21. Hukuk Dairesi 2013/12800 E. , 2014/13389 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2013
NUMARASI : 2010/604-2013/138
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 5.8.2008-18.12.2009 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 5.8.2008-18.12.2009 tarihleri arasında 420 gün süre ile 506 Sayılı Yasa kapsamında asgari ücretle,davalı şirket nezdinde çalıştığının tespitine,bu hizmetlerinden 109 gününün SGK"na bildirilmediğinin tespitine,fazla istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzelkişi işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davalı şirkete ait işyerinden davacı adına Kurum kayıtlarına intikal ettirilen işe giriş bildirgesinin ve sigortalı çalışmasının bulunmadığı,dava dışı M. B.e ait P. imalatı işyerinin 5.6.2004 tarihinde 506 Sayılı Yasa kapsamına alındığı, dinlenen bordro tanıklarının davacının çalışma sürelerine ilişkin olarak net beyanda bulunmadıkları,davalı şirketin 16.9.2009 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edildiği,26.9.2009 tarihinde vergi mükellfiyetinin başladığı, tespite konu dönemin tamamında davalı şirketin henüz faal olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacıya ait sigorta hizmet döküm cetveli incelendiğinde, davacının talep ettiği dönem (5.8.2008-18.12.2009 arası) içerisinde kalan 11.11.2008-10.7.2009, 8.9.2009-18.12.2009 tarihleri arasında dava dışı M. B."e ait 1066178 sicil nolu işyerinden, 10.12.2009-9.1.2010 arasında 110774 sicil nolu dava dışı işyerinden bildirim yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla her iki çalışma çakışmaktadır. Bu nedenle mahkemece tespitine karar verilen dönemde, başka işyerlerinden bildirimler bulunduğu anlaşılmasına rağmen, bu sürelerinde dahil edilerek davalı şirket aleyhine hizmet tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş, 1066178 sicil nolu M. B. unvanlı işvereni davaya dahil etmek,110774 sicil nolu dava dışı işyerinin işyeri dosyasını Kurumdan getirtmek, her iki davalı (1066178 sicil nolu ve )110774 sicil nolu )arasında organik bağ olup olmadığını belirlemek,davacı ile aynı dönemde çalışması dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra dava dışı 110774 sicil nolu işyerinden 10.12.2009-9.1.2010 tarihleri arasında davacı adına yapılan sigortalı hizmet bildirimini dışlayarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/6/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.