17. Hukuk Dairesi 2014/17818 E. , 2016/8783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-...
2-...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiş, davalı ... vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.10.2016 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ..."un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 20.6.2011 tarihinde davalı ..."e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ..., aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu taşınmazı 65.000 TL bedelle sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., dava konusu taşınmazı camındaki ilan üzerine iyiniyetle ve 65.000 TL bedelle aldığını,aldığı tarihten beri oturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia,savunma toplanan delillere göre,dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında misli fark bulunduğu,davalı üçüncü kişinin tapudaki bedel dışındaki ödeme iddiasının bedelde muvazaa iddiasına girdiğinden dinlenemeyeceği dava konusu tasarrufun İİK"nun 278/3-2 madde
...
gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında misli fark bulunduğu,davalı üçüncü kişinin tapudaki bedel dışındaki ödeme iddiasının bedelde muvazaa iddiasına girdiğinden dinlenemeyeceği gerekçesiyle tapu dışı ödemeyi satış bedeline eklemeden davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Dava konusu taşınmaz tapuda 20.6.2011 tarihinde 25.600 TL bedelle satılmış, bilirkişi tarafından taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri davalı 3.kişinin yaptığı iyileştirmeler düşüldükten sonra 73.859 TL, iyileştirmeler düşülmeden 74.609 TL olduğu belirlenmiştir. Davalılar anılan taşınmazın satış bedelinin 65.000 TL olduğunu bunun 15.000 TL’sinin tapuda elden, 50.000 TL’sinin de 20.6.2011 tarihinde önce borçlunun avukatı... Bankasındaki hesabına daha sonra yine aynı gün ...tarafından da davalı borçlunun ... şubesine yatırıldığını belirterek banka dekontların delil olarak sunmuşlardır. Davalı 3.kişinin tapudaki devir tarihi veya yakın tarihli borçluya banka aracılığıyla yaptığı ödemeler veya kredi kullanması gibi maddi ve hukuki olgular aralarında başka bir ticari ilişki bulunmaması halinde taşınmaz bedeline mahsuben yapılan ödemeler olarak Dairemiz uygulamalarında kabul edilen olgulardır. Somut olayda da davalı 3.kişi tapudaki bedel dışındaki 50.000 TL’lik ödeme iddiasını banka dekontları ile ispatladığından bu durumda bedel farkının varlığından sözetmek mümkün değildir. (65.000 TL satış bedeli ile 73.859 TL rayiç bedel arasında). Dosya kapsamında davalılar arasında akrabalık arkadaşlık iş ortaklığı gibi bir durum olmadığı davalı 3.kişinin aldığı taşınmazda iyileştirmeler yaparak aldığı tarihten beri oturduğu bu durumda iyiniyetli olup kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle de davanın reddine karar
...
verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ... vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ..."e verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 11.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.