14. Hukuk Dairesi 2014/4632 E. , 2014/8760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2011 ve 19.08.2011 günlerinde verilen dilekçeler ile tapu kaydının iptali ile mera niteliği ile sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastro çalışmaları sırasında davalı adına mera niteliği ile tescil edilen dava konusu 80 ada 1, 256 ada 79 ve 82 parsel sayılı taşınmazların kadim mera olduğu iddiası ile tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Meraların çıplak mülkiyeti Hazineye kullanım hakkı ise ilgili köy veya belediyeye aittir. Bu gibi yerler 4342 sayılı Mera Kanununu 10. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince tapuya tescil edilemeyeceğinden sınırlandırılması ile yetinilerek intifa hakkının hangi belde veya belediyeye ait olduğunun özel siciline yazılması gerekirken dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile mera niteliği ile davacı Hazine adına sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Öte yandan 11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa 36. maddeden sonra gelmek üzere eklenen “Kamu tarafından açılan davalarda yargılama giderleri” başlıklı 36/A maddesinde; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılandavalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” hükmü yer almaktadır.
Aynı yasanın 17. maddesi hükmü ile 3402 sayılı Kanuna eklenen geçici 11. madde ile de; “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” hükmü getirilmiştir.
Mahkemece yukarıda belirtilen yasa hükümleri değerlendirilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin buna göre takdir ve tayin olunması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli görülmemiş ise de bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1, 2/a ve 2/b bentlerindeki “ ... davacı ... adına sınırlandırılarak mera özel siciline kaydına,” sözcüklerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerlerine “... sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, intifa hakkının davalı ... Belediyesine ait olduğuna,” sözcüklerinin yazılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ile ilgili 3/a, 3/b, 4, 5/a ve 5/b bentlerinin hükümden çıkarılarak yerlerine 3. bent olarak “3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin eklenmesi, 6. bendin rakamsal dizinin uyumu için 4. bent olarak adlandırılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.