3. Hukuk Dairesi 2016/8414 E. , 2017/15479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı şirket temsilcisi ...’ın kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre kendilerine düşecek olan dükkanı 21/11/2011 tarihli protokolle kendisine 150.000,00 TL bedelle satmayı ve devretmeyi kabul ettiğini, davalının söz konusu taşınmazı teslim etmediği gibi bedeli de iade etmediğini, ihtarnameye cevap verilmediği için icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, icra takibinin dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu protokolün arka kısımının eklenmediğini, yer alan koşulun yerin sözleşme gereğince alınması sonrasında gerçekleşeceğini, taşınmazın kendisi tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacıya yükümlülüğünü yerine getiremediğini, kötüniyetli takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taşınmaz için 150.000,00 TL ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, geçersiz sözleşme nedeniyle davalının savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 150.000,00 TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 26.258,22 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda kayıtlı bir taşınmazın harici sözleşme ile satılması, TMK.nun 705, BK.nun 213 (TBK.nun 237), Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanununun 60.maddesi ile ...nun 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 E.-2000/1704 K.sayılı ilamı ile taşınmaz satış devri resmi olmadıkça geçerli değildir.
Geçersiz sözleşmelerde; TBK.nun 77-82 (BK.nun 61-66) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar karşılıklı olarak ancak verdiklerini geri alma hakkına sahiptirler. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir.
TMK.nun 6.maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
TMK."nun bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190/1.maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 21/11/2011 tarihli protokol dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığı, protokolün davalı temsilcisi ve davacı tarafından imzalandığı, protokole göre dükkanın davalı tarafından davacıya teslim ve tapuda devredileceği, 30/01/2012 tarihinde devrin gerçekleşmesi gerektiği, devrin belirtilen tarihte devredilmemesi halinde davalı şirket yetklisi ...’ın 150.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiği, davalı şirketin taahhütten sorumlu olduğunun belirtildiği, protokolün arka kısmında ise “not başlığıyla davalı şirketin tapuyu mal sahibinden aldıktan sonra kayıtsız şartsız vereceğini, şayet mal sahibinden tapuyu aldıktan sonra vermezse 150—TL tazminat ödeyecektir.” ifadesinin kullanıldığı, ancak dava konusu 150.000,00 TL’nin davalıya ödendiğine dair ispata elverişli beyan veya belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, dava konusu protokol nedeniyle davacı tarafından davalıya ödeme yapıldığı ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.