Abaküs Yazılım
19. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/7177
Karar No: 2021/3469
Karar Tarihi: 23.03.2021

5607 Sayılı Kanuna Aykırılık - Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2019/7177 Esas 2021/3469 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir hüküm temyiz edilmiştir. Mahkeme, 5607 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığı mahkum etmiş ve nakil aracının müsaderesine karar vermiştir. Temyiz başvurusu incelendikten sonra, sanık lehine olan kanun düzenlemeleri nedeniyle yerel mahkemenin kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, mahkeme kararında eksik kovuşturma yapıldığı ve yapılması gereken bazı düzeltmelerin olduğu belirtilmiştir.
Kararda geçen kanun maddeleri şunlardır:
- 5607 Sayılı Kanun'un 3/22. maddesi (eşyanın değerinin hafif olması veya pek hafif olması halinde verilecek cezaların indirilmesi)
- 5607 Sayılı Kanun'un 5/2. maddesi (etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmesi)
- 5237 Sayılı TCK'nin 7. maddesi (ceza sorumluluğu)
- 7242 Sayılı Kanun'un 63. maddesi (köşeli parantez içindeki hükümlerin uygulanması)
- 5607 Sayılı Kanun'un 13/1-a maddesi (suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde hazırlanmış gizli tertibatın bulunma ihtimali)
- 5237 Sayılı TCK'nin 54. maddesi (nakil aracının müsadere edilmesi halinde göz önünde bulundurulması gereken hususlar)
- 5237 Sayılı TCK'nin 62/1. maddesi (takdiri indirim uygulama koşulları)
- 5237 Sayılı TCK'nin 50/1-a maddesi (gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi)
- 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesi (hak yoksunluklarına hükmedilmesi koşulları)
19. Ceza Dairesi         2019/7177 E.  ,  2021/3469 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
    HÜKÜM : Mahkumiyet, Nakil Aracının Müsaderesi


    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun"un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun"un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun"un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun"un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK"nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun"un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun"a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
    Kabule göre de;
    1-Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
    2-Sanığa verilen gün para cezası adli para cezasına çevrilirken kanun maddesinin 5237 sayılı TCK"nin 52/2. maddesi yerine TCK"nin 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi,

    3-Sanık ..."e ait nakil vasıtası olarak kullanılan araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, aracın değeri ve taşıma kapasitesinin belirlenmesi, ayrıca araçta bulunan bölmenin 5607 sayılı Kanun"un 13/1-a maddesi kapsamında suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat vasfında olup olmadığı, kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı ya da kaçak eşyanın naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılıp kılmadığının belirlenmesi ile 5237 sayılı TCK"nin 54. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre, nakil aracının müsadere edilmesi halinde bu durumun işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olup olmayacağı hususları da gözetilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre aracın müsaderesi yönünden bir hüküm kurulması gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

    4-Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK"nin 62/1. maddesi yerine TCK"nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK"nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
    5-Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nin 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,

    6-5237 Sayılı TCK"nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine kadar, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın kendi altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak yoksunluklarının süresinin gösterilmemesi,

    7-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
    Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK"nin 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık Abdülkadir Aslan"a CMUK"nin 325. maddesi gereğince sirayetine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi