldığını, müvekkilin vermiş olduğu talimatlar doğrultusunda işini yaptığını, sadece davaları takip etme şeklinde sınırlı bir yetkisinin olduğunu, davanın tarafları olan inceleme dışı sanıklar ... ile..."ın kendisine vekaletname verilmeden önce aralarında anlaşmış olduklarını, ..."un davacıya verdiği 500.000 TL bedelli senedi tanzim etmediğini, davacının oğlu sanık ..."e 450.000 TL ödeme yapmadığını, davacının davasından feragat etmesini sağlamadığını, taşınmaz sahipleri adına Vakıflar Bankası Kadıköy Çarşı Şubesine yatırıldığı belirtilen 3.200.000 TL"nin tahsil edildiği dönemde vekil sıfatına haiz olmadığı gibi o dönemde inceleme dışı sanık ..."u da tanımadığını, vekil tayin edildiği dönemde taşınmaz sahipleri adına İstanbul Büyükşehir Belediyesi Giderler Müdürlüğü tarafından yatırılan 1.300.000 TL"nin tahsil edilmesi konusunda aracılık etmediğini, bu paranın tahsil edilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Giderler Müdürlüğüne kim tarafından başvuruda bulunulduğunun ve tahsil edildiğinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Giderler Müdürlüğünden istenecek evrakla ortaya çıkacağını,
    Savunmuşlardır.
    1- Sanıklar ... ve ..."ya atılı görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusunda sağlıklı bir hukuki sonuca ulaşılabilmesi bakımından öncelikle sanıklar ... ve ..."nun eylemlerinin daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bakımından eksik araştırma ile karar verilip verilmediği üzerinde durulmalıdır.
    Türk Ceza Kanunu"nun ikinci kitabının "Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler"e yer veren dördüncü kısmının "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı birinci bölümünde "Görevi kötüye kullanma" suçu 257. maddede;
    "(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (3) İrtikâp suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır" şeklinde düzenlenmişken, 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun"un birinci maddesi ile birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "Kazanç" ibareleri "Menfaat", birinci fıkrasında yer alan "Bir yıldan üç yıla kadar" ibaresi "Altı aydan iki yıla kadar", ikinci fıkrasında yer alan "Altı aydan iki yıla kadar" ibaresi "Üç aydan bir yıla kadar" ve üçüncü fıkrasında yer alan "Birinci fıkra hükmüne göre" ibaresi "Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile" biçiminde değiştirilmiş, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun"un 105. maddesi ile de üçüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.
    Maddenin, uyuşmazlıkla ilgili birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışlarla görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu aykırı davranış nedeniyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da haksız menfaat sağlanması ile oluşmaktadır.
    Buna göre ilk şart, kamu görevlisi olan failin yaptığı işle ilgili olarak kanun veya diğer idari düzenlemelerden doğan bir görevinin olması ve bu görevi dolayısıyla yetkili bulunmasıdır. Suçun oluşabilmesi için, norma aykırı davranış yetmemekte, fiil nedeniyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız menfaat sağlanması gerekmektedir.
    Anılan maddenin gerekçesinde; suçun oluşmasına ilişkin genel koşullar, "Kamu görevinin gereklerine aykırı olan her fiili cezai yaptırım altına almak, suç ve ceza siyasetinin esaslarıyla bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, görevin gereklerine aykırı davranışın belli koşulları taşıması hâlinde, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kamu görevinin gereklerine aykırı davranışın, kişilerin mağduriyetiyle sonuçlanmış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlamış olması hâlinde, görevi kötüye kullanma suçu oluşabilecektir" şeklinde vurgulanmış, öğretide de; TCK"nın 257. maddesindeki suçun oluşmasının, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi sonucunda kişilerin mağdur olması veya kamunun zarar görmesi ya da haksız menfaat sağlanması şartlarına bağlı olduğu, bu sonuçları doğurmayan norma aykırı davranışların, suç kapsamında değerlendirilemeyeceği açıklanmıştır (Mehmet Emin Artuk-Ahmet Gökçen-Ahmet Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Turhan Kitapevi, 11. Bası, Ankara, 2011, s. 913 vd.; Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s. 769; Veli Özer Özbek-Mehmet Nihat Kanbur-Koray Doğan-Pınar Bacaksız-İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Seçkin Yayınevi, 2. Bası, Ankara, 2011, s. 974).
    Norma aykırı davranışın maddede belirtilen sonuçları doğurup doğurmadığının saptanabilmesi için öncelikle "mağduriyet", "kamunun zarara uğraması" ve "haksız menfaat" kavramlarının açıklanması gerekmektedir.
    Mağduriyet kavramının, sadece ekonomik bakımdan uğranılan zararla sınırlı olmadığı, bireysel hakların ihlali sonucunu doğuran her türlü davranışı ifade ettiği kabul edilmelidir. Bu husus madde gerekçesinde; "Görevin gereklerine aykırı davranışın, kişinin mağduriyetine neden olunması gerekir. Bu mağduriyet, sadece ekonomik bakımdan uğranılan zararı ifade etmez. Mağduriyet kavramı, zarar kavramından daha geniş bir anlama sahiptir." şeklinde vurgulanmış, öğretide de; mağduriyetin sadece ekonomik bakımdan ortaya çıkan zararı ifade etmeyeceği, mağduriyet kavramının ekonomik zarar kavramından daha geniş bir anlama sahip olduğu, bireyin, sosyal, siyasi, medeni her türlü haklarının ihlali sonucunu doğuran hareketlerin ve herhangi bir çıkarının zedelenmesine neden olmanın da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. (Artuk-Gökçen-Yenidünya, s. 911 vd.; Koca-Üzülmez, s. 772; Özbek-Kanbur-Doğan-Bacaksız-Tepe, s. 974).
    Bu aşamada "asli norm" ve "tali norm" kavramları üzerinde de durulmasında yarar vardır.
    Yardımcı (tali) normlar, asli normlarla benzer hukuki yararları koruyan normlardır. Bu tür normlar, asli normların tatbik edilemeyeceği durumlarda kanunda boşluk oluşmasını engellemek amacıyla getirilmiş düzenlemelerdir. Asli-yardımcı norm ilişkisinin olduğu durumda fiile yardımcı norm değil asli norm uygulanacaktır. Bir normun yardımcı norm mu asli norm mu olduğunun, asli normun uygulanamadığı yerlerde başvurulan bir norm olmasından anlaşılması bir yana, düzenleme içinde, "fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde", "kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında" ve "eylemin başka bir suç oluşturmaması hâlinde" gibi ifadelerin yer alıp almamasına göre de belirlenmekte, bu gibi ifadelerin yer aldığı normların yardımcı norm olduğu kabul edilmektedir.
    Öte yandan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektedir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Bu açıklamalar ışığında sanıklar ... ve ..."nun eylemlerinin daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bakımından eksik araştırma ile karar verilip verilmediğine ilişkin uyuşmazlık konusunun değerlendirilmesinde;
    Sanık ..."ın, Üsküdar ilçesinde bulunan bir taşınmazın kendilerine miras kaldığı Arnavutluk vatandaşı olan ..., ... ve ..."den 28.05.2003 tarihinde vekaletname ile 17.07.2003 tarihinde taşınmazın satış değerini gösteren bir belge aldığı, vekaletnameye istinaden veraset belgelerinin tasdik ve tanınması ile taşınmaz üzerinde daha önceden İstanbul Defterdarı lehine tesis edilen kayyumluk kararının kaldırılması amacıyla dava açması için avukat ..."a vekaletname verdiği, ancak sanık ..."in 17.02.2004 tarihinde vekaletnamesinin taşınmaz sahiplerince iptal edildiği, ardından hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... isimli bir şahsa vekaletname verildiği, 18.04.2004 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesince taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi hususunda bir karar alındığı ve 18.07.2006 tarihinde de taşınmazın 12.400.000 TL karşılığında kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma bedelinin 10.700.000 TL"sinin kayyum hesabına yatırıldığı,
    Sanık ..."in 17.07.2003 tarihli taşınmazın satış değerini gösteren belgenin Arnavutça aslı ile ve Türkçe tercümesine "Araziyi satın alan taraf" sıfatıyla babası olan inceleme dışı sanık ..."ın adını eklediği ve belgeyi babasına imzalattığı, avukat olan sanık ...’ın da inceleme dışı sanık ..."dan vekaletname alıp kaşesi ve imzası ile onayladığı söz konusu sahte belgeye dayanarak taşınmazı müvekkilinin 650.000 Dolar karşılığında satın almış olduğundan bahisle kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesi istemiyle taşınmaz sahiplerinin temsilcisi ... aleyhine Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığı,
    ..."ın aldığı vekaletnameyi ibraz ederek kayyım hesabında bulunan kamulaştırma bedelinin 9.400.000 TL"sini Vakıfbank Kadıköy Çarşı Şubesindeki hesabına havale ettirdiği ve bu paranın 3.200.000 TL"sini aynı banka şubesi nezdinde bulunan taşınmaz sahiplerinin hesaplarına eşit oranda yatırdığı, taşınmaz sahiplerince ..."ın 11.01.2007 tarihinde azledildiği, sanık ..."in arkadaşı ve hemşehrisi olan inceleme dışı sanık ... adına 26.03.2007 tarihinde vekaletname düzenlendiği, ancak inceleme dışı sanık ..."un aldığı vekaletnameyi tercüme ettirirken Vakıfbank Kadıköy Çarşı Şubesi nezdinde de işlem yapma ve para çekme yetkisi eklemek suretiyle sahtecilik yaptığı,
    Sanık ..."in avukat sıfatıyla inceleme dışı sanık ..."tan aldığı vekaletnameye istinaden sanık ..."ın açtığı alacak davasına taşınmaz sahiplerini temsilen davalı vekili sıfatıyla iştirak ettiği, davacı olan inceleme dışı sanık ..."a 500.000 TL bedelli senedi düzenleyerek verdiği, sanık ..."e de 450.000 TL ödeme yaptığı ve..."ın davasından feragat etmesini sağladığı, ayrıca inceleme dışı sanık ..."un sahte olarak düzenlettiği vekaletnameye istinaden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Giderler Müdürlüğü"nden kamulaştırma bedeli olarak 1.300.000 TL ve Vakıflar Bankası Kadıköy Çarşı Şubesinde taşınmaz sahiplerinin adına olan hesaplarda bulunan toplam 3.200.000 TL"yi tahsil etmesini sağladığı, karşılığında da 200.000 TL aldığı,
    İddia edilen olayda;
    Sanıklar... ve ..."in, üzerlerine atılı eylemleri sanık ... ve inceleme dışı sanıklar ...ve ... ile birlikte hareket etmek suretiyle gerçekleştirdiklerini belirtmeleri ve inceleme dışı sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmesi karşısında, sanıklar... ve ..."in eylemlerinin TCK"nın 257. maddesinin birinci fıkrasında yer alan görevi kötüye kullanma suçunu mu yoksa bu suça göre asli norm niteliğindeki aynı Kanun"un 158. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa iştirak suçunu mu oluşturduğunun tespiti bakımından; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılığınca İstanbul Barosu, İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Halkbankası Kadıköy Rıhtım Şubesi, Vakıfbank Nuruosmaniye Şubesi, Vakıfbank Kadıköy Çarşı Şubesi, Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile emanet memurluğuna yazılan ancak cevapları dosya içerisinde bulunmayan yazılar ile istenilen bilgi ve belgelerin, onaysız örnek niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan, hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmayan, aldatıcılık kabiliyeti belirlenemeyen ve fotokopisi mevcut olan 17.07.2003 tarihli noter dairesi bildirisi başlıklı belge ile sanık ..."in düzenlediği iddia edilen 04.01.2008 tarihli senet aslının veya onaylı suretlerinin, Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/28, Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesin 2005/14, Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/325 ve Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 Esas sayılı dosyalarında bulunan dava dilekçesi ve dayanak eklerinin, duruşma tutanaklarının ve kararların, ayrıca Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından sunulan feragat dilekçesinin onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi, suça konu taşınmaza ait tapu kayıtlarının temin edilerek ilgili tapu müdürlüğünden inceleme dışı sanık ... lehine tapuda bir şerh verilip verilmediğinin sorulması, 17.07.2003 tarihli noter dairesi bildirisi başlıklı belgenin tamamen sahte oluşturulup oluşturulmadığının veya sonradan üzerine ekleme yapılıp yapılmadığının ve tercümesinin Türkiye"de noter tarafından tasdik edilip edilmediğinin, kamulaştırma bedelinin yatırıldığı hesaplara ilişkin verilen talimatların, talimatlara dayanak belgelerin neler olduğunun ve kim tarafından verildiğinin araştırılması, sözü edilen tüm bu evrakın denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla beraat hükümleri kurulmasının isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme kararına konu sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerinin, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    2- Sanık ... hakkında Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca, Yerel Mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesine gelince;
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında Yerel Mahkemece "Davaya dayanak iddianamede sanığın ayrıca taşınmaz maliki müştekilere karşı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası ile TCK"nın 155/2. maddesi uyarınca 3 kez cezalandırılması istenmiş ise de, söz konusu taşınmaz nedeni ile aldığı paranın olmaması, kamulaştırma bedelini bu kişinin almaması nedeni ile bu suçtan beraatine," karar verildiği ve hüküm fıkrasının da "Sanık ..."ın üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötöyü kullanma suçunu işlediği veya bu suça iştirak ettiğine dair aleyhinde mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından beraatine," şeklinde kurulduğu,
    Özel Dairece, Yerel Mahkeme hükmünün "Sanık ..."ın baştan beri katılanlara ait kamulaştırma bedelini alabilmek maksadıyla, sanık ... ..."un İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı"ndan çek mukabili aldığı kamulaştırma bedelinden 450.000 TL"yi Halk Bankası/Rıhtım Şubesi"nde bulunan hesabına yatırılmasını sağlamak suretiyle haksız menfaat elde ettiği dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat hükmünün tesisi," isabetsizliğinden bozulmasından sonra, Yerel Mahkemece 03.10.2018 tarihinde direnme kararı verildiği ve direnmeye ilişkin olarak "Yargıtay 15. CD Başkanlığınca söz konusu bozma ilamında sanık ..."in eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ifade edilmiş ise de bilindiği üzere dolandırıcılık suçunun hileli davranışlar ile bir kimsenin aldatılması suçu olması, somut olayda ..."ın söz konusu parayı yabancı uyruklu müdahillerden değil bu dosyada da sanık olarak yer alan ve mahkûmiyetine karar verilen ... ..."dan almış olması, davaya dayanak iddianamede de sanığın doğrudan müdahillere yönelik dolandırıcılık olarak kabul edilebilecek eylemlerinden bahsedilmemesi, dolandırıcılık suçunun oluştuğu kabul edilse bile suçun mağdurunun müdahiller değil bu dosyada sanık olarak yargılanan ve mahkûmiyetine karar verilen ... ... olduğundan sanık ..."ın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma ilamına bu nedenle uyulmayarak mahkememizin önceki beraate ilişkin kararında direnilmiştir." şeklinde gerekçe gösterildiği, direnme kararının hüküm fıkrasının da "Sanık ..."ın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair aleyhinde mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından beraatine," şeklinde kurulduğu,
    Anlaşılmaktadır.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    Bu açıklamalar ışığında sanık ... hakkında verilen Yerel Mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık konusunun değerlendirilmesinde;
    Yerel Mahkemece sanık ..."ın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan para almadığı gerekçesiyle beratine karar verildikten sonra Özel Dairece, Yerel Mahkeme hükmünün, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun ve bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulduğu, Yerel Mahkemece bu defa sanığın parayı katılandan değil inceleme dışı sanık ..."tan aldığı ve eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; Yerel Mahkemece Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçeyle sanığın beraatine karar verildiği gibi sanık hakkında bozma öncesinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, bozma sonrası direnme kararında ise nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm verilmek suretiyle "yeni hüküm" kurulduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelere dayanması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    Ulaşılan bu sonuçlar karşısında, sanık ..."a atılı nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ... ve ..."ya atılı görevi kötüye kullanma suçlarının yasal unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığı ile sanıklar ... ve ..."nun görevi kötüye kullanma suçları bakımından dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.10.2018 tarihli ve 221-462 sayılı;
    a) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmünün "YENİ HÜKÜM" NİTELİĞİNDE OLDUĞUNA, dosyanın sanık ... yönünden temyiz incelemesi Yargıtay 15. Ceza Dairesine,
    b) Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükümlerinin, sanıkların eylemlerinin daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA, dosyanın sanıklar ... ve ... yönünden mahalline,
    Gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 30.01.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    .



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi