8. Hukuk Dairesi 2012/879 E. , 2012/6799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... (... ve ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 18.10.2010 gün ve 449/488 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; 142 ada 9 sayılı parselin adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, 142 ada 8 sayılı parselin ise, davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, yaklaşık 8 m2 lik arsasının davalıya ait 142 ada 8 sayılı parsel içerisinde kalmak suretiyle davalı adına tapuya kaydedildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek davalının 142 ada 8 sayılı parselinin tapu kaydının 8 m2 bakımından iptali ile adına kayıtlı 142 ada 9 sayılı parsele dahil edilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölmesi üzerine dava mirasçıları tarafından yürütülmüştür. Tüm mirasçıların davayı açan ilhan’ın tuttuğu vekile vekaletnamelerini verdikleri belirlenmiştir.
Davalı vekili vekil edeninin dava konusu tarlayı satın aldığını ve davacının iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yargılama sırasında 142 ada 9 sayılı parselde paydaş bulunan ... vekili, 16.08.2010 tarihli dilekçesiyle iptal ve tescili istenen yer bakımından vekil edeninin de hakkı bulunduğunu belirterek, davaya müdahale isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişi Fatih Belek’in 20.04.2012 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 18.12 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 142 ada 8 sayılı parselden tefriki ile tefrik edilen bu kısım bakımından davalının tapu kaydının iptaline, 142 ada 9 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle ½ oranında davacı Seyit Çağlayan ve ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılması isteğine ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 142 ada 9 sayılı parsel, 09.09.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden ½’şer pay oranında... ile ... adına tespit ve tescil edilmiş olup, kadastro tutanağının 05.01.2009 tarihinde kesinleşmesiyle adlarına tapu kaydı oluşmuştur. Davacı ve ½ pay maliki ..."ın tek başına kendi payı açısından yöntemine uygun biçimde dava açtığı belirlenmiştir. Diğer ½ pay sahibi Seyit Çağlayan"ın harç yatırmak suretiyle yöntemine uygun bir biçimde açılmış dava ve isteği bulunmadığı halde HUMK. nun 74. maddesine aykırı olarak istek dışına çıkılmak suretiyle hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir. Paylı mülkiyette her pay birbirinden bağımsız olup, ayrı ayrı dava konusu olabilmektedirler. Bu nedenle paydaşlar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur.
Öte yandan yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede; tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri için mahkemece, kendilerine herhangi bir süre ve imkan tanınmamıştır. Bilirkişi listesinde yer alan yerel bilirkişiden ikisinin yerel bilirkişi sıfatıyla, diğer üç kişinin ise, tutanak bilirkişisi olarak birlikte dinlenildikleri anlaşılmıştır. Kural olarak, tanıklar hakkındaki hükümler yerel bilirkişiler hakkında da uygulanmaktadır. HUMK.nun 265. maddesi (HMK. m.261) uyarınca tanıkların ayrı ayrı dinlenilmesi öngörüldüğüne göre, yerel bilirkişilerinde birbirinden bağımsız olarak dinlenmesi gerekmektedir. Zilyetlik maddi olaylardan olup, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/1. maddesi uyarınca, yerel bilirkişi ve tanık dahil zilyetliğin her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Usule aykırı dinlenen yerel bilirkişilerin beyanıyla hüküm kurulması açıklanan ilkelere aykırıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri için kendilerine süre ve imkan tanınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243, 244, 259 ve 290/2.maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, taraflar arasında uyuşmazlık konusu teşkil eden sınırın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak saptanması, davacının iddia ettiği biçimde 142 ada 9 sayılı parselle birlikte kullandığı yerin davalıya ait parsel içerisinde kalıp kalmadığı hususunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, yerel bilirkişi tanıklardan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, şayet iddia edildiği biçimde 142 ada 9 sayılı parselin bir kısmı davalıya ait ayanı ada 8 parsel içerisinde kalmış ise, bu durumda 142 ada 9 sayılı parselin paylı mülkiyete tabi olduğu gözetilerek sadece dava açan ...’ın ½ payı göz önünde bulundurularak ve onun tapudaki payı yükseltilmek suretiyle iptal ve tescile karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.