Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3854
Karar No: 2021/4483

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2020/3854 Esas 2021/4483 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2020/3854 E.  ,  2021/4483 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ

    Taraflar arasında görülen tapu iptali davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş,davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak, davacılardan ...’nun muris ...’nun mirasçısı olmadığı, anılan davacı yönünden bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, diğer davacılar yönünden davanın esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal isteğine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakanları ...’nun ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını, davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, yapılan satış işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı, mirasbırakanın bakım ve tüm ihtiyaçlarının kendisi ve eşi tarafından karşılandığını, bu nedenle mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazlar için eşi ... lehine ölünceye kadar bakma akdi yaptığını, taşınmazlar üzerine mandıra inşa ettiğini,davacıların şikayetleri üzerine mandıranın yıkılma tehlikesi nedeniyle mirasbırakanın taşınmazlardaki paylarını bedeli karşılığında kendisine devrederek, mandıraya da ortak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, mirasbırakanın temliklerdeki gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, temliklerin bakım, hizmet ve emek karşılığı, minnet duygusu ile gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak davacılardan ...’nun muris ...’nun mirasçısı olmadığı, anılan davacı yönünden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, diğer davacılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1927 doğumlu mirasbırakan ...’nun 21.04.2012 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı oğlu ..., 1998 yılında ölen oğlu ...’dan olma davacı torunları ... ve ... , davalı oğlu ... ve dava dışı kızı ...’in kaldıkları, mirasbırakan ...’nın ...,...,...,...,...,...,... parsel sayılı taşınmazlardaki eşi ...’dan gelen ¼ ‘er miras paylarını 27.01.2012 tarihinde davalı oğlu ...’e satış yoluyla devrettiği, davacılardan ...’nun mirasbırakan ...’nun mirasçısı olmadığı anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtilmelidir ki; davacı ... yönünden mirasbırakan ...’nun mirasçısı olmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddiyle, davacı ... yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
    Davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
    Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140/3 maddesinde “Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.” hükmü düzenlemiştir.
    Somut olayda, gerek ilk derece mahkemesince, gerekse Bölge Adliye Mahkemesi tarafından uyuşmazlık ölünceye kadar bakma akdine dayalı muris muvazaası hukuksal nedeni ile tapu iptali ve tescil isteği olarak nitelendirilmiş ve gerekçelendirilmiştir. Mirasbırakan tarafından dava konusu taşınmazlardaki payların tamamının satış suretiyle davalıya devredildiği gözetildiğinde yapılan bu nitelendirme ve gerekçenin isabetli olmadığı açıktır.
    Diğer yandan, dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle dava dilekçesinin içeriğinden, davacıların sadece tapu iptali isteğinde bulunduğu, tescil yönünden bir talepleri olmadığı anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtmek gerekir ki; tapu kaydına veya zilyetliğe dayanılarak açılan bir iptal davasında, ayrıca tescil isteğinde bulunulmamış olması iptal davasının reddi için başlı başına bir sebep teşkil etmez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iptal isteminin tescili kapsamadığı gözetilerek davacıya, ayrıca tescil davası açması için imkân tanımak ve dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek karara bağlanmaktan ibarettir. Değişik anlatımla sadece iptal davasının kabulüne ve tapunun iptaline karar verilmesi, tapulu bir taşınmazın sicil dışı (kayıtsız) kalması sonucunu doğurur ki, böyle bir uygulama, devletin bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek sicile bağlama yolunda benimsediği-dolu pafta sistemi –genel ilkesiyle bağdaşmaz. Ne var ki, davacı iptal değil, sadece tescil isteğinde bulunmuş ise Yargıtayın yerleşmiş ve kurallaşmış uygulamalarına göre, tescil isteği tapu sicilinde mevcut eski kaydın iptali isteğini de kapsadığı gözetilerek davacının ayrıca tapu kaydının iptalini de dava etmesine gerek yoktur. (YHGK 11.11.1983 tarih, 981/8-80 Esas, 983/1162 sayılı Kararı.)
    Hâl böyle olunca, tescil davası açılması yönünde davacı tarafa önel verilmesi, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ve ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir.
    Davacılar vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 22/09/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi