
Esas No: 2021/20720
Karar No: 2022/6845
Karar Tarihi: 05.04.2022
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20720 Esas 2022/6845 Karar Sayılı İlamı
4. Hukuk Dairesi 2021/20720 E. , 2022/6845 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı tarafından, üçüncü kişi ...’nin açtığı istihkak davasına karşılık dava olarak açılan tasarrufun iptali davası hakkında, mahkemenin istihkak davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, tasarrufun iptali davasının kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 01/07/2013 tarih 2013/6665 Esas 2013/10475 Karar sayılı ilamı ile istihkak davasının konusuz kalması halinde karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının da konusu kalmayacağı, bağımsız olarak açılan tasarrufun iptali davasının ise icra mahkemesinde değil Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, davacı vekilinin beyanı doğrultusunda İcra Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi istihkak davasının konusu kalmadığına göre tasarrufun iptali davasının da konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, bu karar da Yargıtay 17.Hukuk dairesinin 28/02/2017 tarih 2014/21946 Esas 2017/2106 Karar sayılı ilamı ile görevli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın artık bağımsız bir tasarrufun iptali davası olduğu gözönünde bulundurularak esasının incelenmesi dava koşullarının varlığının araştırılması, varlığı halinde de dava konusu tasarrufun İİK’nun 278, 279, 280. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığından bahisle bozulmuştur, bozmadan sonra mahkemece aciz belgesi sunulmadığı, haciz tutanağının aciz belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyada bulunan 02/11/2020 tarihli haciz tutanağında borçlunun ticaret sicil ve fatura adreslerine gidildiği, bu adreslerde başka kişilerin oturması nedeniyle haciz işleminin yapılamadığı, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste de oturmadıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/03/2005 tarih, 2005/15-100-119 sayılı kararına göre; borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, saptanan adreslerinde de icraca haciz yapılamıyorsa bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılır. Bu durumda borçlunun aciz halinin gerçekleştiği kabul edilerek davanın esasına girilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2-Kabule göre ise, dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2maddesine gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.