17. Hukuk Dairesi 2020/423 E. , 2020/4669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların sürücüsü, malik ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacılar desteğine çarptığını, desteğin vefat ettiğini belirterek baba Yahya ve anne Emine lehine ayrı ayrı 20.000,00 TL "den toplam 40.000,00 TL maddi tazminatın, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı anne ... için 45.000,00 TL, davacı Baba ... için 45.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay"ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin araç kiralama işi yaptığını, hukuken işleten olmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini kaza tarihini kapsar şekilde 22.06.2015 - 21.08.2015 tarihleri arasında aracın davalı sürücü tarafından kiralandığını iddia etmiş, kira sözleşmesini dosyaya sunmuştur. Mahkemece aracı kiralayan davalının araç üzerinde kiralama nedeniyle ekonomik
yarar sağladığı, ekonomik yönden yararlanma olanağının devam ettiği, araç üzerinde heran fiili hakimiyeti elde edebileceğinden bu davalının da işleten sıfatının devam ettiğinden bahisle işleten sıfatıyla oluşan zararlardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı sorumlu tutulmuştur. Ancak bu sonuca ulaşmak için yeterli araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti."ye geri verilmesine 09/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.