Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/9533
Karar No: 2013/12530
Karar Tarihi: 16.9.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/9533 Esas 2013/12530 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, icra yoluyla aldığı hisselerin adına tescili için davalı idareye başvurmuş ancak davalı, 5403 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 2007/5 sayılı genelgeyi gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Davacı, idarenin haksız işleminin iptali ile icra yoluyla satın aldığı hisselerin adına tescilini istemiş ancak mahkeme dava konusu payların tesciline kanuni engel bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir ancak temyiz itirazı yerinde bulunmamıştır. Karşı oy ise, 5403 sayılı Yasa'nın amacının belirli büyüklükteki tarım arazilerinin bölünmesine engel olmak olduğunu ve mülkiyet hakkının kamu yararı ile sınırlandırılabileceğini ancak hukuki güvenlik ilkesinin zedelenmemesi gerektiğini ifade etmiştir. T.M.K.'nun 705 ve İ.İ.Y.'nın 134. maddelerine göre cebri ihale ile mülkiyetin alıcıya geçtiği ve taşınmaz alıcı adına tescil edilmedikçe alıcının o taşınmaz üzerinde temliki tasarrufta bulunamayacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak, davacının temyiz itirazı reddedilmiştir ve kararda T.M.K.'nun 705 ve İ.İ.Y.'nın 134. maddelerine, 5403 sayılı Yasanın 8. maddesine ve 5578 sayılı Yasa'nın 8. madden
1. Hukuk Dairesi         2013/9533 E.  ,  2013/12530 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, 1624 ve 1621 parsel sayılı taşınmazların 768/1536"er payının cebri icra yoluyla satın alındığını, satış kesinleştikten sonra dava konusu payların adına tescili için davalı idareye başvurduğunu ancak davalının 5403 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 2007/5 sayılı genelgeyi gerekçe göstererek talebini reddettiğini, işleme karşı idari yargıda dava açtığını fakat davanın görev yönünden reddedildiğini ileri sürerek idarenin haksız işleminin iptali ile icra yoluyla satın aldığı hisselerin adına tescilini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, dava konusu payların tesciline kanuni engel bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

    -KARAR-

    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 16.9.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi
    -KARŞI OY-

    Davacı, dava dışı Rüşdiye"den olan alacağı nedeniyle icra takibi başlattığını ve borçluya ait 1621 ve 1624 parsel sayılı taşınmazlardaki 768/1536"şar payları haciz sonucu alacağına mahsuben ihaleden satın aldığını ancak 5578 sayılı Yasa ile değişik 5403 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince tescilin yapılmadığını, tapunun beyanlar hanesine payların kendisine satıldığına dair belirtme yapılmakla yetinildiğini ileri sürüp, 1621 ve 1624 parsel sayılı taşınmazların 768/1536 payına ilişkin tapuların iptali ile adına tescilini istemiş, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

    Dava dışı ....e ait 1621 ve 1624 parsel sayılı taşınmazların 768/1536"şar paylarının cebri icra sonucu toplam 6.650-TL bedelle davacıya ihalesinin yapıldığı ve ihalenin kesinleştiği, ... İcra Müdürlüğü"nün 2008/300 E., sayılı talimat dosyasında 12.10.2010 tarihli tescil istem yazıları üzerine.... Sicil Müdürlüğü"nce, 5578 sayılı Yasa ile değişik 5403 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca tescil yapılamayacağının ifade edildiği ve taşınmazların beyanlar hanesine payları davacının cebri icra ile satın aldığına dair beyan kaydı işlendiği tartışmasızdır.
    Kural olarak taşınmaz mülkiyetinin tapu siciline tescil ile kazanılacağı kuşkusuzdur. Ancak, T.M.K."nun 705 ve İ.İ.Y."nın 134. maddesine göre de cebri ihale ile mülkiyet alıcıya geçer. Diğer bir anlatımla alıcı, ihale anında taşınmazın mülkiyetini kazanır. Böyle bir durumda, mülkiyetin alıcıya geçmesi için tapu siciline tescil gerekli olmayıp, ancak İ.İ.Y."nın 135. maddesi gereğince taşınmaz alıcı adına tescil edilmedikçe alıcı o taşınmaz üzerinde temliki tasarrufta bulunamaz. (T.M.K. 705/2)
    Öte yandan, ihale ile mülkiyetin alıcıya geçmesinin sonucu ise, ihale tarihinden itibaren taşınmazın nef"i ve hasarının alıcıya ait olmasıdır.
    5403 sayılı Yasaya gelince; anılan yasanın amacı 1. maddede;”toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, planlı arazi kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olarak açıklamıştır.
    5578 sayılı Yasa ile değişik 8. maddenin son fıkrasında da “Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara bölünemez, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olunan durumunda, bu araziler ifraz edilemez. payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Bu araziler hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun özgülemeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
    Belirtilen hükümlerden de anlaşıldığı kadarı ile yasanın asıl amacının, belirli büyüklükteki tarım arazilerinin bölünmesine, parçalanmasına engel olmak olduğu açıktır.
    Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa md. 35/1 AİHS ek protokol 1-1) Türk Medeni Kanununun 683.maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebileceği hüküm altına alınmıştır. Bütün bunların yanında mülkiyet hakkı kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir ya da tamamen kaldırılabilir. Ancak bu sınırlandırma ya da kaldırma gerçekleştirilirken T.C. Anayasasının 90/5.maddesi ile iç hukukun üstünde sayılan ... hükümleri gereğince .... tarafından oluşturulan 30.05.2006 tarih ve 1262/02 sayılı kararda ifade edildiği üzere “…bir kişiyi mülkünden yoksun bırakan bir önlemin…” “kamu yararına meşru bir amaç gütmesi gerektiği…” bu önlem alınırken “ başvurulan yollar ve gerçekleştirilmesi amaçlanan hedef arasında makul bir denge olması gerektiği...” kişinin “ ... kişisel ve haddinden fazla yük taşıma zorunda kalması halinde gerekli dengenin kurulamayacağı açıktır. Bir başka ifadeyle kamu yararı ile mülkiyet hakkından kısmen veya tamamen yoksun bırakılan kişinin menfeatı arasında makul, kabul edilebilir, hak ve adalet dengesini sağlayacak bir oranın kurulması asıldır.
    Yukarıdaki ilkeler uyarınca somut olaya bakıldığında kişinin cebri satış sonucu edindiği payın adına tescil edilmesi taşınmazın bölünmesi sonucunu doğurmayacağı gibi 5403 sayılı Yasa kapsamında da değerlendirilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
    Aksi düşünce tarzının bir yandan T.M.K."nun 705.maddesi uyarınca cebri satış ile mülkiyetin geçtiği ve bu yolla edinilen taşınmazın nefi ve hasarının alacıya ait olduğu kabul edilirken, diğer taraftan tapuda tescil yapılmayarak alıcının mülkiyet hakkından yoksun bırakılması, yasayla tanınmış olan anılan düzenlemenin istismarını oluşturan bu yasal hakkın uygulanmaması yoluyla hukuki güvenlik ilkesi zedeleneceği gibi, bunun yanında kamu vicdanına ve hukuk devlet ilkelerine aykırı bir sonuç ortaya çıkacaktır.
    Tüm bu nedenlerle, davanın reddi kararın doğru olmadığı ve kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.





















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi