3. Hukuk Dairesi 2016/3907 E. , 2017/14736 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde birkısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; harici satış sözleşmesi ile davalıların murisi adına kayıtlı olan taşınmazı yasal mirasçılarından satın aldığını, davalıların taşınmazı resmi satışla devretmediklerini, bir süre sonra da başka bir şahsa sattıklarını belirterek, denkleştirici adalet ilkesi gereğince fazlya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla satış bedeli olan şimdilik 5.000 TL"nin (ıslah ile 133.728,00 TL) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... , ... , ... ve ...; sözleşmenin ... adına olduğunu, muris babalarının isminin farklı olduğunu, sözleşmedeki imzaların davalılara aitolmadığını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Diğer davalılar; zamanaşımı süresinin dolduğunu, sözleşme tarihinde reşit olmadıklarını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davalılar ... , ... ve ... yönünden davanın kabulü ile 133.728,00 TL"nin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000 TL"ye dava tarihinden itibaren, bakiye miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davanın davalılar ... , ... , ... , ... ve ... yönlerinden adı geçenlerin adi senedin tanzim tarihinde 18 yaşından küçük olmaları nedeniyle reddine, davanın davalı ... yönünden vefat etmiş olması nedeniyle pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ... , ... , ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir .
1- Yargılama sürecinde davalılar harici satış sözleşmesindeki imzaların kendilerine ait olmadığını belirtmişlerdir. Davacı tarafından sunulan sözleşmedeki imzalar davalılar tarafından inkar edilmesine rağmen sözleşme altında yer alan parmak izi ve imzalara ilişkin yerel mahkemece bir inceleme yapılmamış; sözleşmenin varlığından yola çıkılarak güncellenmiş değere ilişkin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur .Mahkemece; davalılarca itiraza uğrayan sözleşme nazara alınarak sözkonusu sözleşmede yer alan parmak izi ve ibarelerin davalıların eli mahsülü olup olmadığı araştırılmak suretiyle, oluşacak sonuç dairesinde hüküm tesisi gerekirken bu konuda yapılan itirazlara rağmen bir araştırma yapılmaksızın davanın kısmen kabulü yönünde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı hüküm kurulmuştur .
O halde mahkemece; öncelikle davalıların iddiası üzerinde durularak, davaya konu sözleşme altındaki parmak izi ve imzaların (davalı ... yönünden parmak izi, davalılar ... ve ... yönünden imza ve yazı incelemesi yapılarak ) davalılara ait olup olmadığı konusunda ...nun 209 ve 211.maddeleri hükümleri uyarınca inceleme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değer hesaplanmış, hesaplamada ekonomik etkenlerin tamamı yerine, bir bölümü (tefe, altın ve dolar) esas alınmıştır. Rapor, bu haliyle hüküm vermeye elverişli değildir. O halde; mahkemece, yukarıda belirtilen imza incelemesi sonucuna göre uzman bilirkişiden, davacının ödediği satış bedelinin, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki ulaşacağı alım gücü; çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs olmak üzere en az 5 etken) ortalamaları alınmak suretiyle belirlenmesi ve bu yöntemle belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.