18. Ceza Dairesi 2019/24167 E. , 2020/8017 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheli ... yetkilileri hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"nca verilen 16/08/2019 tarihli ve 2019/138318 soruşturma, 2019/81494 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliği"nin 16/09/2019 tarihli ve 2019/6669 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 16/12/2019 gün ve 126946 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, müşteki vekili şikayet dilekçesinde, müşteki hakkında Akbank A.Ş. tarafından Ankara 6. İcra Müdürlüğü"nün 2017/3602 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müştekinin yasal süresi içinde borca itiraz edip hakkındaki icra takibinin durmasına rağmen Baytok Hukuk Bürosu tarafından "Sn. Taner Tılıç Akbank T.A.Ş"ye olan dosya borcunuza istinaden vermiş olduğunuz taahhüt planına uymadığınızdan ötürü mernis adresinize muhafazalı haciz işlemi yapılacaktır. Bilginize. BAYTOKHUKUK" şeklinde gönderilen mesaj nedeniyle şüpheliler hakkında şikayette bulunulması üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin iddiası doğrultusunda, şüpheli/şüphelilerin eylemlerinin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığı"nın vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan, atılı suçun unsurunun oluşmadığından bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesinde; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığı"nın vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59. maddesinde ise; “ 58. maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"ne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesi"ne en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı"na gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. (Ek cümle: 02/05/2001 - 4667/38. md.) Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; Yazıcı Legal Hukuk Bürosunda çalışan avukatlar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin iddianın, şüpheli yada şüphelilerin avukatlık görevi sırasında olduğu, avukatların görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, Adalet Bakanlığı’nın vereceği izin üzerine yürütülmesi gerektiği, şüpheli avukat yada avukatlar hakkında genel hükümler çerçevesinde soruşturma yapılarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan Yazıcı Legal Hukuk firmasında çalışan yetkililer hakkında, İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliği"nin 16/09/2019 tarihli ve 2019/6669 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309 maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 23/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.