20. Hukuk Dairesi 2014/924 E. , 2014/2599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Pınarönü Köyü 113 ada 41 ve 133 ada 138 parsel sayılı sırasıyla 2688.21 m2 ve 10.446,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 133 ada 138 sayılı parselin (A) harfli 1522.20 m2 ve 113 ada 41 sayılı parselin (A) harfli 2187.83 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, 133 ada 138 sayılı parselin (B) harfli 8924.40 m2 ve 113 ada 41 sayılı parselin (B) harfli 500.38 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ise davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalı tarafından temyiz edilmekle Dairece, çekişmeli taşınmazların orman yapılan (A) bölümlerine yönelik olarak onanmış (B) bölümlerine yönelik bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi"nin 19/02/2009 tarih 2008/17839 - 2009/2741 sayılı onama - bozma kararında özetle; ""Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda: çekişmeli 133 ada 138 parselin, % 45 eğimli, halen kısmen fındıklık kısmen de meyve bahçesi niteliğinde, kısmen de boş halde olduğu, 1958 tarihli memleket haritasında (A) harfli 1522.20 m2 bölümünün ormanlık alanda, (B) harfli 8924.40 m2 bölümünün ise açık alanda, hava fotoğrafında ve amenajman planında ise tamamen açık ziraat alanında kaldığı, (A) harfli bölümün orman sayılan yerlerden, (B) harfli bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli 113 ada 41 sayılı parselin ise % 30 eğimli, (A) harfli 2187.83 m2 bölümünün üzerinde 60 - 70 yaşında karaçam ağaçları, (B) harfli 500.38 m2 bölümünün ise çayır otları ile kaplı olduğu, 1958 tarihli memleket haritasında (A) harfli bölümünün ormanlık alanda, (B) harfli bölümünün ise açıklık alanda, hava fotoğrafında ve amenajman planında ise açık alanda kaldığı, (A) harfli bölümünün orman sayılı yerlerden, (B) harfli bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak çekişmeli taşınmazların resmi belgelerdeki konumu gösterilmiştir.
1) Davalı gerçek kişinin çekişmeli taşınmazların (A) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden:
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli 113 ada 41 sayılı parsel sayılı taşınmazın (A) harfli bölümünün eğiminin % 20 - 40 olduğu, üzerinde halen eğrelti otları, bögürtlen ve 60 - 70 yaşında karaçam ağaçlarının bulunduğu, hali halde olduğu kullanılmadığı,
-2-
2014/924 - 2599
toprağının orman toprağı olduğu, komşu 35 ve 36 sayılı parsellere yönelik olarak Orman Yönetiminin açtığı kadastro tesbitine itiraz davaları sonucunda bu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilerek kesinleştikleri, komşu 37 sayılı parselin ise yine Orman Yönetiminin açtığı dava sonucunda kadastro mahkemesinin 2002/23 - 100 sayılı ilâmı ile kısmen davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Dairemizin 2003/2353 E. - 3666 K. sayılı ilâmı ile onandığı ve 37 parselin çekişmeli 41 parsele güneyden bitişik olan bölümünün orman olduğu hususunun kesinleştiği, yine kadastro mahkemesinin 2000/204-50 sayılı ilâmı ile 113 ada 15 sayılı parselin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, bu parseller yönünden şahısların temyizlerinin bulunmaması nedeni 15 parselin orman olma olgusunun kesinleştiği, dolayısı ile 41 sayılı parselin (A) harfli bölümünün tüm yönlerden orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili olduğu, 133 ada 138 parselin ise (A) harfli bölümünün eğiminin % 50 olduğu, üzerinde doğal olarak yetişen 75 yaşında 3 meşe ağacı ile 5 çam ağacının bulunduğu, zeminde bögürtlen, kuşburnu, diken eğrelti otlarının bulunduğu, humuslu toprak yapısında olduğu, bu bölümün kuzeyden halî arazi niteliğindeki 466 parsel sayılı taşınmaz ile batı yönden ise Orman Yönetiminin açtığı davalar sonucunda orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen 148 ve 150 parseller ile çevrili olduğu, (A) harfli bölüme doğudan komşu olan 137 sayılı parselin ise (kadastro mahkemesinin 2000/204 -2004/50 sayılı kararı ile) kısmen orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, davalı gerçek kişilerin temyizi olmaması nedeni ile orman olan bölüm yönünden hükmün kesinleştiği, (A) harfli bölümün güney hariç diğer yönlerden orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili olduğu anlaşılmakla davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince:
A) Çekişmeli 113 ada 41 parsel sayılı taşınmazın (B) harfli bölümünün yine Orman Yönetiminin açtığı kadastro tesbitine itiraz davaları sunucunda komşu 15, 35 ve 36 parsellerin tamamının, 37 parselin bir bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği, bu parseller yönünden hükmün kesinleştiği, komşu 42 sayılı parsele ilişkin olarak kadastro mahkemesinin 2002/26-103 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2007/14968 E.- 13186 K. sayılı ilâmı ile “çekişmeli taşınmaz ile etrafındaki taşınmazlara revizyon gören T.sani 1341 tarih 22 nolu tapu kaydının 1 dönüm yüzölçümünde olduğu, tapu kaydının kuzey ve doğu hududunda çalı okuduğu, komşu parsellerin tapu kayıtlarını, davalı olduğu anlaşılan 41 parselin dava dosyasını getirterek çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun araştırılması, komşu 13 ve 56 sayılı parsellerin dayanakları olan tapu kayıtlarının getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünün ne olarak gösterdiğinin incelenmesi, tapu kaydının gayri sabit hudutlu olması nedeni ile miktarı ile geçerli olacağının gözetilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulduğu, bozma üzerine halen yargılamasının yapıldığı,
B) Çekişmeli 133 ada 138 parselin (B) harfli bölümüne gelince; komşu 137 parsele Orman Yönetiminin açtığı kadastro tesbitine itiraz davası sonucunda kadastro mahkemesinin 2000/204 - 2004/50 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesi yapılması için henüz Yargıtay’a gönderilmediği, komşu 148 parselin aynı mahkemenin 2000 - 448 - 257 sayılı kararı ile 149 parselin ise 2000/253-2001/115 sayılı kararı ile davanın reddi yolunda kurulan hükmün temyiz edildiği, Dairemizin 2004/8525E sayılı iade kararı üzerine eksikliklerin giderilmesi için yerel mahkemeye gönderildiği, komşu 150 parselin 151 parsel ile birlikte eylemli durumda orman olduğundan komisyon kararı ile orman olarak tescil edildikleri anlaşılmakla, bu bölümler yönünden mahkemece komşu taşınmazların durumları gözönüne alınmadan yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı saptanmıştır.Bu nedenler ile mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç
-3-
2014/924 - 2599
mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile davalı olan komşu parsellerin keşifleri aynı güne bırakılarak çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu taşınmazlar ile ilgili derdest halde bulunan davalar ile birlikte değerlendirilmeli, kadastro tesbiti hükmen veya itiraz edilmeden kesinleşen parsellerin orman olup olmadıkları gözetilmeli, çekişmeli 41 parsele komşu olan 42 parselin davalı olduğu ve mahkemece orman olduğunun kabul edilmesi halinde 41 parselin (B) harfli bölümünün 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olup olmayacağı düşünülmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulü ile Devrek İlçesi, Pınarönü Köyünde kain 133 ada 138 ve 113 ada 41 nolu parsellere ilişkin yapılan tespitin iptaline, taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.