14. Hukuk Dairesi 2014/5391 E. , 2014/9163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2014
NUMARASI : 2011/390-2014/12
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.01.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı maliki olduğu 456 parsel numaralı taşınmaz yararına davalılara ait 455 ve 421 parseller ile tescil harici yerden geçit tesisini, 19.11.2012 tarihli oturumda da tescil harici yerin haritasında yol olarak gösterilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece; davanın kabulü ile davalı S.. K.. adına kayıtlı 421 parselin 12.11.2013 tarihli bilirkişi krokisinde (B) harfi ve yeşil renkle gösterilen 201,56 m2’lik bölümü üzerinden davacıya ait 456 parsel yararına geçit hakkı tesisine ve bilirkişi krokisinde (A) harfi ve kırmızı renkle gösterilen 30,13 m2’lik bölüm ile (C) harfi ve kahverengi olarak gösterilen 244,97 m2’lik bölümünün haritada yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır, Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu’nun 748/3 maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerhi de gereklidir.
Somut olayda, dava konusu 421 parsel, 222 sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca köy okulu olarak tahsis edilmiş bir yerdir. Geçit bir kamu hizmetine tahsis edilmeyen kamuya ait tapulu taşınmazlar üzerinden kurulabilir. Geçit kurulan yer kamu malı niteliğinde ise kamu yararı ile kişi yararının çatışması durumunda kamu yararına üstünlük tanınması gerekeceğinden bu nitelikteki bir yer üzerinden de geçit kurulmasına olanak yoktur. Kamunun kullanımına tahsis edilmiş 421 parsel sayılı taşınmazdan gelip geçilmesi o yere yol vasfını kazandırmayacağı gibi geçit tesisi de doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan, mahkemece yapılan 28.09.2012 tarihli keşif sonrasında sunulan bilirkişi raporları ile dosya içerisindeki pafta örneğinden davacıya ait 456 parselin doğu tarafından geçit tesisi imkanı olup olmadığı da anlaşılamamaktadır.
Davacı taşınmazının genel yola bağlanabilmesi için, taraf yararları ve komşuluk hukuku ilkeleri ile fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi göz önüne alınarak 456 parselin doğu tarafından kesintisiz şekilde geçit imkanına ilişkin alternatif olup olmadığı araştırılarak, alternatif bulunmadığı takdirde geçit istemine ilişkin davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.07.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.