3. Hukuk Dairesi 2017/14203 E. , 2017/14640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; muris ..."ın Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/955 Esas, 2013/1385 Karar sayılı kararı ile açılıp okunan Konya 8. Noterliğinin 10.06.2010 tarih 11653 yevmiye numaralı vasiyetname içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, bu vasiyetnamede murise bakmadığı iddiasının yerinde olmadığını, muris tarafından kendisine 30.000,00 TL para ödenmediğini, muristen 11.500,00 TL para aldığını, ancak murisin fiziksel rahatsızlıkları için harcamada bulunduğunu, murisin zorunlu olarak Konya iline götürüldüğünde vasiyetnamedeki düzmece ifadeleri diğer mirasçıların sağladığını belirterek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; davayı kabul ettiğini, beyan etmiştir
Davalı ...; muris ..."ın davacının babası olduğunu, davacı, babası yaşlandığında muhtaç olduğu dönemlerde hiç bakmadığını, çeşitli vaatlerle babasının paralarını elinden aldığını, baba ..., oğlunun kendini kandırdığı ve bakmadığı için noterden bu dava konusu vasiyetnameyi düzenlediğini, bundan haberdar olan davacının ise babası ile ilgilenir görünmeye başladığını, babasını kandırıp tapudaki taşınmazların çoğunu kendi üzerine aldığını, davacının bu davayı açmasındaki amacının vasiyetnamede geçen 30.000,00 TL olduğunu, vasiyetnamenin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, ... 8. Noterliğinin 10 Haziran 2010 tarih 11653 yevmiye nolu muris 47512495344 T.C. Kimlik Nolu ..."ın düzenleme suretiyle yapılan vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların ortak murisi ... tarafından düzenlenen 10.06.2010 tarihli vasiyetnamede, oğlu ..."ın devlet tarafından karşılandığını öğrendiği hastane masrafları için kendisinden 17.500,00 TL para aldığını, parasına el koyarak kendisini evden kovduğunu, kendisine diğer evlatları ve torunlarının baktığını, oğlu ..."ın dizlerine vurarak küfürle "şerefsiz şu dizini ben yaptırdım, ben olmasaydım sakat kalacaktın, ölecektin" dediğini,
gururunun kırıldığını, çok üzüldüğünü, sonuç olarak kendisinden toplamda 30.000,00 TL para aldığını belirterek, yaptıklarından dolayı oğlu ..."ı mirasından çıkardığını beyan etmiştir.
Dava; mirastan ıskat nedenine dayalı vasiyetnamenin iptali talebine ilişkindir.
Mirastan ıskat, murisin tek taraflı ölüme bağlı bir tasarrufu ile gerçekleşir. Iskat, cezai (olağan) ve koruyucu olmak üzere iki türlüdür. Mirasçı, miras bırakana ve yakınlarından birine karşı TMK"nın 510.maddesinde gösterilen ağır bir suç işler veya murisine veya ailesine karşı kanunen yerine getirmekle yükümlü olduğu aile görevlerini ifada büyük bir kusur işlerse cezai (olağan) ıskat nedenleri doğmuş olur. Koruyucu ıskat ise, murisin, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan alt soyun çocuklarını koruma amacıyla, alt soyun saklı payının yarısının mirasçının çocuklarına özgülenmesine yöneliktir.
Öte yandan mirasçılıktan çıkarılmaya itirazı düzenleyen TMK"nun 512. maddesi; "Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir.
Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.
Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur." hükmü getirilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra, somut olaya dönüldüğünde; davaya cevap veren davalı ... davayı kabul etmiş, davalı ... davaya cevap dilekçesi sunmakla birlikte delil bildirmemiştir. Temyiz eden davalı ... de dahil olmak üzere diğer davalılar ise davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiştir.
Mirasbırakan ..."ın, 10.06.2010 tarihli vasiyetnamede açıkladığı davacıyı mirastan ıskat sebebinin ispatı, çıkarmadan yararlanan davalı mirasçılarına düşmektedir. Davalı ..., mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin doğruluğunu kanıtlayamamıştır. Davalı ..., mirastan ıskat sebebini ispat edemediğinden TMK"nun 512/3. maddesi gereğince mirastan ıskatın miras bırakanın tasarruf nisabı oranında (diğer davalılar vasiyetnamenin iptaline dair kararı temyiz etmediğinden) yalnızca ... yönünden geçerli olması gerekir. Başka bir ifadeyle tasarruf nisabı sınırları içerisinde geçerli olmak üzere vasiyetnamenin ıskatına ilişkin bölümün yalnızca ... yönünden hükümsüzlüğüne karar verilerek davacının saklı payını talep edebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edileceği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.