21. Hukuk Dairesi 2018/5390 E. , 2019/2909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, Kurumca düzenlenen ödeme emrinin ve haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, asıl ve birleşen dava ile ödeme emirlerinin iptali, araç haczinin kaldırılması, birleşen ikinci dava ile haciz bildirilerinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, birleşen ve asıl davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme hükmünde nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Mahkemece, haciz bildirileri kısmen iptal edilerek sorumlu olduğu miktar belirlenirken, haciz bildirisi nedeni ile gönderilen ödeme emrilerinden dolayı sorumlu olmadığı şeklinde çelişkili hüküm kurulması hatalıdır. Ayrıca davalarda kısmen kabul kısmen red kararı verildiği halde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; hükümde ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazılması gerekirken ...İcra Müdürlüğü yazılması ve davacının sorumlu olmadığı borç miktarı belirlenirken miktarın iki ayrı borç için farklı olduğu dikkate alınmadan aynı miktarın yazılması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK"nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı davalı kurum lehine düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının asıl davaya ilişkin 1. maddesinin a bendinin silinerek yerine;
“a- Davacıya gönderilen 2009/13015 takip nolu, 09/10/2012 tarihli ve 17.770.294 sayılı ödeme emrinin iptali talebinin 1.692,52 TL miktar yönünden reddine, bakiye 111.174,48 TL miktar yönünden ise kabulüne” yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 1. maddesine yeni bent olarak ;
“g- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde geçerli AAÜT hükümleri gereğince 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine
Hüküm fıkrasının birleşen davaya ilişkin 2. maddesinin a bendi silinerek yerine ;
a- ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 05.10.2012 tarihli 17.630.492 ve 2008/13622 sayılı ödeme emrinin iptali talebinin 978,66 TL miktar yönünden reddine, bakiye 48.921,34 TL miktar yönünden ise kabulüne” yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 2. maddesine yeni bent olarak ;
“g- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde geçerli AAÜT hükümleri gereğince 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine
Hüküm fıkrasının birleşen davaya ilişkin 3. maddesinin a ve b bentlerinde yer alan “...İcra Müdürlüğünün” ibaresi silinerek yerine “...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün” ibaresinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının birleşen davaya ilişkin 3. maddesinin b bendinde yer alan “111.888,34 TL” silinerek yerine “48.921,34 TL” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 15/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
-