23. Hukuk Dairesi 2016/5441 E. , 2019/949 K.
"İçtihat Metni".......
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davacı yönünden kabulüne, ......yönünden kabulüne diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketler arasında çeşitli tarihlerde imzalanan sözleşmeler ile .....ihtiyacı olan genel temizlik, bakım hizmetleri, sosyal tesis temini ve işletmeciliği ve benzeri işlerin ihale yapılarak davalı şirketlere verildiğini, davalı firmanın sözleşme gereğince işin yapılması için çalıştığı işçilerin kanuni alacaklarını ödemediğini, bu durumun....espit edildiğini, kesinleşen karar ile 21.000,00 TL.nin.....ayılı dosyasına sunulan 18.07.2013 tarihli teminat mektubunun bozulması ile .....vekili hesabına yatırıldığını,......ararında alacağın müteselsilen tahsiline karar verildiği ve ödemeye esas olan işçilerin de diğer davalı firmaların işçisi olarak çalışmış olduğu ve davalıyla yapılan sözleşmede de bu şirketin çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olacağı hükmü yazılı olduğunu belirterek 21.000,00 TL.nin teminat mektubunun nakde çevrilme tarihinden, bakiye yatan 918,88 TL.nin havale tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıların davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece; davalıların davayı takipsiz bıraktığı, davacı dayanağı hizmet sözleşmelerinin içeriği ve altındaki imzalar konusunda davalıların isticvaplarına karar verildiği, usulüne uygun ihtarlı isticvap davetiyesine rağmen davalılar duruşmalara katılmadıkları, 6100 Sayılı HMK"nın 171/2. maddesi gereğince hizmet sözleşmeleri içeriklerinin doğru olduğu ve altındaki imzaların davalılara ait olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi raporu alındığı, sözleşme ve eki teknik şartnameler ile ihale şartnamesine göre rücu davası olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılması için aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişinin ek raporunda; davacının, davalı şirketlerden .....57,12 TL"yi dava tarihinden işleyecek faizi ile, davalı ......... 4.542,56 TL kıdem tazminatından 949,36 TL ihbar tazminatından olmak üzere toplam 5.491,92 TL"yi dava tarihinden işleyecek faizi ile, 5.898,08 TL"yi ise ödeme tarihi 09.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, davalı...... 42,23 TL.yi dava tarihinden işleyecek faizi ile, davalı ..... 2.469,85 TL.yi dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile rücuen talep edebileceği beyan edildiği, ek raporun denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davalılar ......aleyhine açılan davanın reddine, davalı.......aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
.../......
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş mahkemesi kararı ile hüküm altına alınan ve davacı yanca ödenen dava dışı işçi alacakların rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin gerekçeli kararında "...davalı ....... 4.542,56.TL kıdem tazminatından 949,36.TL ihbar tazminatından olmak üzere toplam 5.491,92.TL.yi dava tarihinden işleyecek faizi ile, 5.898,08.TL. yi ise ödeme tarihi 09.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte..." karar verilmiş ise de hüküm kısmında "..3-Davacı tarafından davalı ....aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 11.396,00 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,.." karar verilmiştir. HMK"nın 298/2. maddesi "Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz" hükmünü içermektedir. Somut olayda, sonradan oluşturulan gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki meydana gelmiştir. Kararların hüküm kısımları infaz edilecek olması nedeniyle kararın gerekçe ve hüküm fıkrası arasında mevcut bu çelişki HMK"nın 298/2. maddesi hükmüne aykırı olmuştur. Öte yandan, 10.04.1992 günlü ve ......sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul kararına göre kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma nedeni oluşturacağından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;
4857 Sayılı İş Kanunu"nun 2/6 maddesinde "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Davacı asıl işveren, anılan madde hükmüne dayalı sorumluluğu nedeniyle dava dışı işçiye ihbar ve kıdem tazminatı vs. ödemiş ise de davacının bu tazminatlardan sorumluluğu, anılan Yasa maddesine göre işçilere karşı olan bir sorumluluk olup, taşeron ile asıl işveren arasındaki birbirlerine karşı olan sorumluluğu içermeyen anılan düzenlemenin dava konusu olaya uygulanması mümkün değildir. Davalıların kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak davacıya karşı olan sorumluluğu sözleşmede farklı bir düzenleme yok ise kural olarak kendi dönemi ile sınırlı bulunduğu ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu davalıların kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı şirketlerin sorumlu olduğu miktarlar yönünden yarı oranında davacının sorumlu tutularak indirim yapılması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 11.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.