12. Ceza Dairesi 2014/10817 E. , 2015/6605 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... müdafileri, sanık ... ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 10/06/2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"a eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 09.05.2013 tarihinde verilen hükme karşı 13.06.2013 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK"un 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ..."nün temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanık ..."nün asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve hakkında verilmiş bir katılma kararı da bulunmayan sanık ..."in, diğer sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerini temyiz etme hakkı olmadığı belirlenmiş olmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafilerinin kusur durumuna, illiyet bağına, eksik incelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine; sanık ..."nün ise herhangi bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından, sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası hükmedilen ve cezası ertelenen sanıklar hakkında belirlenen denetim süresinin, ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeksizin denetim süresinin “1 yıl” olarak belirlenmesi ve sanıklar hakkında TCK"nın 51. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemeleri halinde cezalarının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdikleri taktirde cezalarının infaz edilmiş sayılacağının kararda belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 2. bendinin 5. paragrafındaki "1 yıl" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 8 ay" ibaresinin getirilmesi ve 6. paragrafın devamına "TCK"nın 51/7. maddesi gereğince sanıkların denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemeleri halinde ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin sanıklara ihtarına, TCK"nın 51/8. maddesi gereğince denetim süresi iyi halli olarak geçirildikleri takdirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.