20. Hukuk Dairesi 2014/5533 E. , 2014/7015 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı asil tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı asil tarafından 21.03.2014 havale tarihli dilekçe ile "...davacı eş tarafından boşanma nedeni olarak ileri sürülen isnatlar nedeniyle yapılan şikayet üzerine hakkında açılan ceza davasından beraat ettiği, bundan sonra hâkimin kendisine karşı olan tutum ve davranışlarının değiştiği, kendisini temsil eden avukatların hepsine söz verilmediği, kendisine de vekil ile temsil edildiği gerekçesiyle duruşmalarda söz verilmediği, 16.09.2013 tarihinde yapılan duruşmaya ilişkin tutanaklar vekillerine verildiğinden 2 adet karar çıktığı, birinde davacı ve davalı olarak adları ile çocukların isimleri ve velayetin tahsisi gibi hususların yazılı olduğu, diğerinde ise gerekçeli kararın tamamının yer aldığından hâkimin, gerekmediği halde görüşünü açıkladığı, daha sonra bu belgelerin hâkim tarafından imha edildiği, 20.01.2014 tarihli duruşma sırasındaki beyanlarının birçoğunun tutanağa geçirilmediğinden hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu...” gerekçeleriyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen (29422), duruşma yoğunluğu içerisinde kısa kararın tefhimi ve zapta geçirilmesi, kesinleşmiş kararın nüfusa işlenmesinin mümkün olmaması ve bu maddi hatanın tavzih yoluyla düzeltilmesinin önlemi olarak ön inceleme hazırlığı olarak tarafından oluşturulan ön inceleme duruşma tutanağı makrosunun bilgisayarda ayrı bir sayfada oluşturulduğu, tahkikat aşaması bittikten sonra duruşma kâtibi tarafından bu sayfanın ekrana getirilmesi ile kontrol yapılarak tutanak haline getirildiği, bu yöntemin hâkimler tarafından yaygın olarak kullanıldığı, 16.09.2013 tarihli duruşmada bu şekilde hazırlanan sayfanın kâtip tarafından sehven ekrana getirildiği, HMK"nın 32. maddesi uyarınca yargılamanın hâkimin sevk ve idaresinde olduğu, velayet ve kişisel ilişki konusundaki kararın davalının itibarının iadesi olarak algılanması nedeniyle üzerindeki baskı ve nüfus kurma çabalarının devam ettiğinden talebin reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine ve ret talebinde bulunan davacı ..."nun H.M.K."nın 42/4. maddesi uyarınca 500.-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davalı vekili Av. ... tarafından temyiz edilmiştir.
H.M.K."nun 38. maddesine göre “(1) Hâkimin reddi sebebini bilen tarafın, ret talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir. Taraf, ret sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bu talebini hemen bildirmek zorundadır. Belirtilen sürede yapılmayan ret talebi dinlenmez.”.
-2-
2014/5533 - 7015
Somut olayda, davalı tarafından, 16.09.2013 tarihli duruşma sırasında, duruşmaya ait tutanaklar verilirken davanın esasına ilişkin 2 adet kararın da çıktığından H.M.K."nun 36/1-b maddesi gereğince hâkimin gerekmediği halde görüşünü açıkladığı iddiasıyla reddi hâkim isteminde bulunulmuş ise de, ret sebebinin öğrenilmesinden sonra 18.11.2013 ve 20.01.2014 tarihli duruşmaların yapıldığı ve bu duruşmalardan sonra ret isteminde bulunulduğu anlaşıldığından yukarıda belirtilen açık kanun hükmü uyarınca gerekmediği halde görüş açıklandığı iddiasına dayalı ret sebebinin süresinde yapılmadığı, diğer ret sebebi olarak ileri sürülen hususların ise H.M.K."nın 36. maddesinde sayılan ve hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektiren reddi hâkim sebebi niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, merci kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/07/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.