1. Hukuk Dairesi 2013/9716 E. , 2013/13525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları ..."in beş parça taşınmazını, yanında kaldığı dava dışı oğlu ..."ın tehdit ve baskısı sonucunda eşinin yeğeni olan davalıya temlik ettiğini, temlik tarihinde miras bırakanın hukuki ehliyetinin olmadığını, muvazaalı olarak taşınmazın devredildiğini, yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama sonucunda devir işlemlerinin yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile terekeye iadeye karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında da pay oranında iptal ve tescil istediklerini bildirmişlerdir.
Davalı, çekişmeli taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek önemine binaen öncelikle incelenmesi, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa miras bırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kayıtları, reçeteler vs. istenmesi, tüm dosyanın ... Kurumuna gönderilmesi, (2659 Sayılı Yasanın 7 ve 16.maddesi gereğince) akit tarihinde miras bırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde muvazaa iddiasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi; ehliyetsiz olduğunun belirlenmesi halinde ise; miras bırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davacıların terekeye iade değil de pay oranında istekte bulundukları, saptanan ehliyetsizlik durumunun yapılan temliki olumsuz etkileyeceğinden, esasen muvazaa yönünden bir araştırmaya da gerek kalmayacağı gözönüne alınarak Türk Medeni Kanununun 701. maddesi hükmü gereğince böyle bir isteğin dinlenilme olanağının bulunmadığı, başka bir anlatımla davanın tüm iştirakçilerin katılımıyla ve terekeye iade şeklinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği vurgulanarak belirlenen ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava; ehliyetsizlik, hata, hile, tehdit ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca Adli Tıp Kurumu, 4. İhtisas Kurulunun 14/12/2012 tarih ve 4596 sayılı raporuyla davacıların murisinin temlik tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğu, hata, hile ve tehdit iddialarının kanıtlanamadığı öteyandan mirasbırakan tarafından yapılan temliki işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının harca yönelik temyiz itirazına gelince; davanın 84.000,00.-TL. değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında keşfen çekişmeli taşınmazların tamamının değerinin 154.174,00.-TL olarak belirlendiği ve bu değer üzerinden karar ve ilam harcının alındığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri, temlike konu taşınmazlarda davacıların miras paylarına isabet eden bedeldir. Bu durumda çekişmeli taşınmazların değerinin tamamı üzerinden fazla harç alındığı açıktır. Her ne kadar fazla alınan harcın her zaman iadesi mümkün ise de davacıların miras paylarına isabet eden 85.652,00.-TL. üzerinden harç alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile taşınmazların tamamının değeri üzerinden karar ve ilam harcının alınmasına karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne varki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
Yerel mahkeme kararının 2. fıkrasının “ Alınması gerekli olan 10.531,62.-TL. karar ve ilam harcının yargılama aşamasında davacı tarafından yatırılmış olan 1.134,00.-TL. harçtan mahsubu ile bakiye 9.397,62.-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, " ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak, yerine "Alınması gereken 5.850,88.-TL. karar ve ilam harcının yargılama aşamasında davacılar tarafından yatırılmış olan peşin (1.134,00.-TL ) harçtan mahsubu ile bakiye 4.716,88.-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına" ibaresinin yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 436/2. (6100 sayılı HMK"nin 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.