Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2016/1617
Karar No: 2021/38
Karar Tarihi: 19.01.2021

Danıştay 8. Daire 2016/1617 Esas 2021/38 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/1617
Karar No : 2021/38

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Zonguldak sınırları içerisinde kalan (Çaycuma-Bartın) Hisarönü-Zonguldak bölünmüş yol çalışmalarını yapan davacı şirkete ait ağır tonajlı tır ve kamyonların davalı idareye ait yola zarar verdiğinden bahisle yolun maliyeti olarak 146.943,60.-TL'nin istenilmesine ilişkin Kilimli Belediye Encümeni kararı ile bu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; idare ile zararı veren kişi arasındaki uyuşmazlığın, haksız fiile ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerinde açılacak davalarda çözümlenmesi gerektiğinden, idarenin tek yanlı olarak, zarara uğradığından bahisle davacıyı borçlu kabul etmesi ve re'sen zarar hesaplaması yaparak bunu tahsil etmesi mümkün olmadığından dava konusu encümen kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu ödeme emri yönünden ise davacının eylemi nedeniyle oluşan zarar ve ziyanın, davacının haksız fiili niteliğinde bulunması ve bu tür fiillerden doğan alacakların 6183 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca bu Kanunun kapsamı dışında bulunması nedeniyle, bu alacağın ödeme emrine konu edilemeyeceği ve ödeme emri ile tahsilinin sağlanamayacağı açık olduğundan, tek yanlı irade beyanıyla tesis edildiği sabit olan ve davacıdan belediyeye ait yola verdiği zarara karşılık 146.943,60.-TL'nin ödeme emri ile istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin (a) bendinde belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak koşuluyla, imar, su, kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel altyapı; çevre ve çevre sağlığı, şehiriçi trafik hizmetlerini yapıp, yaptırabileceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezalar vermek yetkisi ve imtiyazının olduğu; 34. maddesinin (ı) bendinde; encümenin diğer kanunlarda kendine verilen görevleri yerine getirmek görev ve yetkisinin olduğu hükme bağlanmıştır.
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1. maddesinde; "Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve sahaliyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatlar Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.
Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir." hükmü yer almaktadır.
Söz konusu madde 23.01.2008 günlü 5728 sayılı Kanunun 66. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olup, ilgili kanun gerekçesinde; maddeyle fiilin niteliği dikkate alınarak Kabahatlar Kanununun 32. maddesine yollamada bulunulmuş, ayrıca yeni bir hüküm olarak, belediye hizmetlerinde etkinliğin sağlanması ve ilgili kişinin de bu kanunda belirtilen aykırılık hallerini süratle gidermesi olanağı sağlanmıştır, denilmek suretiyle belediyeye tanınan yetkinin amacı açıklanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; belediyelere bir çok görevler yükleyip, belli hizmetler için yetkiler veren belediye mevzuatı ve ilgili Yönetmelikte, kamu hizmetlerinin yürütümüne dair kararlarının uygulanabilmesini, hizmetlerin etkinliğinin artmasını sağlayıcı cezai ve yaptırım hükümlerinin bulunmadığı; belediyelerin yasal görevlerini ifa sırasında bu görevin yerine getirilmesini engelleyici davranışların cezalandırılması ile sorumluluk sahasındaki mallara verilen zarar ve ziyanın tazminine ilişkin bir yetkinin belediyelere tanınmadığı anlaşılmakta ise de; 1608 sayılı Yasanın 1. maddesinin belediyeleri bu hususlara ilişkin olarak yetkilendirdiği; belediyenin kanunla yüklenen görevinin yerine getirilmesini engelleyici bir davranışta bulunulması halinde; belediye encümenince, söz konusu davranışın ortadan kaldırılmasına karar verileceği; emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde söz konusu fiilin masrafları %20 zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Zonguldak sınırları içerisinde (Çaycuma-Bartın) Hisarönü-Zonguldak bölünmüş yol çalışmalarını yapan davacı şirkete ait ağır tonajlı tır ve kamyonların belediyeden izin almadan ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128. maddesinde belirtilen yük sınırlamasına uymadan taşıma işlemi yaparak yola zarar verdiğinden bahisle söz konusu hasar bedelinin dava konusu encümen kararı ve ödeme emri ile davacıdan tahsilinin istenilmesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davalı belediye encümenince 1608 sayılı Yasada öngörülen prosedür işletilmek suretiyle, davacı tarafından zemine verilen zarar ve ziyanın belli sürede giderilmesinin istenilmesi, giderilmemesi halinde masrafın %20 fazlasıyla ilgilisinden tahsil edilmek üzere belediyece yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu prosedür yerine getirilmeden ilgilinin resen borçlu kabul edilmesi suretiyle zarar-ziyan bedelinin tek taraflı tespite dayalı olarak istenemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, belediyece eski hale getirilmesini müteakip talep edilen masrafın gerçek tutarının mahkemelerce araştırılacağı tabiidir.
Uyuşmazlıkta ise; belediye encümeni tarafından, 1608 sayılı Yasadaki prosedür yerine getirilmeksizin, alacağın (zarar-ziyan bedelinin) davacıyı resen borçlu kabul etmek suretiyle tahsili cihetine gidildiği anlaşıldığından işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan 6183 sayılı Kanunun 37. maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği; hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu hükme bağlanmıştır.
Olayda; yukarıdaki hüküm uyarınca amme alacağının 30 gün içinde ödenmesi yönünde yapılacak tebligattan sonra, ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi uyarınca ödeme emri tebliğ edilmesi gerekmekte iken; bu yol izlenmeksizin doğrudan ödeme emri tebliğ edildiği görülmekle işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle …İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/01/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi