17. Hukuk Dairesi 2014/10802 E. , 2016/8930 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : 1-...
2-...
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların murisi ...sürücüsü olduğu araç ile müvekkillerinin murislerinin içerisinde oldukları araca çarpması sonucu müvekkillerinin murisleri ... ile birlikte davalıların murisi .... vefat ettiğini, meydana gelen kazada davalıların murisinin tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin eşlerini, oğullarını ve babalarını kaybettiklerini açıklayıp davacı ... için eşinin ölümünden dolayı 50.000,00 TL, evladının ölümünden dolayı 50.000,00 TL, davacı ..."ın eşinin ölümünden dolayı 100,000,00 TL, küçük çocukları için velayeten babalarının ölümünden dolayı 50.000,00"er TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, talep edilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, müvekkillerinin kendilerinin zor durumda olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için eşinin ölümü nedeniyle 25.000,00 TL evladının ölümü nedeniyle 25.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, çocuklar .... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
...
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu"nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı"nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (... )
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K"nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
...
Somut olayda, davalılar vekilince yargılama sırasında ve temyiz aşamasında müvekkillerinin ekonomik durumlarının kötü olduğu, murisin çeşitli bankalara borçlarının bulunduğu, müvekkillerinin ekonomik durumlarının daha net araştırılması gerektiğini savunulmuş ise de mahkemece davalıların bu savunmaları üzerinde durulmayarak tarafların ekonomik ve sosyal durumları açısından yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekilince, davalıların murisi ... kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada desteğin ölümü sebebi ile manevi tazminat talebinde bulunulmuş, davalıların murisini de aynı kazada ölmesi sebebi ile davalıların muris sürücü....ın mirasçıları sıfatı ile sorumlu olduklarından bahisle davalılara husumet yöneltilmiştir. Yargılama sırasında davalıların murisi ..."ın mirasçılarını gösterir veraset ilamı dosyaya sunulmuş ve 29.11.2012 tarihli dahili dava dilekçesi ile murisin diğer mirasçıları ... ve ..."ın davaya dahil edilmeleri talep edilmiş ve dahili davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de bu davalıların karar başlığında ve hüküm fıkrasında gösterilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 13.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.