20. Hukuk Dairesi 2014/891 E. , 2014/3123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kıranlar Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 22/09/2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2482 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/11/2010 gün ve 2010/10097 E. - 13402 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın sınırında orman bulunduğu ve kısmen ormana el atıldığı halde, Medenî Kanunun 713/3. maddesi gereğince kanunî hasım olan Orman Yönetimi davaya dahil edilmemiş ve taraf oluşturulmamıştır. Karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi, taşınmazın orman olmadığı kabul edilse dahi zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları araştırılmamış, yerel bilirkişi ve tanık beyanları maddi olaylara dayalı değil, soyut olarak alınmış, 1978 yılında yapılan tapulamada taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı araştırılmamış, orijinal kadastro paftası örneği getirtilerek taşınmazın durumu saptanmamış, fotogrametri yöntemiyle kadastro çalışmalarını altlık olarak düzenlenen pafta getirtilerek, bu paftada kullanım sınırları olup olmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece; öncelikle Orman Yönetimi, Medenî Kanunun 713/3. maddesi gereğince davaya dahil edilerek taraf teşkili oluşturulmalı, ondan sonra eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; ayrıca fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar
üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Böylesine yapılacak bir araştırma sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması hâlinde zilyedlikle kazanma koşullarının araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulüne, 24/05/2013 tarihli bilirkişi rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2482 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, (B) harfi ile işaretli 236,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından (A) harfiyle işaretli bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 09/10/1987 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 21/01/1978 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda temyize konu (A) harfli bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17/03/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.