1. Hukuk Dairesi 2021/2870 E. , 2021/4504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü;
-KARAR-
Kadastro sonucunda ... ilçesi, ... mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada ... parsel sayılı 14.912,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıt miktar fazlası olması ve tarım arazisi vasfı bulunmayan kumluk olması sebebiyle kadastro komisyon tutanağı ile kumluk vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahiller ... ve arkadaşları satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla davaya katılmış, davacı ... mirasçılarından ... ise taksim iddiasıyla taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
1- Müdahiller ..., ... ve ...’nun temyiz isteği yönünden, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun diğer gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, müdahillerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA.
2- Davacılar ... ile ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava konusu taşınmazın komşusu olan dava dışı ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören Eylül 1288 tarih, 29 sıra numaralı tapu kaydının miktarı 20.000 m2 olup, revizyon gördüğü taşınmazların yüz ölçümleri göz önünde alındığında tapu kaydının miktarı kadar taşınmaza revizyon gördüğü; öte yandan tapu kaydının sınırında ‘’çayır’’-’’kumluk" okumakta olduğundan değişir sınırlı olduğu, bu nedenle de kapsamının miktarı ile belirlenmesi gerektiği, şu halde çekişmeli taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı ve tapu kaydının miktar fazlasını teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın konusu taşınmaz, tapu kaydının miktar fazlasını oluşturduğuna göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir. Ne var ki, mahkemece bu konuda yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, yapılan keşif sonucu düzenlenen ziraat bilirkişi raporu soyut ifadeler içerdiği gibi ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığının tespiti bakımından yetersizdir. Öte yandan mahkemece tespit tarihinden önce çekişmeli taşınmazın hangi nitelikte olduğu, var ise üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresinin tespiti hususunda en etkili yöntem olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi, uzman jeolog bilirkişi marifetiyle taşınmazın niteliği belirlenmeden karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaza ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre taşınmazın tespit tarihten 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü" nden getirtilerek dosya arasına konulmalı; ardından mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, jeolog ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli, yapılacak keşif sırasında taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kumluk olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, var ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların geçmişteki ve şimdiki niteliği, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısıyla ilgili ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, özellikle taşınmazın toprak yapısı itibariyle kumluk vasfında olup olmadığı hususunu inceleyen, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmesi istenilmeli; jeolog bilirkişiden, arazinin toprak vasfı itibariyle kumluk özelliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olup olmadığı hususunda gerekirse zeminden alınacak numunelerin incelenmesi suretiyle düzenlenmiş bilimsel verilere dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; keşifte dinlenen tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, böylelikle taşınmazın niteliğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.