22. Hukuk Dairesi 2016/23164 E. , 2016/24467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, ücret alacağı ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı davalı iş yerinde çalıştığını işçilik ücretlerini alamadığını, fazla çalışma, resmi tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı şirkette davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapıaln inceleme doğrultusunda davacının davalıya ait işyerinde parça başı ücretle çalıştığı, dava konusu alacaklarının parça başı ücretine göre hesaplanması gerektiği, alacakların yevmiye usulüyle hesaplanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmesi üzerine mahkemece bozma kapsamı doğrultusunda kısmen kabul kısmen red kararı verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir.
Dosya kapsamına göre; Dairemizce davacının davalıya ait işyerinde parça başı ücretle çalıştığı davacının dava konusu alacaklarının parça başı ücretine göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararı doğrultusunda, mahkemece davacının alacakları parça başı ücret aldığı kabul edilerek hesaplanmıştır. Ancak dosya kapsamına göre; mahkemece davacının ücretinin günde binüçyüz taş kırmak suretiyle aylık 2.000,00 TL olduğu kabul edildiği görülmüştür. Ancak dosya içeriğine göre bu tutarın yalnız taraf tanık beyanına ve özelikle davacı beyanına göre belirlendiği mahkemece herhangi bir emsal ücret araştırması yoluna gidilmediği görülmüştür. Hal böyle olunca öncelikle mahkemece, işçinin meslekte geçirdiğini beyan ettiği ondört yıllık çalışma süresi, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Mahkemece tüm bu deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının bozma kararı verildikten sonra ücretinin belirlendiği ve bu kapsamda hesaplama yapılması için bilirkişiye gönderildiği, yapılan hespalamalara istinaden davacının 29.09.2015 tarihinde ıslah dilekçesi verdiği görülmüştür. Mahkemece bozma kararı sonrası ıslah olunamayacağı gerekçesiyle ıslah edilen miktarın reddedildiği isabetli ise de; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 01.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.