8. Hukuk Dairesi 2012/6004 E. , 2012/6617 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mera sınırlandırmasının iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki mera sınırlandırmasının iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gemerek Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2011 gün ve 14/213 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu yeri belediye encümeni kararıyla kadostrodan önce 16.000 TL bedel ödeyerek satın aldığını, ne varki bu yerin 163 ada 117 nolu parsel olarak mera niteliğiyle tespit gördüğünü, tespite itiraz davasının reddedilerek kesinleştiğini açıklayarak, parselasyon işlerinde 4 ada 9 nolu parsel olarak özgülenen yerin tapusunun iptaliyle adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ve Hazine temsilcisi duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ziraat bilirkişi raporuna göre mera özelliği olmadığı, davacının belediye ile iyi niyetle işlem yapması ve davanın reddi halinde adalete güvenin zedeleneceğinden davanın kabulüyle belediye encümen kararında 4 ada 9 parsel olarak geçen 600 m2 yerin 163 ada 117 parselden ifraz edilerek davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm; Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu olan 163 ada 117 parsel 01.05.1998 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında belgesizden, kadimden beri Yeniçubuk halkı tarafından mera olarak kullanıldığından, mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma yapılan itiraz üzerine Gemerek Kadastro Mahkemesinin 1998-37 Esas 2002-13 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiş ve 13.03.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık kadastro çalışmalarında mera olarak gösterilen yerin zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği ve zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinden kaynaklanmaktadır. Dosyada mevcut belgelerden davacı, dava konu yeri 06.07.1994 tarihli belediye encümen kararı ile belediyeden satın aldığını ileri sürerek tapunun iptaliyle adına tescilini istemiş ise de; eldeki dava 21.01.2009"da açılmış, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davacının dava konusu yerde herhangi bir zilyetliğinin olmadığını açıklamışlardır. Öte yandan belediyece yapılan parselasyonda 4 ada 9 nolu parsel olarak belirlenen bu yerin tapuda işlem görmediği anlaşılmıştır. Ziraat bilirkişi raporu ve ekifotoğraflar incelendiğinde; çekişmeli yerde herhangi bir zirai faaliyetin olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosyada mevcut bilgi ve belgelere aykırı düşecek şekilde ve hukuki olmayan kişisel gerekçelere dayanılarak yazılı olduğu biçimde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Hazine temsilcisinin temyiz itirazı açıklanan bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.