
Esas No: 2014/1984
Karar No: 2014/4001
Karar Tarihi: 07.04.2014
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2014/1984 Esas 2014/4001 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında .... Beldesi çalışma alanında bulunan 321 ada ... ve ... parsel sayılı sırasıyla ....445,78 ve ....496,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, ... parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ... parsel ise satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kendisine ait olduğu ve adına tespit gören 321 ada ..., ... ve 336 ada ... parseller arasında yol bulunmadığı iddiasıyla krokisinde yol olarak gösterilen bölümlerin adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 321 ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline, paftasında yol olarak gösterilen bölümlere yönelik davasının görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
...- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen yola ilişkin davacının temyiz itirazlarının reddi bu bölümlerle ilgili hükmün ONANMASINA,
...- Davacının 321 ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davacının dayandığı satış senedinin dava konusu taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dava konusu taşınmazlar ile kendisi adına tespit gören 321 ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları ....05.2005 tarihli aynı satış senedi ile satın aldığı ve taşınmazların bütün olarak kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece her ne kadar davacının dayandığı satış senedinin dava konusu taşınmazları kapsamadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dayanak satış senedi yöntemince uygulanmamış ve dava konusu taşınmazlarda kimin ne zamandan beri hangi sıfatla zilyet olduğu belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar ve taraf tanıkları huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, ....05.2005 tarihli satış senedinde belirtilen ... mevkiinin neresi olduğu sorularak, davacının dayandığı satıcısı ... ... ve ... ..., alıcısı ... olan satış senedinin dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne sıfatla kullanıldığı sorularak, dava konusu taşınmazların kimin zilyetliğinde bulunduğu kesin olarak belirlenmeli, teknik bilirkişiye uygulamayı gösterir kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.