Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/867
Karar No: 2012/6802
Karar Tarihi: 06.07.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/867 Esas 2012/6802 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, amcasının kalan tarlalarının bir kısmının kendine kaldığını açıklamış ve diğer parçanın amcasının oğluna ait olduğunu belirtmiştir. Davalı ise dava konusu parselin kendine ait olmadığını ve diğer parselin babasına ait olduğunu savunmuştur. Mahkeme, dava konusu olan parselin dava dışı olduğu ve diğer parselin tapuda kayıtlı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Ancak, yapılan teknik inceleme sonucunda, davacının dava konusu olarak gösterdiği yerin aynı ada ve parsel olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle mahkeme kararı bozulmuş ve yeniden incelenmesine karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi
- 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi
- HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri
8. Hukuk Dairesi         2012/867 E.  ,  2012/6802 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.09.2011 gün ve 17/153 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Davacı dava dilekçesinde, İstanbul’da çalıştığı sırada amcası ...’a teslim ettiği iki parça tarlasından birinin amcasının oğlu ...’a, diğerinin ise amcası ... adına yazıldığını, her iki taşınmazın babasından kendisine kaldığını açıklayarak ... adına yazılan 106 ada 62 sayılı parsel ile Şevket adına tespit ve tescil edilen aynı ada 65 sayılı parselin tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... 106 ada 65 sayılı parselin kendisine ait olmadığını bu taşınmazın ... adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, 106 ada 62 sayılı parselin ise ölü babası ...’a ait bulunduğunu 200 yıllık zilyet ve tasarrufu altında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, 106 ada 65 sayılı parselin dava dışı ..., 106 ada 62 sayılı parselin ise ölü ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu, bunlara karşı açılmış bir davanın bulunmadığı gerekçesiyle ve pasif husumet yokluğu nedeniyle her iki parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava konusu 106 ada 62 sayılı parselin davalı ...’in babası ve ölü ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu, aynı ada 65 sayılı parselin ... ve teknik bilirkişinin dosya arasında bulunan rapor ve krokisine göre dava konusu olduğu saptanan 106 ada 69 sayılı parselin ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı bulundukları belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde; her ne kadar 106 ada 65 sayılı parseli, dava konusu parsel olarak göstermiş ise de; teknik bilirkişi ...’in 13.12.2010 tarihli rapor ve krokisiyle davacının gösterdiği yerin 106 ada 65 değil aynı ada 69 sayılı parsel olduğu saptanmıştır. Ada ve yer değişmemiştir. Bu nedenle davacı dava dilekçesinde; 106 ada 69 sayılı parseli yazacağı yerde aynı ada 65 sayılı parseli yazmıştır. Yer ve ada değişmediğine göre bunun bir maddi hatadan kaynaklandığının ve HUMK.nun 80 ve 459.maddeleri gereğince bu maddi hatanın her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunun kabulü gerekir.
    Saptanan bu durum karşısında 106 ada 69 sayılı parsel Şevket adına tapuda kayıtlı bulunduğuna göre davanın da doğru hasma yöneltildiğinin kabulü gerekmektedir. Öte yandan, 106 ada 62 sayılı parsel davalı ...’in babası ölü ... adına tapuda kayıtlı ise de, mirasçılardan birinin Şevket olması nedeniyle de bu parsele yönelik davanın da doğru hasma yöneltildiği anlaşılmaktadır. 106 ada 62 sayılı parsel, saptanan bu hukuki olgu karşısında elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, elbirliği mülkiyete tabi taşınmazlar bakımından tüm mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Mirasçılardan biri Şevket olup davalı gösterildiğine göre mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle davanın ...’ın diğer mirasçılarına yöneltilmesi için davacıya süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.
    Teknik bilirkişinin raporuna göre, 106 ada 62 sayılı parselin ölü ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu, 23.12.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında düzenlenen tutanağın ... adına olduğu, ancak gelen tapu kaydında ise, aynı ada ve parselin malik hanesinde İbrahim oğlu ... yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında teknik bilirkişinin raporu, tutanak kapsamı ve tapu kaydı birbirleriyle çelişmektedir. O halde 106 ada 62 sayılı parselin tapu kaydının yeniden Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması ve bu çelişkinin de giderilmesi gerekmektedir (Davalı ...’de aynı ada ve parselin babası adına tapuda kayıtlı olduğunu savunmaktadır.).
    Davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 06.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi