8. Hukuk Dairesi 2012/584 E. , 2012/6780 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... mirasçıları Elif Ayas ve müşterekleri ile Hazine ve Nefsidoğanlı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.03.2011 gün ve 881/224 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tapulama çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliği yargılama oturumlarına katılmamış davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; Kadastro Müdürlüğü 26.11.2010 tarihli karşılık yazısında uyuşmazlık konusu ve tescili istenen taşınmaz bölümünün 10.01.1963 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakıldığı bildirilmiştir. Mahkemece, nizalı taşınmazın bitişiğinde bulunan 173 parselin Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğünün yazısına göre 3083 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında toplulaştırma alanı içerisinde olduğu, Bakanlar Kurulu Kararına göre kamu ve özel kişilere ait arazilerden sulama projelerinin özelliğine göre yol ve kanal olarak ortak kullanılmak üzere %10 katılım payının alınacağı, taşınmazın 173 nolu parsel ile Nefsidoğanlı yolunun ortasında bulunduğundan yol olarak değerlendirilmesinin proje kapsamında düşünülebileceği, taşınmazın kamu adına tescilinin yapılmasının gerekli olabileceği, kamu hizmetine ayrılan ya da ayrılması planlanan yerlerin kazanılamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Hakim ihtimallere göre karar veremez. Maddi olaya uygun hukuk normunu bulup uygulamak zorundadır. Somut olayda, 3083 sayılı Kanunun uygulanması ihtimalinden ziyade, TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinin değerlendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca iddia ve savunma doğrultusunda tüm taraf delillerinin toplanması, değerlendirilmesi, Dairenin yerleşik uygulaması gereği hava fotoğraflarından yararlanılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesine göre tespit dışı bırakılmıştır. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür.
Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının kadastrodan sonraki geçmiş yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit dışı bırakılma tarihi olan 1963 yılından sonra dava tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait ( 1980-1990 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görüleceği, taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılması mümkün alacaktır. Mahkemece, uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle dava tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ve başlangıç tarihinin belirlenmesine çalışılması gerekir. Şahit ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlendikten sonra iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilme yapılarak karar verilmelidir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.