Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/5230
Karar No: 2014/8584
Karar Tarihi: 25.06.2014

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2014/5230 Esas 2014/8584 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2014/5230 E.  ,  2014/8584 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.07.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.06.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
    (Muhalif)


    K A R Ş I O Y

    Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
    Dava konusu taşınmaz 505 ada 15 parselde kayıtlı olup taşınmazla ilgili olarak 20.10.2008 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmede arsa sahipleri olarak ..., ..., ..., ... ve ... ile yüklenici ... yer almaktadır.
    20.10.2008 tarihinde yapılan sözleşme yasal olarak geçerlidir. (B.K. md. 213, Noterlik Kanunu md. 89, Tapu Kanunu md. 26) Tapu kaydı incelendiğinde sözleşmenin yapıldığı tarihte tapu maliki olarak 1/4"er pay sahibi... ...,..., ... ve ... olduğu ve adı geçen kişilerin 28.07.1950 tarihinde alım hakkının tesisi sebebi ile mülkiyet hakkı sahibi oldukları görülmüştür. Ne var ki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan yaklaşık 2 sene sonra veraset iptali davaları sonucu 18.08.2010 tarihinde "birden fazla ölüm halinde intikal" nedenine dayalı olarak tapu kayıt maliklerinin arasında Hüriye Büyükmenekşe ve ..."da katılmıştır. Davacılar ... ile Hüriye Büyükmenekşe dışında kalan tapu kayıt malikleri kendilerine ait hisselerini yüklenici ... ile iş ortağı ..."a 19.08.2010 tarih ve 7383 yevmiye numaralı akit ile satış suretiyle taşınmaz devri yapılmıştır.
    Davacılar işbu davayı 12.07.2012 tarihinde TMK"nın 732 ve devamı maddelerine dayanarak açmıştır.
    Uyuşmazlık davalılara yapılan devir işleminin gerçekte satış olup olmadığı, ve buna bağlı olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan devir işleminin avans niteliğinde bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
    Dava konusu taşınmazdaki pay devri satış bedeli 17.398.00 TL olarak gösterilerek yapılmıştır. Oysa davalılar ile dava dışı arsa malikleri arasında yapılan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinde taşınmaz karşılığı 7 daire teslimi öngörülmüştür. Öte yandan 24.09.2013 tarihli duruşma tutanağına geçen açıklamalar ve davalılar vekilinin 23.10.2013 tarihli yazılı beyanından davalılar vekili tarafından ibraz edildiği bildirilen ancak temyiz aşamasında dosya da bulunmayan 05.04.2012 tarihli harici protokol içeriğine göre, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenici tarafından arsa sahiplerine dairelerin teslim edildiği ve yüklenicinin edimini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut iddia ve savunma, tapu kaydı ve arsa payı karşılığı inşaat sözlemesine göre ortada gerçek bir satış işlemi bulunmamaktadır. Akit tablosunda yer alan satış bedeli sözleşmede yer alan 7 adet bağımsız bölümü karşılar miktarda değildir. Yapılan satış ve devirin gerçek amacı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca avans niteliğinde yapılan bir devirdir. Avans niteliğinde yapılan devir işleminde yüklenici edimini yerine getirmediğinde paylar arsa sahiplerine iade edilecektir. Dava konusu hisseler nakit para karşığılı değil arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi ile devralınmıştır. Bu nedenlerle önalım davasının kabulü olayların gelişimi ve taraf iradelerine uymadığı gibi MK"nın 2. maddesinde tanımlanan objektif iyiniyet kuralı ile de bağdaşmamaktadır. Bu durumda mahkemece davanın reddi yerine kabulü bozmayı gerektirir.
    Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi