Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2016/228
Karar No: 2020/46

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/228 Esas 2020/46 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2016/228 E.  ,  2020/46 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 4-79


    Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların ayrı ayrı ikişer kez, TCK"nın 55/2 ve 52/2 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 15.000 TL adli para cezası; aynı Kanun"un 207/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve anılan Kanun"un 51/2. maddesi uyarınca hapis cezalarının koşullu ertelenmesine ilişkin İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.11.2012 tarihli ve 1504-2359 sayılı hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 27.02.2014 tarih ve 31342-3700 sayı ile;
    "...Eylemlerin 5237 sayılı TCK"nın 158/1-h, 207/1. maddelerinde öngörülen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasındaki dolandırıcılığı ve özel belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyan İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.03.2014 tarih ve 110-78 sayı ile görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince 01.10.2014 tarih ve 4-79 sayı ile sanıkların ayrı ayrı ikişer kez, TCK"nın 158/1-h ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 1412 sayılı CMUK"nın 326. maddesi uyarınca kazanılmış hakları gözetilerek 1 yıl hapis ve 15.000 TL adli para; TCK"nın 207/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve anılan Kanun"un 51/2. maddesi uyarınca hapis cezalarının koşullu ertelenmesine karar verilmiştir.
    Bu hükümlerin de sanıklar müdafileri ve katılan ... ... (Barman) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 02.07.2015 tarih ve 10729-28059 sayı ile,
    "...Sanıklar ile katılanlar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu ve nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların yüklenen suçlardan ayrı ayrı beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmolunması,
    Kabule göre de; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanıklar hakkında ertelemenin, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şartına tabi tutulması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 26.07.2015 tarih ve 10020 sayı ile;
    “...Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri, suçların yasal unsurlarının oluştuğu, sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları yönünde verilen mahkûmiyet kararlarının onanması gerektiği," görüşüyle, itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 21.01.2016 tarih ve 14777-719 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı suçların yasal unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; yokluğunda verilen kararın katılan ..."e tebliğinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.03.2010 tarihli iddianame ile; sanıklar ..., ... ve ..."un, katılanlar ... ... (Barman) ve ..."e yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı,
    Yargılamanın yürütüldüğü İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinde, 27.07.2010 tarihli oturumda şikâyetçiler ... ... (Barman) ve ..."ın sanıklardan şikâyetçi olduklarını, sanıkların cezalandırılmalarını ve katılma dilekçesi sunduklarını beyan ettikleri, Yerel Mahkemece bunun üzerine suçtan zarar görme ihtimali nedeniyle şikâyetçilerin katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verildiği,
    Katılan ..."in Beşiktaş 15. Noterliğinin 15.12.2008 tarihli ve 13192 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Av. ..."ı, İstanbul 16. Noterliğinin 27.05.2009 tarihli ve 7478 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile de Av. ..."ı vekil tayin ettiği, Av. ..."ın 29.04.2014 tarihli dilekçesi ile katılan ..."in vekilliğinden istifa ettiği,
    Soruşturma evresinde görev yapan Av. ..."ın ve Av. ..."ın kovuşturma evresinde duruşmalara katılmadıkları, katılan ..."in duruşmalara bizzat iştirak ettiği,
    İtiraza konu İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli karar oturumunda katılan ... ... (Barman) ve vekili Av. ..."in hazır bulunduğu, katılan ..."in yokluğunda verilen kararın katılan ... vekili sıfatıyla Av. ..."e tebliğ edildiği, ancak Beşiktaş 20. Noterliğinin 20.07.2009 tarihli ve 5547 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile katılan ..."in vekilliğini üstlenen Av. ..."e katılan ... tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gibi, bozma öncesi İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesince 15.05.2012 tarihli oturumda "Müdahil ..."in vekili olduğunu söyleyen Av. ..."ün vekaletname ibraz ettiği görüldü, alındı, okundu, dosyasına konuldu" şeklinde ibareye yer verildiği,
    Gerekçeli kararın, katılan ..."e tebliğ edilmediği,
    Anlaşılmaktadır.
    Temyiz mahkemesince bir temyiz davasının görülebilmesi için, temyiz kanun yoluna başvuru hakkı bulunanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmelerinin sağlanması kanuni bir zorunluluktur. Nitekim 5271 sayılı CMK"nın "Kararların açıklanması ve tebliği" başlıklı 35. maddesinin ikinci fıkrasında; "Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur" hükmü yer almaktadır.
    Yerel Mahkemece katılana gerekçeli karar tebliğ olunmamış ise temyiz aşamasında bu eksikliğin Özel Dairece 2797 sayılı Yargıtay Kanunu"nun 40. maddesi uyarınca verilecek, uygulamada "tevdi kararı" adı verilen kararla mahallinde mahkemesince giderilmesinin istenilmesi gerekir; yoksa temyiz incelemesine geçilerek bozma kararı verilmek suretiyle bu eksiklik giderilemez. Aksi hâlde temyiz kanun yoluna başvuru hakkı bulunan bir tarafın kararı öğrenmesi sağlanmadan temyiz incelemesi yapılmış olur ve aleyhe temyiz bulunmayan hâllerde bozulan hükümdeki ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil eder.
    Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Kişilerin hak arama hürriyetlerinin Anayasa ve diğer kanunlarla güvence altına alındığı ve bu hakkın kullanılabilmesi için devlet işlemlerinin kişilere usulüne uygun olarak bildirilmesi gerektiği, bu bağlamda itiraza konu hükümlerin kurulduğu 01.10.2014 tarihli oturuma katılmayan katılan ..."in yokluğunda verilen kararın adı geçen katılana tebliğ edilmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK"nın 35 ve 260. maddelerine göre hükümlerin Beşiktaş 15. Noterliğinin 15.12.2008 tarihli ve 13192 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile katılan ..."in vekilliğini üstelenen ve soruşturma evresinde görev yapan Av. ..."ın vekilliğinin devam edip etmediğinin araştırılarak vekilliğinin devam ettiğinin belirlenmesi hâlinde Av. ..."a, devam etmediğinin belirlenmesi hâlinde ise katılan ..."e usulünce tebliğ edilmesi gerekmektedir.
    Buna göre, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli ve 4-79 sayılı gerekçeli kararının vekilliğinin devam ettiğinin belirlenmesi hâlinde Av. ..."a, devam etmediğinin belirlenmesi hâlinde ise katılan ..."e tebliğinin sağlanarak yasal temyiz süresinin başlatılması, kararın katılan ... veya vekili tarafından temyiz edilmemesi durumunda temyiz davasının sadece sanıklar müdafileri ile katılan ... ... (Barman) vekilinin temyizleriyle sınırlı olarak sonuçlandırılması; katılan ... veya vekili tarafından temyiz edilmesi durumunda ise Özel Dairece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek tebliğname düzenlenmesi sağlanıp temyiz istemlerinin birlikte ve tek seferde incelenerek temyiz davasının sonuçlandırılması gerekmektedir.
    Bu itibarla, ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu bakımından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, dosyanın, Yerel Mahkemece verilen 01.10.2014 tarihli ve 4-79 sayılı gerekçeli kararın vekilliğinin devam ettiğinin belirlenmesi hâlinde Av. ..."a, devam etmediğinin belirlenmesi hâlinde ise katılan ..."e usulüne uygun olarak tebliğinin sağlanması için Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir.
    Öte yandan, sanıklar hakkında uygulama maddesi, TCK"nın 155/2. maddesi yerine 55/2 olarak gösterilmiş ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile KABULÜNE,
    2- Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02.07.2015 tarihli ve 10729-28059 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
    3- Dosyanın, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli ve 4-79 sayılı gerekçeli kararının vekilliğinin devam ettiğinin belirlenmesi hâlinde Av. ..."a, devam etmediğinin belirlenmesi hâlinde ise katılan ..."e usulüne uygun olarak tebliğinin sağlanması için Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 30.01.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi