20. Hukuk Dairesi 2013/10677 E. , 2014/2491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukukî nedenleriyle kadastro çalışmalarında tesbit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın miras payları oranında... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 11.06.2010 tarihli rapor ve krokisinde gösterilen 5019,61 m² ve 590,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle hüküm, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07/02/2012 gün ve 2011/2763-2012/611 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Dosya içinde mevcut Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında; dava konusu taşınmazın Gündoğdu’da 1963-1966 yılları arasında yapılan ilk tapulama çalışmalarında tesbit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Ziraatçı bilirkişinin 17.06.2010 tarihli raporunda ise, niza konusu taşınmazın öncesinin çalılık olduğu belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın batısında yer alan 899 sayılı parsel, Nisan 1950 tarih ve 41 sayılı tapu kaydına istinaden davacıların miras bırakanı.... adına tesbit ve tescil edilmiştir. Dayanak tapu kaydı, nizalı yönü “Kiremitli belen”, diğer yönleri ise çalılık olarak okumaktadır. Eylemli olarak da dava konusu taşınmaz bölümünün kuzeyinde ve 899 sayılı parselin sınırlarında Arapbeleni Devlet Ormanı yer almaktadır. Bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için taşınmazın nitelik itibariyle kazanıma elverişli yerlerden olması gerektiği gibi, zilyedi bakımından da kazanım koşullarının gerçekleşmiş olması gerekir. Dava konusu taşınmazın belirtilen konumu ve miras bırakanları adına tescil edilen komşu parselin tapu kaydında belirtilen sınırlar itibariyle öncelikle orman sayılan yerlerden olup olmadığının tesbiti gerekirken, bu hususta inceleme yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş: HMK.nun 288. vd. maddeleri uyarınca mahallinde keşif icrasıyla yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243. vd. maddeleri gereğince usûle uygun şekilde çağrılması, uyuşmazlık konusu taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, kiremitli belen tabirinin yöresel anlamı, nizalı taşınmaz üzerinde imar ve ihya çalışmasının yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa imar ve ihya faaliyetlerinin ne şekilde ve kim tarafından yapıldığı, ne zaman başladığı ve tamamlandığı, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, nizalı taşınmaz bölümü üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin terk edilip edilmediği hususlarının sorulup belirlenmesi gerekir. Öte yandan, bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirlenme yöntemi hava fotoğrafları olduğuna göre, bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tesbit dışı bırakılma tarihinden sonra dava tarihine göre (ayrıca, imar planı dahiline alınmış ise bu tarih de
- 2 -
2013/10677 - 2014/2491
gözetilerek) 20 – 30 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının getirtilmesi ve ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi veya fotoğrametri mühendisi ve jeolog bilirkişiden oluşacak uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde uygulanarak dava tarihine göre 20 – 30 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceletilerek, taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman başladığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve mahalli bilirkişi sözlerinin ilmî esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde imar ve ihya işlemlerinin başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin ayrı ayrı belirlendikten sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17/son maddesi de nazara alınarak, iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Gündoğdu Beldesi sınırları içinde bulunan 13.05.2013 günlü fen bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 5019,61 m²"lik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 590,64 m²"lik kısmın davacılar adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları 27.04.1981’de ilâna çıkarılarak kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, bitişiğinde bulunan 899 nolu parselle birlikte davacılar tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı, (C) harfi ile gösterilen yolun birkaç yıl önce Belediye tarafından açıldığı, “Kiremitli Belen”in mevkiinin ismi olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Gündoğdu Belediyesine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 27.02.2014 günü oy birliği ile karar verildi.