Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/889
Karar No: 2020/7893
Karar Tarihi: 30.11.2020

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/889 Esas 2020/7893 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı vekili, satış vaadi sözleşmesi ve re’sen miras temlik senedi hükümlerine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, davanın kısmen kabul edilmesiyle 117 parsel, 381 parsel ve 504 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar vermiştir. Ancak, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden ifa engeli bulunması nedeniyle reddedilmiştir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulü için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine konu bir taşınmazda elbirliği ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması durumunda geçerli olmaktadır. Kararda Borçlar Kanununun 22. maddesi, Türk Medeni Kanununun 706. ve 716. maddeleri ile Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri açıklanmıştır.
14. Hukuk Dairesi         2017/889 E.  ,  2020/7893 K.

    "İçtihat Metni"

    14. Hukuk Dairesi


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.09.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 23.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, satış vaadi sözleşmesine ve re’sen miras temlik senedine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, davalı ... ile ... arasında Kırşehir 2. Noterliğinde 4958 yevmiye numaralı 22/08/2003 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, ...’ın murisi babası ...’nın vefatı ile kendisine intikal eden ve edecek olan hisselerin tamamını davacıya satmayı vaat ettiğini, davalı ....ı ile ... arasında Kırşehir Noterliğinde 18522 yevmiye numaralı ve 14/08/1981 tarihli re’sen miras temlik senedi imzalandığını, ....nın kendi adına asaleten çocukları ... ve ... adına velayeten imzaladığı bu senette murisi eşi ...’dan kendisine ve çocuklarına intikal eden ve edecek olan hisselerin tamamını davacıya temlik ettiğini, davalıların dava konusu taşınmazlardaki hisselerinin iptali ile davacı adına tapuya tescili talep ve dava edilmiştir.
    Davalı ... ve ......vekili, müvekillerinin annesi davalı ..."e intikal eden gayrimenkul hisselerinin ..."in iradesi sakatlanmak suretiyle elinden alındığını, eşi öldüğünde ne yapacağını bilmez durumda olan davalının davacı ..."nın baskısıyla Kırşehir Noterliğine götürüldüğünü ve içeriğini bilmediği gayrimenkul satış vaadi ve temlik sözleşmesine imza attırıldığını, davacının vaat ettiği ödemeyi yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının davalı ..., davalı ... ve davalı ..."e açmış olduğu davanın reddine; davacının ...."a açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile ..."dan miras kalan 117 parsel sayılı taşınmazda ... (...) üzerine kayıtlı 1/12 payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, 381 parsel sayılı taşınmazda ... (...) üzerine kayıtlı 1/12 payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, 504 parsel sayılı taşınmazda ... (...) üzerine kayıtlı 1/12 payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
    Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir.
    Somut olaya gelince; mahkemece dava konusu 235 parsel, 264 parsel, 265 parsel, 429 parsel, 430 parsel ve 1333 parsel sayılı taşınmazlar kök muris ... adına kayıtlı olduğu, davalılar ..., ... ve ... adına tapuda intikal yapılmadığı gerekçesiyle ifa engeli bulunduğundan bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
    Dava konusu 6 adet taşınmazın tapu kayıt maliki ...’ya ait Mucur Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/123 Esas, 2012/139 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre; re’sen miras temlik senedinde temlik almayı vaat eden davacı ... ile temlik etmeyi vaat eden-davalılar ..., ... ve ..."in murisin mirasçıları olduğu anlaşılmaktadır. Re’sen miras temlik senedi mirasçılar arasında yapılmıştır. TMK"nın 702. maddesi uyarınca, elbirliği ortaklığında amaç, bir paydaşın tasarrufu ile diğer paydaşların zarar görmemesi, bir başka anlatımla diğer paydaşların dışa karşı koruması olup, üçüncü kişilerle yapılacak her türlü tasarrufun geçerli olabilmesi tüm paydaşların oluru ile mümkündür. Somut olayda, re’sen miras temlik senedi elbirliği malikleri arasında yapılmış olup, dava konusu payların yine elbirliği maliki olan davacıya geçmesi halinde diğer ortaklar bir zarar görmeyecektir. Bu nedenle elbirliği halindeki malikler arasında yapılan re’sen miras temlik senedinin ifa olanağı vardır. Mahkemece miras temlik senedinin ifa kabiliyeti olduğu dikkate alınarak, taraf delilleri toplanıp değerlendirilmeli, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi