Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15859
Karar No: 2018/1217
Karar Tarihi: 14.03.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/15859 Esas 2018/1217 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Bir kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve ipoteğin devri ile ipoteğin kaldırılması davaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı banka, kredi borcunun yapılandırılması için müteselsilen kefil olan davacı ile sözleşme yaptığını, borcun tamamen ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme, davacının belirli bir miktar borcu ödediğini tespit etmiş ve iki adet taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipotek hakkının ödenen miktarının kaldırılarak davacı adına tescil edilmesine karar vermiştir. Davalı banka, kredi borcunun tamamen ödenmediği gerekçesiyle teminatları devretme yükümlülüğü bulunmadığına dair itirazını kabul eden mahkeme, bu nedenle davalı banka aleyhine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine karar vermiştir. Kararda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1, 366/2, 366/3, 366/4, 366/5 maddeleri vurgulanmıştır.
19. Hukuk Dairesi         2016/15859 E.  ,  2018/1217 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki asıl davada alacak ve ipoteğin devri birleşen davada ipoteğin kaldırılması davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı ..., asıl davada davacı yanında feri müdahil ... Ltd. Şti., asıl davada davalı birleşen davada davacı ..., asıl ve birleşen davada davalı banka vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - KARAR -

    Asıl davada davacı vekili, davalı banka ile davacı arasında kredi sözleşmesinden doğan kefalet ilişkisi olduğunu, borçlunun müteveffa ...olduğunu, diğer davalı ...’ın...’un tek mirasçısı olduğunu, kredi borcunun yapılandırma sözleşmesi sonrasında davacı tarafından ödendiğini, davalı bankanın ödemelere isabet eden alacağı ve ipotek hakkını devretmediğini, diğer davalının da kredi sözleşmesi nedeniyle asıl borçlu mirasçısı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacının kefil sıfatıyla davalı bankaya ödediği bedelin tespitini, davalı banka lehine tesis edilen ipotek hakkının davacıya devrini, davacının ödediği bedelin davalı ...’dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Asıl davada davalı banka vekili, davalı bankanın kredi borçlusu ..."un kredi borcunun yapılandırılması için müşterek borçlu müteselsil kefil olan davacı ... diğer kefiller ile sözleşme yaptığını, bir kısım ödemelerin... ile birlikte yapıldığını, ödemelerde aksama olduğunu, borcun dava tarihi itibariyle sona ermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Asıl davada davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.
    Asıl davada feri müdahil...Ltd. Şti. vekili, şirketin davacı ...’tan alacaklı olduğunu belirterek, davacının yanında feri müdahil olarak kabulü ile asıl davanın kabulünü istemiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, davalı banka ile imzalanan kredi sözleşmesinde borçlu olan...’un davacının murisi olduğunu, kredi borcunun ödendiğini ileri sürerek, davalı banka lehine tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davalı banka vekili kredi borcunun sona ermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Birleşen davada feri müdahil...Ltd. Şti. vekili, şirketin davacı ...’dan alacaklı olduğunu belirterek, davacının yanında feri müdahil olarak kabulü ile birleşen davanın kabulünü istemiştir.
    Mahkemece, davalı banka ile ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun davacı ...’un da dahil olduğu kefiller ile yapılandırıldığı, davacının ödeme yaptığı miktar kadar alacaklı olduğu, birleşen davada eksik yatırılan harcın kesin sürede ikmal edilmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının borca karşılık 378.650,00 TL ödeme yaptığının tespitine, iki adet taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipotek hakkının ödenen miktarının kaldırılarak davacı adına tesciline, fazlaya dair talebin reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı ..., davacı yanında feri müdahil... Ltd. Şti, asıl davada davalı birleşen davada davacı ..., asıl ve birleşen davada davalı banka vekillerince temyiz edilmiştir.
    1-Birleşen davanın davacısı, asıl davanın davalısı ... her ne kadar hükmü temyiz etmiş ise de, 02.09.2016 tarihli dilekçeyle temyiz isteminden vazgeçmiş bulunduğu anlaşıldığından, birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/762 E. sayılı davanın davacısı, asıl davanın davalısı ... vekilinin temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Asıl davanın davacısı ... yönünden yapılan incelemede, dava dışı ... Ltd. Şti. adına açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı ... ve davacı yanında feri müdahil ...Ltd.Şti. vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    3-Davalı banka kredi alacaklısı olup alacağının teminatı olarak asıl borçlunun taşınmazlarına ipotek tesis ettirmiştir. Asıl davada davacı kefil, kredi borcunu kefaleten ödediği miktar yönünden teminatları bankadan talep etme hakkına sahip ise de, kredi borcunun tamamen ödenmemiş olması halinde bankanın teminatları devretme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dava açıldığı tarih itibariyle bankanın henüz kredi alacağı mevcut olduğundan teminatları devretmemekte haklıdır. Bu durumda borcun yargılama sırasında tamamen ödendiği gözetildiğinde, davalı banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle, asıl davanın davacısı ..., yanında feri müdahil ...Ltd. Şti. ve birleşen davanın davacısı asıl davada davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davacı ..., davacı yanında feri müdahil... Ltd. Şti, asıl davada davalı birleşen davada davacı ..., asıl ve birleşen davada davalı bankaya iadesine, 14/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi