14. Hukuk Dairesi 2017/887 E. , 2020/7894 K.
"İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.04.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, adi yazılı satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalıların murisi ..."nun 3410 ada 8 parsel (Eski 526 ada 62 parsel) Dispanser Sokak, No:33"de kayıtlı olan dava konusu taşınmazı 1964 senesinde..."a sattığını, müvekkillerinin murisi Bahattin Bal"ın da aynı yeri..."dan 29.09.1976 tarihli harici satış sözleşmesi ile aldığını, taşınmaz bedelinin tamamını ödediğini, davalıların dava konusu taşınmazın tapu devrini gerçekleştirmediğini, tapu devri gerçekleştirilmeden davalıların murisi ..."nun vefat ettiğini, müvekkillerinin murisinin dava konusu taşınmaz üzerine bina inşa ettiğini ve 1976 yılından bu yana taşınmazı kullandıklarını iddia ederek 3410 ada 8 parselde (eski 526 ada 62 parsel) kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile 3410 ada 8 parsel (Yeni 526 ada 62 parsel) sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile muris Bahattin Bal"ın mirasçıları adına veraset ilamına göre tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur (743 sayılı Kanunun 634.; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706; Borçlar Kanunu m. 213; Tapu Kanunu m. 26; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60). Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak Kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Kanun hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir; burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle doğrudan göz önünde tutulur.
Somut olayda; satıcı Hıfzı Pehlivan ile davacıların murisi Bahattin Bal arasında Dispanser sokak No:33 numaralı evin arsasının satışına ilişkin 29.09.1976 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil talebi ile dava açılmıştır.
Dava konusu 3410 ada 8 parsel sayılı taşınmazın geldisinin 451 ada 62 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve kadastro tutanağının 28.04.1962 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 3410 ada 8 parsel sayılı taşınmazın adi yazılı satış sözleşmesinin imzalandığı 29.09.1976 tarihinde tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına dair sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (T.M.K. 705, B.K. 213, Tapu K. 26 ve Noterlik K.60 maddeleri). Resmi biçimde yapılmayan geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil talep edilemeyeceğinden, davacının tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de; dava tarihi itibari ile dava konusu taşınmazda paydaş olanların adi yazılı sözleşmenin tarafları ile olan ilgisi tespit edilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.