
Esas No: 2016/1261
Karar No: 2021/87
Karar Tarihi: 16.02.2021
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/1261 Esas 2021/87 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacı, işvereniyle imzaladığı sözleşmede yer alan ücret zamlarının 2006 yılı Ocak ayından itibaren yapılmadığını ve tazminat ile ücret alacaklarının eksik ödendiğini iddia ederek işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, sözleşmenin ilgili maddesine göre davacının ücretine yılda iki kez zam uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak karar davalı vekilince temyiz edilmiş ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, madde kapsamındaki kriterlerin, emsal işçilerin kıyaslanması ve sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilerek ücretlerin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Mahkeme, bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda direnme kararı vermiştir. Ancak Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu ve temyiz incelemesinin Özel D
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Kayseri 2. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı işveren arasında imzalanan 23.07.2004 tarihli iş sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca yapılması gereken zamların 2006 yılı Ocak ayından itibaren yapılmadığını, tazminat ve ücret alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek fark işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin ilgili maddesine göre zam yapılıp yapılmayacağı konusunda Yönetim Kurulunun yetkili olduğu, zam yapmaya zorlanmasının işverenin yönetim hakkına müdahale olacağını, zam yapılmayan 4 yıllık dönemde davacının ücretini ihtirazı kayıtsız aldığını, alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. Kayseri 2. İş Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli ve 2013/88 E., 2014/114 K. sayılı kararı ile; dosya içeriğinde bulunan delillere ve taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 6. maddesine göre davacının ücretine yılda iki kez zam uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Kayseri 2. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.07.2015 tarihli ve 2014/12271 E., 2015/23133 K. sayılı kararı ile; davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, “…Dosya içerisinde bulunan 01.07.2004 tarihli sözleşmenin 6. maddesi; ücret ve ücret artışlarının belirlenmesi başlıklı olup, sözleşmeli personelin aylık sözleşme ücretleri ile sosyal yardımları ve görevle ilgili her çeşit ödemeleri ve bunların artışları; işyeri görev unvanı öğrenim durumu ve benzeri faktörler ile ücret artışlarına ilişkin belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak şirket yönetim kurulunca net olarak belirlenir düzenlemesini içermekte ve madde içerinde performans gibi bir takım ücret artışlarına ilişkin hususlar yer almaktadır.
Somut olayda, davacı söz konusu maddenin 2005 yılı 12. ayına kadar uygulandığını, davacı ve onun statüsündeki diğer sözleşmeli personelin ücret ve ücret artışlarının bu maddeye göre düzenlenerek ödendiğini, ancak 2006 yılı 1. aydan itibaren zam artışlarının uygulanmadığını iddia ederek fark alacakları talep etmiştir. Her ne kadar mahkemece sözleşmenin 6. maddesine göre fark alacakları hüküm altına alınmışsa da, söz konusu fark alacaklar belirlenirken madde kapsamındaki kriterler, performans vs. gibi, maddenin uygulandığı emsal işçilerin kıyaslanması ve sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilerek ücretlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu yön gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı :
9. Kayseri 2. İş Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/666 E., 2015/723 K. sayılı kararı ile; mahkemece bozma kararı doğrultusunda dosyanın bozma öncesi rapor düzenleyen bilirkişiye tevdi edilerek rapor alındığı, bilirkişi raporunda dosya kapsamına göre yeniden hesaplamayı gerektirir bir hataya rastlanmadığının belirtildiği, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen emsal kıdem ve zamanaşımına göre hesap yapıldığı, sözleşmeye göre davacının 59 ve altında puan aldığına ilişkin form ve başkaca sunulan emsal bildirimler olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi :
10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı işçinin ücret zamlarının eksik uygulanması sebebiyle fark ücretlerinin tahsilini talep ettiği somut olayda, ücret artışı için iş sözleşmesinin 6. maddesinde açıklanan kıstasların ve emsal işçilerle ilgili uygulamanın araştırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. ÖN SORUN
12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; Özel Dairece davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile sözleşmenin 6. maddesine göre fark alacaklar belirlenirken madde kapsamındaki kriterlerin, maddenin uygulandığı emsal işçilerin kıyaslanması ve sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilerek ücretlerin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verildiği somut olayda, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişiden bozma kararı doğrultusunda ek rapor alındığı, alınan ek raporun değerlendirilmesi suretiyle kurulan hükmün gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, şu hâlde temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.
IV. GEREKÇE
13. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"na eklenen “geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 429. maddesi).
14. Mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
15. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm olarak kabul edilir.
16. Somut olayda, mahkemece Özel Daire bozma kararından sonra yapılan yargılamada, bilirkişiden görüş alındıktan sonra bozmaya uyulup uyulmayacağına dair oluşturulan ara karar gereği bilirkişi raporu alındıktan sonra direnme kararı verilmiş ve direnme kararının gerekçesinde bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda yeniden hesaplamayı gerektirir bir hataya rastlanılmadığı belirtilmiştir.
17. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece Özel Daire bozma kararı uyarınca alınan bilirkişi raporuna dayanılarak direnme adı altında yeni bir karar verilmiştir.
18. Şu hâlde "direnme" olarak verilen kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
19. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
20. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.02.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.