22. Hukuk Dairesi 2016/8330 E. , 2019/5986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde 25/11/2009-20/11/2014 tarihleri arası çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, ücret ve fazla mesai alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdini haksız ve kötü niyetli olarak feshettiğini, ücretin geç ödenmesinde müvekkil firmanın bir kusurunun olmadığın, müvekkil işverenin baraj çökmesi hadisesi yüzünden ödemelerinde gecikmeler yaşandığını, fazla mesai iddialarını gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davaya konu fazla çalışma alacağı, tanık beyanları ve nöbet kayıtlarına itibarla haftalık ortalama 9 saat üzerinden hesaplanmıştır. Her ne kadar tüm çalışma süresini kapsamadığı ve okunaklı olmadığı gerekçesi ile nöbet kayıtları kısmen değerlendirilmiş ise de sunulan kayıtlardan davacının hangi günler hafta içi veya hafta sonu nöbeti tuttuğunun tespit edilebildiği, buna göre 2013 Ocak-2014 Kasım ayları arası dönemde söz konusu belgelere göre davacının 27 kez hafta içi, 9 kez hafta sonu nöbet tuttuğu ve davacının tanık beyanlarına göre 08.00-18.00 saatleri arası haftanın 5 günü çalıştığı ispatlandığı gözetilerek hafta içi nöbet tuttuğunda 4 gün ara dinlenme sonrası 36 saat, nöbet tuttuğu gün ise ara dinlenme sonrası 14 saat çalıştığı değerlendirilerek haftalık 5 saat fazla mesai yaptığı, hafta sonu nöbet tuttuğunda ise tanık beyanlarına göre 08.00-18.00 saatleri arası haftanın 5 günü çalıştığı ispatlandığı gözetilerek ara dinlenme sonrası 45 saat çalışma yaptığı ve hafta sonu 1 gün ara dinlenme sonrası 14 saat çalıştığı değerlendirilerek haftalık 14 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmış olup davacının bu dönem yönünden toplam 261 saat ( 27 kez hafta içi x 5 saat + 9 kez hafta sonu x 14 saat = 135+126=261) fazla mesai yaptığı kabulü gerekir. Yine bu belgelere göre davacının yaklaşık olarak nöbetlerinin 1/4’ünün hafta sonuna isabet ettiği ve buna göre davacının 2012 Temmuz-2013 Ocak ayları arası nöbet kaydı bulunmayan dönemde 7 kez hafta içi, 2 kez de hafta sonu olmak üzere nöbet tutabileceği değerlendirilerek toplam 63 saat (7 kez hafta içi x 5 saat + 2 kez hafta sonu x 14 saat = 35+28=63) fazla mesai yaptığı kabulü gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, Dairemiz uygulamasında, tanık beyanlarına göre ispatlanan fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları yönünden yapılan uygun makul bir oranda indirim ile ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir. Hal böyle olunca davacının fazla çalışma alacağından yapılan uygun indirim dışında reddedilen alacağı olmadığı halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.