
Esas No: 2017/549
Karar No: 2020/55
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/549 Esas 2020/55 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı veren
Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza
Sayısı : 233-446
Nitelikli yağma suçundan sanıklar ... ve ..."ın TCK’nın 149/1-a-c-h, 35/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Üsküdar (Kapatılan) Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.09.2011 tarih ve 183-306 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 10.05.2016 tarih ve 22150-4351 sayı ile;
“...Sanıkların suç teşkil eden haksız fiilleri bulunup bulunmadığı, varsa bunun hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir. Somut olayda ortaya çıkan kuşku ve duraksamalar karşısında öncelikle bunun giderilmesi gerekmektedir.
Hâl böyle olunca;
1-Yakınan, vaki saldırı üzerine sığındığı "..." adlı iş yerinin olay tarihi ve yeri itibarıyla varsa kamera kayıtları araştırılıp, gereğinde olay günü işletmede çalışanlar belirlenip olay yerinde bulunduğu sanıklar tarafından açıklanan "Dilan" adlı şahsın açık kimliği de saptandıktan sonra, anılan şahısların tanık olarak antlı beyanları alınıp,
2-Mağdurun 054. 2.. 8. 6. hat takılı Nokia marka cep telefonunun olay günü hangi baz istasyonlarından sinyal aldığı belirlenip,
3-Mağdurun, telefonun HTS kayıtları celp edilen, suça konu telefonunun elinden çıktığı andan yeniden zilyetliğine geçtiği süre içerisindeki herhangi bir kullanım ve görüşme olup olmadığı saptandıktan sonra;
Sonucuna göre delillerin bir bütün hâlinde takdiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ise 15.11.2016 tarih ve 233-446 sayı ile;
"...Her ne kadar bozma kararında sanıkların yanlarında .... adlı kız arkadaşları olup .... tarafından savunmalarının doğrulandığı kabul edilmiş ise de savunma tanıklarının da anlatımlarını vicdani süreç içerisinde Mahkememizce serbestçe değerlendirilebileceği ve dinlenen savunma tanıklarının olayla ilgili bilgileri olmadığı hâlde sanıkları muhtemel cezadan kurtarmaya yönelik açıklamada bulunduklarının Mahkememizce değerlendirildiği, olayın yakınında ... isimli akaryakıt istasyonunun varsa kamera kayıtlarının araştırılması ve işletmede bulunan çalışanların belirlenip olay yerinde bulunduğu sanıklar tarafından açıklanan ..... isimli tanığın açık kimliği de saptantıktan sonra tanık olarak "antlı" beyanları alınıp mağdurun 0 542 214 8. 6. hat takılı Nokia marka cep telefonunun olay günü hangi istasyonlardan baz aldığı ve mağdurun telefon HTS kayıtları celp edilip suça konu telefonun elinden çıktığı andan zilyetliğine geçtiği süre içerisinde herhangi bir kullanım görüşme olup olmadığı saptandıktan sonra delillerin takdiri gerektiği bildirilmiş ise de bu hususların birer ihtimal olup sonuca etkili bulunmadığı, bozma kararını doğrulamaya yönelik sebep kabul edildiği, kamera kayıtları günlük yaşam deneyimlerinden ve çeşitli dava dosyalarından da bilineceği üzere özel iş yerlerinde yıllarca saklanmasının mümkün olmadığı, bu iş yerinde çalışanların kimler olduğunun araştırılıp olayla ilgili bilgilerinin olup olmadığının soruşturulmasının da bir ihtimalden ibaret olup sonuca etkili olmayacağı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edildiğine göre telefon kayıtlarının araştırılmasının sonuca hiçbir tesiri bulunmadığı gibi bu hususların tamamen bir ihtimal oldukları, hak aramanın adli makamlara başvuran kişiler için bir külfete dönüştürülmemesi gerektiği" gerekçesiyle bozma kararına direnerek sanıkların önceki hükümler gibi mahkûmiyetlerine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıklar müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2017 tarihli ve 393570 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesiyle değişik CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 06.04.2017 tarih ve 481-878 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığının tespiti bakımından eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulup kurulmadığının belilenmesine ilişkindir.
19.07.2010 tarihinde saat 22.30 sıralarında tek başına yürüyüp telefonla konuşan mağdura bir kişinin "Dur." diye seslendiği, arkasına bakan mağdurun sanıklarla birlikte yaşı büyük olduğu için evrakı tefrik edilen inceleme dışı sanık... Tavukçu"nun koşarak yanına geldiğini gördüğü, ..."in cebinden çıkardığı bıçağı sallayarak mağdurdan cep telefonunu vermesini istediği, geri çekilmesi nedeniyle bıçağın isabet etmediği mağdurun..."in saldırısını önlemek için elini tuttuğu, bu esnada sanıkların mağdurun sağına ve soluna geçerek yumrukla yüzüne vurdukları, mağdurun..."i ittirdiği sırada Nokia marka cep telefonunu yere düşürdüğü, sanıkların elinden kurtulan mağdurun yakınlardaki ... akaryakıt istasyonuna sığındığı iddiasıyla kamu davası açıldığı,
20.07.2010 tarihli kolluk tutanağından; mağdurun cep telefonunun yağmalanması iddiasıyla ilgili olarak olay yerinde yapılan kamera çalışmasında ... benzin istasyonuna ait kameraların bulunduğu ancak söz konusu kameraların olay yerini görmediği,
Sanık ..."ın adli muayene raporundan; sol el ikinci parmağı ile sağ ön kolunun spanç ile sarılı bulunduğu, saat 03.30"da alınan alkol muayene raporuna göre 1,48 promil alkollü olduğu,
Sanık ..."ın adli muayene raporundan; darp cebir izinin bulunmadığı, saat 03.32"de alınan alkol muayene raporuna göre 0,26 promil alkollü olduğu,
26.07.2010 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan; mağdurun her iki orbita çevresinde ekimoz, hematom, sağ zygomada 2-3 cm"lik, sol parietalde ise 2-3 cm"lik hematom ile 2 cm"lik cilt kesisi ve boyun önünde 5-6 cm"lik ekimoz mevcut olup, yaralanmasının basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu,
20.07.2010 tarihli teşhis tutanağından; mağdurun sanıkları teşhis ettiği,
20.07.2010 tarihli savcı görüşme tutanağından; sanıkların yakalandıkları sırada Yusuf"un sağ elinin kesik olduğu, nasıl yaralandığı sorulduğunda arkadaşı diğer sanık Mert Can"ın kendisine tokat attığını, onu kovalarken düşüp yaralandığını söylediği, sanıkların üzerlerinden mağdura ait cep telefonunun çıkmadığı, başka bir ekibin de inceleme dışı sanık..."i yakaladığı, onun üst aramasında da suça konu telefonunun ele geçirilemediği,
Mağdur ... 20.07.2010 tarihinde saat 01.30"da Kollukta; Maltepe, Altayçeşme Mahallesi, Kışlalı Caddesi"nde telefonla konuşarak yürüdüğünü, arkasından "Dur" sesinin geldiğini, dönüp baktığında daha önce mahallede birkaç kez gördüğü fakat hiç muhabbet etmediği 1,60-1,65 metre boyunda 16-18 yaşında, 50-60 kilo arasında, esmer tenli, kısa saçlı erkek şahısla 1,80-1,85 metre boyunda, 16-18 yaşında, 75-80 kilo arasında, beyaz tenli, uzun sarı saçlı başka bir şahsı ve 1,75-1,80 metre boyunda, 16-18 yaşında, 75-80 kilo arasında, esmer tenli, siyah kıvırcık saçlı şahsı gördüğünü, beyaz tenli, uzun sarı saçlı olanın kendisine bıçak çekip "Telefonunu ver." diyerek bıçağı üzerine doğru salladığını, geri çekildiği için bıçağın kendisine isabet etmediğini, şahsın bıçağı saplamaması için elinden tuttuğunu, diğer iki şahsın da sağına ve soluna geçerek kafasına ve gözüne yumrukla vurduklarını, elinde bıçak tutan şahsı ileriye doğru iteklediğinde Nokia 7250 model olup IMEI numarasını bilmediği telefonunun yere düştüğünü, sanıklardan kurtulmak için ... isimli benzin istasyonuna kaçtığını, söz konusu şahısların kendisine bir müddet baktıktan sonra olay yerinden koşarak uzaklaştıklarını, bu esnada 155"i aradığını, olay yerine gidip baktığında cep telefonunu bulamadığını, saldıran şahısların telefonu aldıklarını görmediğini, olay yerinde kendilerinden başka kimse olmadığı için bahse konu şahıslardan şüphelendiğini, şikâyetçi olduğunu,
Mağdur 20.07.2010 tarihinde saat 12.40"ta Kollukta; önceki ifadesinin aksine olay yerinde kendi imkânlarıyla yaptığı araştırmada suça konu cep telefonunu olayın meydana geldiği yerin yakınında bulduğunu, daha doğrusu aile fertleri ve arkadaşlarıyla yaptığı araştırma sonucunda bulduğunu ancak polise henüz haber vermediğini, olay esnasında dayak yediği için bu durumu sakladığını, kendisine gelip sakin bir şekilde düşününce olayın gerçek yüzünü anlatmaya karar verdiğini, sanıklarla inceleme dışı sanık..."in ailelerinin kendi ailesiyle görüşmeleri sonucunda şikâyetçi olmaktan vazgeçtiğini, olay esnasında..."in elinde bıçak bulunduğunu, yere düşen cep telefonunu bu şahısların aldığını düşündüğünü, daha sonra telefonu bulunca olayı başka şekilde değerlendirdiğini, şahısların kendisine neden saldırdıkları, aralarında bir husumet olup olmadığı ve saldırı anında cep telefonunu isteyip istemediklerine ilişkin soru üzerine; şahısların kendisinden cep telefonunu istediklerini ancak amaçlarının ne olduğunu bilmediğini, alkollü olan her üç şahsın birlikte telefonu istediklerini,
Mahkemede; olay günü Maltepe sahilinde yalnız başına gezinip eve doğru giderken karşısına üç kişinin çıktığını, huzurda bulunmayan sanıkla ..."ı tanıdığını, alkol aldıklarının her hâllerinden belli olduğunu, ... isimli çocuğun ortada diğerlerinin de onun yan taraflarında olduklarını, ..."in birden cebinden bıçak çıkartıp kendisine gösterdiğini, ..."i tutarken yanındaki sanıklar ... ve Yusuf"un kendisine vurduklarını, o sırada telefon ya da para gibi herhangi bir şey istemediklerini ancak istasyona doğru kaçtığında arkasından gelip telefonunu istediklerini, üzerinde iki telefon bulunduğunu, birinin yere düştüğünü ancak sanıkların telefonu almadıklarını, herhangi bir zararının olmadığını, önceki ifadeleriyle oluşan çelişki sorulduğunda; şimdiki ifadesinin doğru olduğunu, her ne kadar polis merkezindeki ifadesinde..."in cebinden bıçak çıkardığında telefonunu isteyip bıçağı kendisine salladığını söylemişse de aslında kavga olayından sonra telefonu istediklerini, ... ve babasıyla görüştüğünü, kendisinden özür dilediklerini bunun üzerine şikâyetini geri alacağını söylediğini, ek müracaatı sorulduğunda; olayın meydana geldiği yerde kurulan pazarın kaldırılması sırasında çöplerin yerde kaldığını, bu nedenle telefonu bulamamış olabileceklerini, etrafın yeşilliklerle dolu olduğunu, telefonu bulduktan sonra... ve babasıyla görüştüğünü,
Savunma tanığı Selin Gedik Mahkemede; uzakta olduğu için... ve diğerlerinin mağdurun telefonunu isteyip istemediklerini görmediğini ancak bu şahısların arasında bir kavga yaşandığını, az önceki beyanının yanlış anlaşıldığını, ..."in yanında olduğunu, sanıkların biraz daha uzakta durduklarını, yanındaki ..."in annesine küfredildiğini zannedip yanından ayrılarak mağdurun yanına gittiğini, kendisinin..."in mağdurun annesine küfrettiğini duymadığını, sanıkların ve..."in mağdurun cep telefonunu bıçak zoruyla istediklerini görmediğini,
İnceleme dışı sanık... Tavukçu Kollukta; mağduru aynı mahallede oturmaları nedeniyle şahsen tanıdığını, sanıklarla olay gecesi Prof. Dr. Abdullah Türkoğlu İlköğretim Okulunda buluştuklarını, yanlarındaki kız arkadaşlarını evlerine bırakmak için Bağdat Caddesi üzerindeki ... benzin istasyonu önüne geldiklerinde mağdurla aralarında nedenini bilmediği bir kavganın çıktığını, sanıklar mağdura vurmaya başlayınca aralarına girdiğini, mağduru iteklediğini ancak vurmadığını, bunun üzerine mağdurun tehdit eder şekilde "Bekleyin, geleceğim." gibi şeyler söylediğini, mağdura bıçak çekmediğini, olay anında yanında bıçak bulunmadığını, mağdurdan cep telefonunu istemediğini, telefonunu almadığını, soru üzerine kavganın neden çıktığını bilmediğini, sanıklarla mağdurun arasında bir şeyler olduğunu zannetttiğini, mağdura hiç vurmadığını, sanıkların mağduru darbettiklerini,
İfade etmişlerdir.
Sanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; mağduru mahalleden tanıdığını, olay gecesi yanında kız arkadaşı ..., sanık ... ve... bulunduğu hâlde Barış Manço Parkına doğru yürürken evine giden mağduru gördüklerini, başka bir şahısla kavga eden mağduru ayırınca kaçmaya başladığını, o esnada telefonunu düşürmüş olması nedeniyle kendilerini suçladığını, nasıl yaralandığı sorulduğunda; olay gecesi sanık ..."un kendisini şaka yollu kovalarken yere düştüğü için yaralandığını,
Mahkemede; olay gecesi saat 23.00 sıralarında yanında arkadaşları sanık ... ve inceleme dışı sanık... Tavukçu olduğu hâlde sokakta yürürken mahalleden arkadaşı olan mağduru karşı istikametten gelirken gördüğünü, kendisine selam verdiğini, bu arada alkollü olan..."in anasına küfrettiğini zannettiği mağdura yumrukla vurduğunu, mağdurun da ona karşılık verdiğini, ..."in cebinden çıkardığı sustalı diye tabir edilen bıçağı mağdura doğru salladığını ancak isabet ettiremediğini, bu arada diğer sanık ... ile birlikte kavgayı ayırmak için araya girdiklerini, bu sırada kendisinin de mağdura yumrukla vurduğunu, mağdurun olay yerinden kaçtığını, kimsenin telefonunu yağmalamadıklarını, soruşturma aşamasındaki savunmasıyla görülen çelişki sorulduğunda; olay esnasında kız arkadaşlarının da yanlarında olduklarını, ilk savunmasındaki mağdurun başka biriyle kavgasındaki maksadının... ile kavgası olduğunu, yanlarındaki Selin Gedik isimli arkadaşının mağdurun cep telefonunu düşürdüğünü gördüğünü, kendisinin görmediğini,
Sanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; olay gecesi saat 22.30 sıralarında yanında diğer sanık ... ve inceleme dışı sanık... bulunduğu hâlde Barış Manço Parkına gidip alkol aldıklarını, mağdurun şikâyeti nedeniyle polislerin kendilerini karakola götürdüklerini, olay tekrar sorulunca; saat 22.30 sıralarında ismi geçen arkadaşlarıyla Altayçeşme Mahallesi civarında dolaşırken mahalleden tanıdığı mağduru bir kişiyle kavga ederken gördüklerini, kavgayı ayırıp mağdurun yanından ayrıldıklarını, Barış Manço Parkına gittiklerini, polislerin gelip kendilerini yakaladıklarını, mağdurun cep telefonunu istemediğini, kendisini darbetmediğini, sağ kol ve sol el parmağındaki yaralara ilişkin rapor okunduğunda; olay günü diğer sanık ... ile şakalaşırken yere düşüp yaralandığını,
Mahkemede; olay gecesi saat 23.00 sıralarında yanında arkadaşları..., diğer sanık ... ile onun kız arkadaşı ve kız arkadaşının yanındaki diğer bir kız bulunduğu hâlde kendileri arkada... ile kız arkadaşı Selin Gedik 20-30 metre önde olacak şekilde yürüdüklerini, ..."in bir kişiye kavga ettiğini görüp yanlarına gittiklerinde diğer şahsın mağdur olduğunu anladıklarını, kavgayı ayırmak için aralarına girdiğinde kendisine de bir yumruk isabet ettiğini, olay yerine varmadan önce..."in mağdurdan cep telefonu isteyip istemediğini bilmediğini, suçlamayı kabul etmediğini,
Savunmuşlardır.
Yağma suçu TCK"nın 148. maddesinde;
"1-Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2- Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir.
3-Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun"un suç tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 149. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun nitelikli hâlleri;
"a) Silâhla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi hâlinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." biçiminde sayılmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında da yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK"nın 148. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da mal varlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi hürriyeti, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuki değerlerdir.
Suç tarihi itibarıyla 149. maddede yağma suçunun nitelikli hâlleri arasında; silahla, birden birden fazla kişi tarafından birlikte ve gece vakti işlenmesi sayılmış olup 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile yağma suçunun konut ve iş yerlerinin eklentilerinde işlenmesi hâli de diğer bir nitelikli hâl olarak Kanun maddesine eklenmiştir.
Diğer taraftan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
19.07.2010 tarihinde saat 22.30 sıralarında Maltepe İlçesi, Altayçeşme Mahallesi, Kışlalı Caddesinde bir yandan telefonla konuşup bir yandan da yürüyen mağdurun “Dur” sesi işitmesi üzerine arkasına dönüp baktığında inceleme dışı sanık... ile sanıklar Yusuf ve ...’ı gördüğü, ...’in cebinden çıkardığı bıçağı sallayarak cep telefonunu vermesini istediği mağdurun, geri çekilerek bıçağın kendisine isabet etmesini engellediği ve...’in bıçak tutan elini yakaladığı, bu esnada sanıkların mağdura yumrukla vurarak basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaraladıkları, ...’i ittirirken cep telefonunu yere düşüren mağdurun yakınlardaki ... benzin istasyonuna sığındığı, buradan kolluk görevlilerine ihbarda bulunduğu, düşen telefonunu bulamayınca şikâyetçi olduğunun iddia edildiği olayda; mağdurun 20.07.2010 tarihinde saat 01.30’da polis merkezinde verdiği ilk ifadesinde kendisine saldıran şahısların cep telefonunu aldıklarını görmediğini ancak olay yerinde kendilerinden başka kimse olmadığı için sanıklar ile...’in telefonunu aldıklarından şüphelendiğini söyleyip şikâyetçi olmasına rağmen aynı tarihte saat 12.40’ta tekrar polis merkezine gelerek suça konu cep telefonunu olayın meydana geldiği yerin yakınında bulduğunu ancak sanıklardan dayak yediği için polis memurlarına bu durumu haber vermediğini, olayın doğrusunu anlatmak istediğini söyleyerek sanıkların ve...’in kendisinden cep telefonunu vermesini istediklerini, ...’in bıçak gösterdiğini, yere düşen cep telefonunu sanıkların aldığını sandığını ancak söz konusu telefonu olay yerinde bulduğunu, sanıkların aileleriyle görüşüp barıştıklarını beyan etmesi, Mahkemede ise... ile sanıkların kavgadan sonra cep telefonunu istediklerini, telefonunu düşürdüğünü, sanıkların telefonu almadıklarına ilişkin aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen ifadeler vermesi ve bulduğunu söylediği telefonu Kollukta ya da Mahkemede ibraz edememesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılabilmesi için suça konu cep telefonuna ait iletişimin tespiti kayıtlarıyla baz istasyonu sinyal bilgileri getirtilerek olay tarihi ve sonrasında nereden sinyal verdiğinin ve kimler tarafından kullanıldığının tespit edilip elde edilen bilgiler ile mağdurun beyanları ve sanık savunmaları karşılaştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin suçun sübutu bakımından eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıklara atılı nitelikli yağma suçunun sabit olduğu görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 233-446 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin, suçun sübutu bakımından eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 23.01.2020 tarihinde yapılan birinci müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 04.02.2020 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.