8. Hukuk Dairesi 2010/3044 E. , 2011/349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma ve katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katılma ve katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dir Mersin 1.Aile Mahkemesinden verilen 25.03.2010 gün ve 1178/323 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili; tarafların 2006 yılında evlenip, 2007 yılında boşandıklarını, bu nedenle taraflar arasında geçerli olan rejimin edinilmiş mallara katılma rejimi olduğunu, ancak; tarafların nişanlı oldukları dönemde davalı tarafından satın alınan 326 ada 1 parselde bulunan 13 nolu bağımsız bölümün banka kredisi ile alınması nedeniyle; kredi geri ödemelerine, vekil edeninin bankada memur olarak çalışması karşılığında elde ettiği gelirler ile evlilik birliği içinde katkı sağladığını, bundan ayrı evlilik birliği içinde satın alınarak davalı adına kayıtlanan ...plaka sayılı aracın alımına, vekil edeninin sahip olduğu ziynet eşyalarını vererek ve alınan banka kredisi geri ödemelerine destek sağlayarak katkıda bulunduğunu, diş hekimi olarak çalışan davalının sahip olduğu muayenehaneye yaptığı kira harcamaları ile alınan malzeme ve demirbaş eşyaların ½ oranında tasfiyeye tabi tutulması gerektiğini, evlilik birliği içinde birlikte yapılan tasarruflarla oluşan banka hesaplarında bulunan paraların tespitini istediklerini, gene evlilik birliği içinde davalının borsada yaptığı işlemler nedeniyle kazanılan paraların da tespit edilmesi ve tespit edilecek duruma göre ½ oranında tasfiyeye tabi tutulması gerektiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu malların tasfiyesinin yapılarak ilgili mal rejimi kuralları gereğince vekil edeninin alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiş ve harca esas değerin 7500 TL olduğunu bildirerek bu miktar üzerinden harç yatırmıştır. Davacı vekili daha sonra mahkemeye sunduğu ve dava dilekçesine konu ettiği, mal varlıklarından vekil edeninin payına düşen miktarların ne olduğunu bentler halinde açıklamaya yönelik olan 22.2.2010 tarihli dilekçenin C1 bendinde evlilik birliği kurulmadan önce satın alınan 326 ada 1 parselde bulunan 13 nolu bağımsız bölümün alımı ve tadilatı sırasında vekil edeninin toplam 32000 TL bir ödeme yaptığını, C11 bendinde ise davalıya ait olduğu halde babası tarafından kullanılan 33 SD 622 plaka sayılı aracın bilirkişilerce belirlenecek 17 aylık kira getirisinin ½ sinin hesaplanması gerektiğini belirterek iki yeni durum ortaya koymuş, 9.3.2010 tarihli ıslah dilekçesinde de, vekil edenine 33 DR 924 plaka sayılı araç için düşen payın 35109 TL, Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş nezdindeki 135075-100 nolu hesap nedeniyle düşen payın 17470,46 TL, davalının babasına gönderdiği para nedeniyle düşen payın 30000 TL, konut taksitleri için ödenen para nedeniyle düşen payın 10064 TL, Türkiye İş Bankası Kiremithane Şubesinde bulunan mevduat nedeniyle düşen payın 5886,98 TL, Türkiye İş Bankası Mersin Şubesinde bulunan mevduat nedeniyle düşen payın 997,08 TL, ... Mersin Çarşı Şubesinde bulunan mevduat nedeniyle düşen payın 72,50 TL ve 124,58 USD olduğunu belirterek toplam 99600,02 TL ile 124,58 USD karşılığının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiş ve davalının adına evlilik öncesinde alınan ev ve bu evin değer artış payı ile 33 SD 622 plakalı aracın 17 aylık kira getirisine ve davalının bürosuna alınan demirbaşlardan vekil edeninin payına isabet eden bedele ilişkin alacak haklarının da saklı tutulmasını istemiştir.
Davalı vekili ise; tarafların sadece 17 ay süre ile evli kaldıklarını, davaya konu mal varlıklarının edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını, olsa bile çok az bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 9.3.2010 tarihli ıslah dilekçesinin 15.3.2010 tarihinde kendilerine tebliğ edilmesinden sonra verdiği 19.3.2010 tarihli cevapla birlikte zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece; 22.2.2010 tarihli dilekçenin C1 maddesinde belirtilen istek bakımından mahkemenin görevsizliğine, 22.2.2010 tarihli dilekçenin C5 ve C11 maddesinde belirtilen istekler bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 22.2.2010 tarihli dilekçenin C2, C6 ve C12 maddelerinde belirtilen isteklerin reddine, 22.2.2010 tarihli dilekçenin C3 maddesinde belirtilen isteğin 20500 TL"lik kısmı ile C4, C7, C8, C9 ve C10 maddelerinde belirtilen isteklerin tamamı olan 45086 TL olarak hesap edilen davacının katılma alacağından 7500 TL"nin karar tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye 37586,62 TL katılma alacağının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü dışında kalan tüm bölümleri davacı vekili, hükmün görevsizlik kararına konu bölümü ise davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 20.5.2006 tarihinde evlenmiş, 2.10.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 16.6.2008 tarihinde boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında geçerli olan rejim yasal edinilmiş mallara katılma rejimi olduğundan uyuşmazlığın bu rejim kuralları gereğince yani 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulması hususunda duraksama bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde, harca esas değeri 7500 TL olarak göstererek alacağın sadece bir bölümünü dava etmiş ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ve daha sonra ıslahla alacak miktarını 99600,02 TL ve 124.58 TL Amerikan Doları karşılığı olarak arttırmıştır. Böyle bir durumda zamanaşımı; alacağın, ancak dava dilekçesine konu edilen ve harçlandırılan 7500 TL"lik bölümü hakkında kesilmiş olur. Dava dilekçesinde belirtilen harca esas değer dışında kalan alacak miktarı bakımından, diğer bir ifade ile dava dışı kalan alacak bölümü açısından yapılan ıslah tarihine kadar zamanaşımı işlemeye devam eder. Taraflar arasında görülen boşanma davasının kesinleştiği 16.6.2008 tarihinden ıslah tarihi olan 9.3.2010 tarihine kadar TMK.nun 178. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş
bulunduğuna ve davalı taraf ıslah dilekçesi ile artırılan alacak miktarı bakımından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğuna göre, davacının dava konusu ettiği tüm mal varlığına ilişkin toplam alacak miktarı ne olursa olsun görülmekte olan dava nedeniyle sadece 7500 TL alabilecek olması karşısında ve 22.2.2010 tarihli dilekçenin C5 ve C11 bentlerinde yazılı isteklerle ilgili olarak dava dilekçesinde istek olmamasına rağmen 9.3.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile istekte bulunulduğuna ve gerekli başvurma harcı dahil diğer harçların da yatırıldığı anlaşıldığına göre, söz konusu isteklerle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken “…karar verilmesine mahal olmadığına” hükmedilmesi doğru değil ise de, ıslahla dile getirilen bu istekler bakımından da TMK.nun 178. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolması karşısında ve verilen hükmün temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında lehe bulunması karşısında; davacı vekilinin bu yönlere ilişen tüm temyiz itirazlarının reddi ile; hükmün 2. bendinde dışında kalan tüm hüküm bölümlerinin ONANMASINA,
Mahkemece 22.2.2010 tarihli dilekçenin C1 bendinde yazılı istekle ilgili olarak verdiği ve hükmün 2. bendine konu bulunan, görevsizlik kararına yönelik taraf vekillerinin temyiz isteğine gelince; davacı vekili tarafından verilen 11.11.2008 hakim havale tarihli dava dilekçesinde; dava konusu edilen ve evlilik birliği henüz kurulmadan, diğer bir anlatımla taraflar arasında geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejimi henüz başlamadan, önce 26.1.2006 tarihinde satın alınarak davalı eş adına kayıtlanan 326 ada 1 parselde bulunan 13 nolu bağımsız bölümün edinilmesi sırasında vekil edeninin toplam 32000 TL para verdiğine dayalı açık bir alacak isteği bulunmamaktadır. Bu yöne ilişen istek davacı vekilince 22.2.2010 tarihli dilekçede dile getirilmiş ise de; daha sonra verilen 9.3.2010 tarihli ıslah dilekçesinde bu isteğe yer verilmemiş olup, bu istek miktarı üzerinden harç da yatırılmamıştır. Bu durumda 22.2.2010 tarihli dilekçenin C1 bendinde yazılı istekle ilgili olarak usulüne uygun şekilde açılmış bir davanın varlığından söz edilemeyeceğine göre; ortada bir dava olmadan verilen görevsizlik kararı isabetsizdir.
Davacı ve davalı vekillerinin, temyiz itirazları açıklanan bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün görevsizlik kararına konu bölümün (Hükmün 2. Bendi) HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 94,60 TL’nın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 113,00 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.