22. Hukuk Dairesi 2015/12610 E. , 2016/17353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem,ihbar, yıllık izin, bayram genel tatil, hafta tatili,fazla mesai alacağını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerinden ayrılırken kasadaki 16.000,00 TL tutarındaki parayı yanında götürdüğü gerekçesiyle feshin haklı olarak yapıldığını, davacının da zararlarının tazmini için senet imzaladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı feshinin haklı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kablüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışmasının ispatı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında söz konusu alacakların ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Bu çalışmaların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde 02.02.2010-24.05.2010 ve 05.06.2010-19.08.2013 tarihleri arasında satış elemanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre; davacının sabah saat 08:30 akşam 22:30 saatleri arasında çalıştığı kabulü ile fazla mesai belirlemesi yapılmıştır. Ancak dosyaya süresi içersinde deliller kapsamında bildirilen kamera kayıtlarının da incelenerek mesaiyi belirlemeye kıstas olabilecek bilgi ve delil içeriğine ulaşılıp ulaşılamayacağı belirlenmelidir. Bu noktalar gözönüne alınmaksızın eksik araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ceza davasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur.
Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Davalı iddiasına göre davacı hakkında feshe dayanak yapıldığı iddia edilen hırsızlık suçundan başlatılan soruşturma üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmiştir. Ancak dosya içeriğine göre soruşturmanın ve akibetinin anlaşılamadığı saptanmakla davacının iş sözleşmesinin feshi noktasında 4857 sayılı İş Kanunu"nun 25. maddesine göre maddesine göre haklı fesih şartlarının oluşup olmadığının değerlendirilmesi açısından ve ceza soruşturmasının sonucunun bu davayı etkileyecek nitelikte olması sebebiyle ilgili ceza dosyası araştırılmadan ve ceza soruşturmasının sonucu beklenmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalının, davacının verdiği zararın tazmini için tanzim olunan senede konu olduğu iddiası ile delil listesinde süresi içerisinde bildiriği ..... 3. İcra müdürlüğünün .......-............. sayılı takip dosyası dosay arasına alınıp incelenmeden karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.