21. Hukuk Dairesi 2018/5071 E. , 2019/2908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından düzenlenen raporun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava 20/08/2014 tarihli 76868/İNC/15 nolu kurum raporunun davacı şirket yönünden iptali ile, davacı şirket ile ilgili söz konusu rapor gereğince yürütülen haksız kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin 11/12/2017 tarih 2016/4371 E - 2017/10394 K sayılı bozma ilamı sonrası mahkemece davanın kabulü ile davacı şirketin aldığı ihale nedeniyle 02/04/2012-10/04/2012 tarihleri arasında işçi çalıştırdığı için işe giriş ve çıkış bildirgelerinin süresinde verildiği, dolayısıyla 20/08/2014 tarihli 76868/İNC/15 sayılı kurum raporunun ve buna ilişkin işlemlerin davacı şirket yönünden iptaline karar verilmişse de varılan bu sonuç dairemizce usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 220 ton kemikli etin kemiksiz hale getirilmesi işi için Et ve Balık kurumunun açtığı ihaleye davacı şirketin 26.03.2012 tarihinde teklif verdiği ihalenin tarafında kaldığı, davacı şirketin sözleşme imzalanmak üzere 26.03.2012 tarih ve 85 sayılı yazı ile kombinaya davet edildiği, 02.04.2012 tarihinde sözleşme imzalandığı ve aynı gün işe başlanılmış olup 10.04.2012 tarihinde sona erdiği, daha sonra Bimer’e yapılan şikayet üzerine kurumun ... Kurumu teftiş kurulundan inceleme istediği ve 25.07.2014 tarihli ve S3 sayılı ... Genel Müd. Teftiş Kurulu Başkanlığının düzenlediği raporda; kombinanın düzenlediği 27.03.2012 tarihli tutanak ve tartı cetvellerinden firmanın sözleşme döneminden önce 23.03.2012 tarihinde işe başladığının anlaşıldığı tablolardan anlaşılacağı üzere sözleşme öncesinde 23.03.2012-02.04.2012 tarihleri arasında 6 günde 103.413 kg sığır parçaladığı ve ücretinin sözleşme dönemi içerisinde parçalanan 117,927 kg sığır eti ile birlikte 10.04.2012 tarih ve 211 numaralı ödeme fişine istinaden 18.04.2012 tarihli yazıya istinaden firmanın Vakıfbank hesabına ödendiği hususlarını tespit edildiği ve bu tespitlere de dayanarak kurumun 20/08/2014 tarihli 76868/İNC/15 sayılı kurum raporunun düzenlendiği ve bu rapor neticesinde davacı şirkete idari para cezaları kesilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102/4. maddesinde “İdari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 86/6. madde hükmüne göre “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re"sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.”
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde Kurum elemanlarınca düzenlenmiş denetim tutanağına göre yapılan işlemlerin iptalinin istenebileceği anlaşılmaktadır. Denetim tutanağı sonrasında düzenlenen idari para cezasının iptali için 5510 sayılı Yasanın 102/4. maddesine göre İdare Mahkemesinde ve yine denetim tutanağı sonrasında düzenlenen prim tahakkuku işlemine karşı da aynı Yasanın 86/6. maddesine göre İş Mahkemesinde dava açılabilir. Bu yasa hükümlerinde belirtilen prosedür uygulandıktan ve tüm yollar tüketildikten sonra kesinleşen borçlar ile ilgili olarak ödeme emri gönderilebilir ve artık ödeme emirlerinde belirtilen borçların esasına ilişkin olarak bir inceleme yapılamaz.
Buna göre; yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyadaki müfettiş raporu sonucu prim tahakkuku işlemi için iş mahkemesinde prim tahakkuk işleminin iptali, idare mahkemesinde ise idari para cezasının iptali istenebileceği açıktır.
Somut olayda ise; davacı vekilinin bozma sonrası beyanından da anlaşılacağı üzere kurum müfettiş raporunun iptali istenmiş olmakla dosya içeriğine göre davacı şirketin kurum denetim raporunda tespit edilen ihale öncesi tarihte ihale konusu işi yaptığı anlaşılmakla kurum denetim raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gözetilmeksizin davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.